|
ÇİN’İN SÖZCÜLÜĞÜNÜ YAPAN
MİLLETVEKİLLERİMİZ VARKEN
ÇİNLİLER RAHAT OLSUNLAR
 |
Kıta Çin’e seyahate giden
milletvekillerimizin, dönüşlerinde eteklerinde bir sürü “inci”lerle
döndüklerine sıkça rastlanır oldu…
CHP Merkez yönetim kurulu üyesi Bülent Tanla hangi fırsatları
değerlendirerek gitti bilmiyoruz Çin ziyaretinin akabinde kendisinin
Çin’de “özel araştırmalar” ve “incelemeler” yaptığı ile ilgili haberler
aldık.. CHP Milletvekili Tanla, yaptığı basın toplantısında Türkiye’ye
önerilerde bulunuyor ve şunları söylüyor: “Çin’den korkmak yerine uzun
vadeli, iki ülkenin menfaatine dayalı işbirliği yapılmalıdır.” Sayın
Tanla, bu güne kadar “iki ülkenin karşılıklı menfaati” diye diye Çin ile
yapılan alış verişlerde Türkiye ekonomisi kapatılabilmesi mümkün
olmayacak seviyelerde açıklar verdi ve vermeye de devam ediyor.
Zat âliniz gibi sizden öncede bir çok milletvekilleri Çin ziyaretlerinin
ardından sizin söylediğiniz gibi çok duymaktan neredeyse artık
insanımıza bıkkınlık gelen beylik laflar ettiler ve icraat safhasında
ise yıllardır olumlu yönde bir tek adım atılamadı.
Doğrudur, Çin büyük bir ülke ve ekonomisi de sürekli olarak büyüme
trendi içinde. nüfus potansiyeli ise aç gözlü ve beceriksiz birçok ülke
insanının doymak bilmeyen iştahını kabartan ayrı bir Çin tuzağıdır.
Araştırma adı altında turistik geziler yapan millet vekillerimizin
ellerine Çin hükümetinin sıkıştırdığı ve dayattığı, gerçekleri asla
yansıtmayan verilerin yaydığı ışıkla (!) gözleri kamaşan bizim
“araştırmacı” millet vekillerimizin gözleri kamaşmakta ve gerçekleri
göremez duruma düşmektedirler..
Bunları neden mi söylüyorum? Buyurun muhterem okuyucularım Sayın
araştırmacı milletvekilimiz Bülent Tanla’nın yaptığı basın toplantısında
söylediklerine bir bakalım; “Çin ile doğrudan, çok yönlü ve sürekli
ilişkiler kurmakta geç kalınmıştır. Bu gecikme sükûnet, kararlılık ve
sağduyu ile “hızlandırma” tuzağına düşmeden kapatılmalıdır. Çin’den
korkmak yerine uzun vadeli, iki ülkenin menfaatine dayalı işbirliği
yapılmalı, Türkiye büyük düşünerek önündeki bu işbirliği fırsatını
kaçırmamalı.
Çinin yalnızca ucuz mal ürettiği doğru değildir.(Doğru söylüyorsunuz
sayın Tanla, Çinliler yalnızca ucuz mal üretmiyorlar, hem ucuz, hem de
kalitesiz mal üretiyorlar) Çin 2004 yılını “kalite yılı” ilân etti. Çin
konusunu tek boyutlu ele almak, sadece ekonomi çevrelerine bırakmak
yanlış. Çince dil öğreniminin teşviki, Çin İncelemeleri Enstitüsünün
kurulması, Çin den üniversitelerimize, Türkiye’den Çine öğrenci
gönderilmesinde geç kalınmamalı…vs.,vs., vs.,
Eğer, Sayın Tanla’ nın eksik bilgilenmeden kaynaklandığına inandığımız
bu “Çin Savunması” na cevap vermeye kalkışsak satırların ve sayfaların
asla kâfi gelmeyeceğini biliyoruz.
Sayın Bülent Tanla; birkaç gün süren Çin seyahatinin ardından tam bir
Çin mütehassısı gibi söylemlerde bulunmakla, her halde bütün dünya
ülkelerinin Çin’in şirazesinden çıkmış ticaret anlayışı konusundaki
fikir birliğine karşı mücadele etmeyi düşünmüyordur sanırım.. Aksi
taktirde, Çinlilerin 2004 yılını sözde “kalite yılı” ilân ettiklerini ve
“Çinlilerin yalnızca ucuz mal ürettiklerinin doğru olmadığını” söyleyen
Tanla; Çin’deki ucuz maliyetin aşamalarını özel ekipler oluşturarak
kameralara kaydederek ihracat yaptıkları ülkelere göstermeyi bile göze
alacak kadar Çin entrikalarından bıkıp usanan dünya tekstil
üreticilerinin hışmına uğrayabilir…
Sayın Tanla ! Zatı âlinize acizane tavsiyemiz; “Çin seyahatim boşa
gitmesin” anlayışı ile yaptığınızı zannettiğiniz Çin hükûmetinin dikte
ettirdiği sözde araştırmanızın sonuçlarını kendinize saklayınız. Belki
yaşamınızın bir yerinde elinize geçerse müstehzi bir şekilde tekrar
gözden geçirebilirsiniz.
Unutmayınız ki; bütün dünya Çin entrikalarının bir tezahürü olan
ahlâksız alışverişlerden son derece muzdariptir. Buna önlem almak ise
biraz zaman alacaktır. Taraftarı olmayan bir yanlışlıklar manzumesini
savunmak sizi tek başınıza bırakabilir.
Bizden söylemesi…
İSTİKLÂL GAZETESİ |
|