|
KIZIL ÇİN HÜKÜMETİ İLE KUZEY KORE
ARASINDAKİ BAĞLAR ABD İÇİN GERÇEKTEN KOPMAK ÜZERE Mİ?

Komünist Çin’in
şımarık çocuğu Kuzey Kore son zamanlarda Çin’in telkinlerine (!) rağmen Çin
hükûmetinin yörüngesinden çıkış sinyalleri sergilemektedir. Elbetteki bundan
da Çin rahatsızlık duymakta ve ABD ye karşı kullana geldiği önemli bir
kozunu kaybetmek üzere olduğu psikolojisi içinde ABD’ ye karşı barış yanlısı
olduğunu gösterme çabasına düşmüş bulunmaktadır. Kuzey Kore yıllar yılı
Komünist Çin’in himaye ve desteği ile son yıllarda ABD’nin nükleer
silâhlanmaya karşı çıkma girişimlerine se
rt
tepkiler gösterebilecek duruma bile gelmişti.
Alınan haberlere göre; Çinin milletler arası iktisat araştırmacısı
Wangzhongven yakın zamanda, önemli bir yere sahip bulunan milletler arası
diplomasi dergisi “Strateji ve Yönetim” de bir makale yayınlayarak Kuzey
Kore’nin mirasyedici tutumunu, haddini aşan sivri politikasını ve onun Çin
ile ABD ilişkilerinin iyileşmesine engel olmakta olduğunu sert bir dille
eleştirmişti. Bu durum geleneksel dostlukları bulunan iki ülke için (Kuzey
Kore ve Çin) olağan üstü bir durumdur.
Bu tartışma yaratan makaleyi; “ Yeni baştan Kuzey Kore meselesinin ve kuzey
doğu Asya’nın durumunun gözden geçirilmesi” gerektiği ile ilgili olarak,
Tianjin İçtimai Fenler Araştırma Enstitüsünün araştırmacısı Wangzhongven
yazmış (yazdırılmış) olup, Kuzey Kore’nin iç ve dış politikasını çok sert
bir biçimde tenkit ederek şunları ifade etmiştir. “Doğal afetler sebebiyle
halkın yaşam standardı acınacak bir duruma düşmüşse de, Jinzhengri ( Kuzey
Kore diktatörü) mirasyedilik politikası güderek sınırı aşan sivri siyasetini
ve zarar vermeyi devam ettirmektedir.” Çin ile ilgili bölümde şunları
söylemiştir; “Kuzey Kore Çin hükûmetinin kendisine yapmakta olduğu siyasî ve
iktisadî yardımlara zerrece bir minnettarlık duymamakta ve bunu ifade
etmemektedir. Ezelden beri de komşuluk ve dostluklara hiç önem vermemiştir.
Çin Halk Cumhuriyetinin en zor dönemlerinde dahi yardım elini uzatmamıştır.
“Durum bu iken bizim onlara yardım etmeye ne gibi bir mecburiyetimiz ve
mesuliyetimiz olabilir?” Amerika ve Çin münasebetleri ile ilgili bölümde de
şunları söylemiştir; “Kuzey Kore’nin sorumsuz davranışları yüzünden giderek
normalleşmeye başlayan ABD-Çin ilişkilerinin önüne sürekli pürüzler
çıkmaktadır. Üstelikte Amerika ile karşı karşıya gelmeye doğru
sürüklemekte-dir. Bu davranışta bir suikast söz konusu mudur, çok dikkat
etmek gerekir. Kuzey Kore atom krizi meselesinde de şunlar yer almaktadır;
“Kuzey Kore’nin tutumu milletler arası kamuoyuna ciddiye almayıp açıkça
savaş ilân etmektir. Çin ile Kuzey Kore yarım adalarının atomsuz bir bölge
haline gelmesi gerekir. Bu sebeple de Amerika’nın bu işi halletme
girişimlerine destek vermek gerekir.” Çinin Kuzey Kore’ye karşı dış siyaseti
hakkında da şunları söylemiştir; “Kesin olarak yeni nazariye ve anlayışlar
vasıtasıyla devlet menfaatine uygun gelecek şekilde bir dış siyaset gütmemiz
gerekir…”
Yapılan bu analizlere bakıldığında bu yalnızca bir araştırmacının fikri
olmayıp, aynı zamanda Çin hükûmetinin kendi içindeki bakış açısını ve
değerlendirmelerini de ortaya koymaktadır.
Bu durumdan anlaşıldığına göre; iki ayrı ihtimal ortaya çıkmaktadır.
1- İşgalci kızıl Çin hükûmeti, daha düne kadar her yönlü olarak desteklediği
ve bütün Asya bölgesinde adeta bir silâh veya o bölgede patlatılacak bir
bombanın ateşleyicisi gibi kullandığı ve elinde bulundurduğu Kuzey Kore’yi,
daha fazla sırtında taşımamak için iyiden iyiye gözden çıkartmış görünüyor…
2- ABD’nin ani olarak “11 Eylül” hadisesinden sonra başlattığı sıcak savaş
dönemine hazırlıksız yakalanmış olmamak için zaman kazanmak adına ABD’ye
yakınlaşma mesajları veriyor görünmek adına Kuzey Kore’nin dikta-törü
Jinzhengri ile geçici bir süre ile anlaşmış olması ihtimali vardır.
Fakat; şunu çok iyi biliyoruz ki; Çin hiçbir zaman anlaşamadığı ezeli ve
ebedi düşman kabul ettiği ABD için Asya bölgesinde Kuzey Kore gibi bir
yakınını asla kaybetmeyecektir…İstiklâl Gazetesi
|