|








 |
Ayın Makalesi
SEVİNDİM VE UTANDIM!
tİMUR kOCAOĞLU
Adımın ve soyadımın geri
kalan harflerini büyük harflerle yazdım, çünkü çok sevinçliyim! Adımın ve
soyadımın baş harflerini ise, küçük harflerle yazdım, çünkü utanç içindeyim!
Sevinçliyim, çünkü Çin'de uzun bir süredir hapiste tutulan Uygur Türklerinin
efsane ismi Rebiya Kadeer (Rabiya Kadir) adlı iş kadını yakında hapisten
çıkarılarak, onun ABD'ye eşi ve kızının yanına gitmesine izin verildi.
Rebiya Kadeer onunla söyleşi yapan Özgür Asya Radyosu'nun Uygur bölümü
muhabirine şunları demiş:
"Bundan sonra artık özgürüm. İstediğim kimse ile konuşabilir, istediğim
kişiyi görebilir, sokaklarda büyük adımlarla dolaşabilirim. Akrabalarımı
kucaklayabilirim. Çocuklarımı öpebilirim. Kendi halkıma gülümseyebilirim.
Şimdi halkım, bütün Uygur milleti için çalışabilirim. Halkıma yüksek sesle
MERHABA diyebilirim.
Hayatımın geri kalan kısmında kendi tarihimi yaratabilirim. Amerika
hükûmetine ve halkına benim özgürlüğümü sağladıkları için teşekkür ederim.
Ben yeniden karaya ayak bastım.
İki gün önce Urumchi'deki cocuklarımın beni 10 dakika ziyaret etmesine Çin
hükûmeti izin verdiğinde, benim serbest bırakılacağımı söylemediler.
Amerika'ya gideceğimi de söylemediler.
Sonra, Çin Dışişleri Bakanlığı beni Pekin'deki ABD Dışişleri Bakanlığına
teslim ettiler."
Efsane isim Rebiya Kadeer hapiste kaldığı yıllarda ve şimdi özgür
bırakıldığında Türk hükûmetlerinden bir küçük girişim bile olmadı.
Hükûmetlerimizi bırakın, basınımıza da bir göz atın! Amerika, Avrupa ve
başka dünya ülkeleri basınlarında Rabiya Kadeer hakkında durmadan haberler
ve yorumlar yayınlanırken, Türk basınında tam 3 tane vefalı gazeteci hariç,
geri kalan Türk basını tam anlamıyla bu konuyla ilgilenmedi, günlük yapay
gündemler konusunda çarşaf çarşaf yazılar yayımladı. Yazıklar olsun!
Ben Rabiya Kadeer'i bundan yıllar önce bir kez görmüş ve kendisiyle uzun
uzadıya konuşmuştum. Tam anlamıyla Türkçü bir hanım ve çelik bir iradesi
vardı! Bana Doğu Türkistan halkının acılarından, dünya Türklüğünden söz
etti. Onun dünya Türkleri konusundaki bilgi ve görüşlerine hayran olmuştum.
Benim Türkiye'den olduğumu anladığında gözleri yaşararak "Türkiye biz Doğu
Türkistan Türkleri’nin manevî haz ve gurur aldığı kardeş bir ülkedir. Biz
burada kendi haklarımızı savunmak için mücadele verirken, arkamızda hep
Türkiye'nin manevî sıcaklığını iliklerimizde his ediyoruz! Türkiye bizi pek
tanımasa da, bize müthiş bir dayanak oluyor!" demişti.
Evet, Doğu Türkistan halkının bu çelik iradeli efsane kişisi Rebiya Kadeer
artık özgür! Bundan sevinçliyim! Ancak, Türkiye'miz, Türk hükûmetleri, Türk
Parlamentosu mensupları, Türk basını, Türk işadamları, hepimiz, ben, sen, o,
biz, siz, onlar, hiçbirimiz kılımızı bile oynatmadık, bundan çok utanç
içindeyim: Bir süre adımın ve soyadımın baş harflerini küçük harflerle
yazacağım, çünkü onları büyük harflerle yazmayı hak etmiyorum!
|
|