Yukarı
9. Sayı
D.T MART AYI
Nisan Haber Yorum
UYGURCA
Kültür- Edebiyat
Aile
İstiklal 9 Tam Sayfa
Ayın Makalesi

Kültür- Edebiyat

 

İMİN TURSUN
(1925 - ? )

 

 


Ünlü şair, dilbilimci ve edebî çevirmen İmin TURSUN 9 Ekim 1925 tarihinde Doğu Türkistan’ın Urümçi şehrinde bir esnaf ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Henüz altı yaşındayken mahallesindeki dinî okula gönderilen İmin Tursun burada Arap ve Fars dillerini öğrendi. Küçük yaşta Nevai, Kul Hocaahmet gibi şairlerin şiirleriyle tanıştı. 1935 yılında Urümçi'de bir fennî okul olan Niyaziye Okulu'nda okumaya başladı. 1938 yılında burayı başarıyla bitirdi. Bu dönemde Rus ve Çin okullarında giderek Çince ve Rusça öğrendi. 1938 yılında Urümçi 1.Gimnaziye okulunu kazandı ve bu dönemde şiir yazmaya başladı.
İmin TURSUN 1941 yılında eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra, öğretmen olarak çalışmaya başladı. 1950 yılına kadar ilkokullarda ve pedagoji enstitülerinde öğretmen olarak çalıştı. 1940'lar şairin yaratıcılık hayatında önemli bir yer tutar. Bu dönemde çeşitli konularda pek çok lirik eser yazdı. Şairlik hayatında hızla yükselmekte olan şair Çin Guomindang hükûmeti tarafından hapse atıldı ve büyük işkenceler gördü. Böylece kimin gerçek dost, kimin düşman olduğunu anladı. 1947-1948 yıllarında DEVRANİ edebî mahlasıyla pek çok şiir yazıp duygularını dile getirdi. Şair bu dönemde “Gülüm”, “Ürümcige İkinçi Mektüb (Urumçiye İkinci Mektup) ''Ketmeydu (Gitmeyecek)”, “Men(Ben)”, “Derdim ve Dermanim” gibi önemli şiirler yazdı. İmin Tursun 1957 yılı Temmuz ayında yazdığı Çimene gül adlı kısa lirik şiiriyle ün yaptı Bu şiir 1950'lerde yazılmış olan en iyi şiirlerden biridir. Bu şiir kısaca insanlarını yetiştiren ana vatanı ve o toprakları koruyanları, uğrunda ölenleri konu alan bir methiyedir.
Yrd. Doç. Dr. Erkin EMET
Çağdaş Uygur Şiir Ontolojisi

 

KELDİ NORUZ KÜLDİ GUNÇE (Uygurca)

 

Kök tehtide tan çolpini tugdi-parlidi.

Kün leşkiri mevcudatni tündin ayridi;

Yil baharni töt pesilge reis saylidi.

Tebietke hayat suyi keldi yamridi.

Keldi noruz, küldi gunçe könül yayridi.

Gül işkida hendan urub bulbul sayridi.

 

Koydi kedem kün hemelle karni pui puşlap

Kök muz erip ketti egiz rezgini başlap;

Kiydi zemin yeni igin cendini taşlap

Sehiy bolsa bah ar rizki keıü r kuş kuşlap

Keldi noruz, küldi, gunçe, könül yayridi

Gül işkida hendan urup bulbul sayridi

 

Kakşal giyah aram ayda yandi esirge

Hoşal köklem çimen tolgay körki hösnige;

Cimi candar yüzlinip çog köklem peslige

Yaşargay can yetip dilber canan veslige

Keldi noruz küldi gunçe könül yayridi.

Gül işkida hendan urup bulbul sayridi.

 

Pelek çerhi buraldi, gül-çimenge bakti,

Keıip noruz cut çillinin zencinin çakti

Kakçirigan can tomurda yeni kan akti.

Visal eylep noruz mehri gunçige yakti

Keldi noruz küldi gunçe könül yayridi.

Gül işkida hendan urup bulbul sayridi.

 

Dedi gunçe : Nev baharim-dil humarimsen

Şu alemde men yaratkan eziz yarimsen

Dedi noruz: boynimdiki til tumarimsen.

Canim pida erkin üçün, çünki arimsen.

Keldi noruz, küldi gunçe, könül yayridi.

Gül işkida hendan urup bulbul sayridi.

 

Dedi noruz : Künüm ötmes sensiz-aşnisiz.

Gunçe yüzünni körmisem, yüzüm renasiz.

Dedi gunçe : noruz kelmey hayat menisiz

Cenim sende, bolmisan ger canim panahsiz.

Keldi noruz, küldi gunçe, könül yayridi.

Gül işkida hendan urup bulbul sayridi.

 

Güzel ismin rast yezilgan noruz etimga

Mehru işkin çin ornigan yürek katimga

Turku hulkunecep yakkan eklu ditimga

Mengü öçmes ot tutaşkan cismu zatimga.

Keldi noruz, küldi gunçe, könül yayridi.

Gül işkida hendan urup bulbul sayridi.

 

Noruz okup keldi nahşa ''hay hay ölen'' vay

Gunçe otkaştek yasandi tan kaldi künay

Çaldi zaman şadiyanga nagra hem sunay

Çüşti barçe hor bermige tutuşup kent çay.

Keldi noruz, küldi gunçe, könül yayridi.

Gül işkida hendan u rup bulbul sayridi. 

 

GELDİ NEVRUZ GÜLDÜ GONCA (Türkiye Türkçe'si)

 

Göğün derinliklerinde çoban yıldızı doğdu, parladı.

Güneşin askerleri varlıkları geceden kurtardı.

Yıl, baharı dört mevsime başkan seçti.

Tabiata hayat suyu geldi, her yeri su bastı.

Geldi nevruz, güldü gonca, gönüller açıldı.

Gülün aşkıyla bülbül neşeyle öttü.

 

Geldi güneş mart ayında kara ''kışt kışt'' diyerek

Mavi buzlar eridi, aktı sular pisliği önüne katarak

Giydi toprak yeni elbisesini yırtık pırtıklarını atarak

Eli açık olunduğunda, gelir baharın rızkı kat kat.

Geldi nevruz, güldü gonca, gönüller açıldı.

Gülün aşkıyla bülbül neşeyle öttü.

 

Kuru bitkiler bu aylarda döndü aslına.

Sevinçli bitkiler,tüm tabiat sevinçle bürünecektir yeşile

Tüm canlılar yönelip kor gibi bahar faslına

Gençleşecektir can ulaşınca dilber cananın vaslına

Geldi nevruz, güldü gonca, gönüller açıldı

Gülün aşkıyla bülbül neşeyle öttü.

 

Felek çarkı döndü, güllere, çimenlere baktı.

Çelip nevruz, soğuk kırağının zincirini kırdı.

Özlemle yanan can damarında taze kan aktı.

Kavuşunca, Nevruz'un şefkati goncaya hoş geldi

Geldi nevruz, güldü gonca, gönüller açıldı

Gülün aşkıyla bülbül neşeyle öttü.

 

Dedi gonca : İlkbaharım, sen gönülden sevdiğimsin.

Bu alemde yarattığım aziz sevgilimsin

Dedi Nevruz : Boynumdaki muskamsın

Canım fedadır hürlüğün için, çünkü *namusumsun.

Geldi nevruz, güldü gonca, gönüller açıldı

Gülün aşkıyla bülbül neşeyle öttü.

 

Dedi Nevruz : Günüm geçmez sensiz, sevgilisiz.

Gonca yüzünü görmezsem, yüzüm solgun olur renadan mahrum gibi.

Dedi gonca : Nevruz gelmediğinde hayat anlamsız

Canım sende, eğer sen olmazsan canım sığınaksız

Geldi nevruz, güldü gonca, gönüller açıldı

Gülün aşkıyla bülbül neşeyle öttü.

 

Güzel ismin doğru yazılmış benim Nevruz adıma

Şefkatin ve aşkın samimice yerleşmiş yürek katıma.

Huyun suyun pek hoş geldi bana

Ebediyen sönmez ateş tutuştu bedenimde

Geldi nevruz, güldü gonca, gönüller açıldı

 

Gülün aşkıyla bülbül neşeyle öttü.

 Nevruz söyleyerek geldi ''hay hay ölen'' ¹vay

Gonca Otkaş² gibi süslendi, şaşkınlaştı güneş ile ay

*Çaldı zaman ''şadiyan³'' şarkısını nağra' ve sunay5 ile

Başladı herkes eşlik etmeye bu melodiye ellerindeki şekerli çayla

Geldi nevruz, güldü gonca, gönüller açıldı

Gülün aşkıyla bülbül neşeyle öttü.

 

1- Hay hay: ölen :Uygurların Nevruz kutlamalarında söyledikleri bir şarkı

2- Oktaş: Güzellik sembolü peri

3- Şadiyan :Çok hareketli bir müzik

4- Nağra: Bir müzik aleti

5- Sunay: Bir müzik aleti

 Ürümçi, 1979

 

ZİYARETÇİ  DEFTERİ    MUNAZİRE MUNBİRİ    GUESTBOOK

Giriş Yukarı Ağustos-2004 1.Sayı Eylül-2004 2.Sayı Ekim-2004 3.Sayı Kasım-2004 4.Sayı Aralık-2004 5.Sayı Ocak-2005 6.Sayı Şubat-2005 7.Sayı Mart-2005 8.Sayı Mayıs-2005 10.Sayı Haziran-2005 11.Sayı Temmuz-2005 12.Sayı Ağustos-2005 13.Sayı Eylül-2005 14.Sayı Ekim-2005 15.Sayı Kasım-2005 16.Sayı Aralık-2005 17.Sayı Ocak-2006 18.Sayı Şubat-2006 19.Sayı Mart-2006 20.Sayı Nisan-2006  21.Sayı Haziran-2006  23.Sayı Temmuz-2006  24.Sayı Ağustos-2006  25.Sayı Eylül-2006  26.Sayı Ekim-2006  27.Sayı Kasım-2006  28.Sayı Aralık-2006  29.Sayı Ocak-2007  30.Sayı Şubat-2007 31.Sayı Mart-2007 32.Sayı Nisan-2007 33.Sayı Mayıs-2007 34.Sayı Haziran-2007 35.Sayı Temmuz-2007 36.Sayı Ağustos-2007 37.Sayı Eylül-2007 38.Sayı Ekim-2007 39.Sayı Kasım-2007 40.Sayı Aralık-2007 41 Sayı Ocak-2008 42.Sayı Şubat-2008 43.Sayı Mart-2008 44.Sayı Nisan-2008 45.Sayı Mayıs-2008 46.Sayı Haziran-2008 47.Sayı Temmuz-2008 48.Sayı Ağustos-2008 49.Sayı Eylül-2008 50.Sayı Ekim-2008 51. Sayı Kasım-2008 52. Sayı Abone İşlemleri TEBRİK MESAJLARI Gazete Bayilerinde YAZARLAR Künye