Kahramanmaraş’ta tedavi gördüğü belirtilen Hazer Tuna Kılıç’ın, ailesinin iddiasına göre sadece bir saat içerisinde Yürük selim hastanesine ardından Serintepe Karakoluna daha sonra ise Adana’daki Ekrem Tok Ruh Sağlığı Hastanesi’ne götürülmesi ve hastaneye yatış süreci tartışma yarattı. Bu kadar kısa sürede ailesinden habersiz bu kararın verilmesine, kızının götürülme biçimine, ailesine haber verilmediği iddiasına ve sonrasında yaşanan belirsizliğe tepki gösteren baba, yetkililerden açıklama bekliyor.
Babanın sosyal medyada paylaştığı anlatıma göre, kızının götürüldüğünü öğrendikten sonra polis memuruyla görüştü ve savcılığa başvurdu. Baba, kızının ambulansla Adana’ya götürüldüğünü, kendisinin ise kızının geri getirilmesi için girişimlerde bulunduğunu öne sürdü.
Baba, savcılıkla yaptığı görüşmelerde kızının birkaç gün içerisinde geri getirilebileceğine ilişkin ifadeler duyduğunu, ancak 1 Ekim’den itibaren resmî bir yanıt alamadığını iddia etti. Yaşanan belirsizliğin kızının eğitim hayatını da olumsuz etkilediğini belirten baba; üniversite harcını yatıramadığını, öğreniminin bir yıl uzadığını ve sınav hazırlıklarının sekteye uğradığını ileri sürdü.
SAVCILIĞIN SÜRECE İLİŞKİN TUTUMU AÇIKLANMALI
Olayla ilgili yanıt bekleyen en önemli sorulardan biri, kızın Adana’ya sevk edilmesi ve hastaneye yatırılması sürecinde hangi kararların alındığı, bu kararların hangi hukuki ve tıbbi gerekçelere dayandığıdır.
Babanın anlatımında adı geçen savcılığın sürece nasıl müdahil olduğu, geri getirme talebi karşısında hangi işlemlerin yapıldığı ve aileye neden resmî bir bilgilendirme ulaştırılmadığı iddiaları açıklığa kavuşturulmalıdır.
Burada temel mesele, yalnızca bir babanın feryadı değil; ilgili kişinin haklarının, aileyle iletişimin ve alınan kararların hukuka uygunluğunun açıklığa kavuşturulmasıdır. Yetkili makamların, kişisel hakları ve sağlık bilgilerinin gizliliğini de gözeterek kamuoyundaki soru işaretlerine yanıt vermesi bekleniyor.
“ADALETİN NERESİNDEYİZ BİLMİYORUM”
Yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşan baba, kızının ailesine haber verilmeden götürüldüğünü ve mağdur edildiğini iddia ederek sorumluların araştırılmasını istedi.
Babanın açıklaması, sürecin tüm yönleriyle incelenmesi ve varsa hukuka aykırılıkların ortaya çıkarılması yönündeki çağrıyla sona erdi.
* Kızın başka bir şehre sevki hangi karar ve gerekçeyle gerçekleştirildi?
* Ailenin bilgilendirilmesi ve başvurularının değerlendirilmesi konusunda hangi işlemler yapıldı?
* Babanın savcılığa ilettiği talepler hakkında resmî bir işlem veya yanıt var mı?
* Süreçte herhangi bir ihmal ya da hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı araştırıldı mı?
Bu soruların yanıtı, ancak ilgili belgeler ve yetkili makamların açıklamalarıyla ortaya konulabilir. İddiaların bağımsız biçimde araştırılması, ilgili kurumların görüşlerinin alınması ve sorumluluğu bulunan kişiler varsa bunun hukuki süreç içerisinde belirlenmesi gerekiyor.
Kamuoyu adına çağrımızdır: İddialar açıklığa kavuşturulsun, süreç şeffaf biçimde incelensin ve ailenin sorularına resmî yanıt verilsin.
(6284 Sayılı Kanun: Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun), şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarının korunmasını amaçlayan temel bir yasadır.





