Ancak belki de Koronavirüs kadar hızlı yayılan bir tehlike daha var; korku ve kaygı! Bu iki duygu şu günlerde hemen herkesin hayatına kâbus gibi çökmüş durumda. Normal şartlarda belirli düzeyde olması halinde bireyler için fayda sağlayan bu iki duygunun aşırı boyutlara ulaşması halinde birtakım olumsuz sonuçlara yol açabileceğini söyleyen Medline Adana Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Fulda Koyun, Koronavirüs nedeniyle yaşanan korku ve kaygıyla başa çıkmanın yollarını anlattı.Korku ve kaygılar sizi yönetmesin“Korku ve kaygı oldukça yakından ilişkili duygulardır. Korku, aniden ortaya çıkan bir tehlikeye karşı gösterilen bir reaksiyondur. Bu tehlike gerçek ya da kişinin var saydığı bir tehlike olabilir. Söz konusu tehlike algısı kişide ‘kaç ya da savaş’ tepkisini ortaya çıkartır. Kaygı ise bireyin tehlikeli bir durumla karşılaşacağına yönelik duyduğu içsel huzursuzluk halidir. Salgın hastalıkların korku yaratması ise son derece normaldir. Bu duygu makul düzeyde tutulduğunda faydalıyken aşırıya kaçtığında bireyde psikolojik sorunlara yol açabilir. Kaygı bozukluklarında ise bu durum bireyin yaşam kalitesini ve gündelik hayatını olumsuz yönde etkiler” diyen Psikolog Fulda Koyun, kaygı verici bir tehdit yaşayan bireylerin bu duyguyu aşırı şekilde yaşamalarının beraberinde gelebilecek başka kaygı verici durumlarla baş etme kapasitelerini düşüreceğini belirtiyor.








