Yukarı
6.Sayı
D.T OCAK AYI
Ocak Haber Yorum
UYGURCA
Kültür- Edebiyat

 

Kültür- Edebiyat

MUHAMMED ALİ TEVFİK
(1901-1937) Şair ve Eğitimci


Doğu Türkistan modern edebiyatı ve eğitiminin öncülerinden biri olan Şair Muhammed Ali Tevfik, 1914 yılında Kaşgar Artuş Kasabasında açılan modern okulda Türkiye'den gelen Ahmet Kemal İlkul' in önderliğinde tahsil görmüştür. Şair 1923 yılında Batı Türkistan'a geçerek oradan Moskova' ya gitti. Moskova'daki Doğu Üniversitesinde bir sene okuduktan sonra 1924'te Türkiye' ye geldi. İstanbul Öğretmenler Yetiştirme Okulunda tahsiline devam eden M. Ali Tevfik İstanbul civarında öğretmenlik yaptı. 1933 senesinde Türkistan'da vuku bulan Çin zulmüne karşı ayaklanmaları duyduktan sonra hemen Doğu Türkistan'a döndü. Kaşgar' da 12 Kasım' da kurulan Doğu Türkistan İslam Cumhuriyetinin kuruluşuna iştirak etti. Bütün gayretleriyle modern okullar açmak, kültürlü yeni nesiller yetiştirmek için son nefesine kadar mücadele verdi 1937 senesinde Çin Genel valisi Şing Şi Sey tarafından tutuklanarak idam edilmiştir.

Kurtuluş Marşı (Türkiye Türkçesi)

Kurtuluş yolunda su gibi aktı kanımız,
Senin için ey yurdum, olsun feda canımız
Kan dökerek, can vererek, seni kurtardık,
Kalbimizde, kurtuluş için imanımız vardı.

Yar oldu, himmetimiz sana,

Dünyaya hükmetmişti geçmiş ecdadımız.
Yurdum, kanla temizledim seni,
Artık kirletmeyiz, Türk’tür adimiz.

Attila, Cengiz, Timur dünyayı titretmişti,

Kan verip şan alan biz onların ahfadıyız.

Can verdik, aktı kanımız, aldık düşmandan intikam, Yaşasın, hiç sönmesin parlasın istikbalimiz.

 

Qurtulush Marşi (Uygur Türkçesi)

Qurtulush yolinda sudek aqti biznig qanimiz,
Sen üçün ey yurtimiz bolsun pida janimiz.
Qan kiçip hem jan birip akhir qurtuldurduq sini,
Qelbimizde qutquzushqe bar idi imanimiz.

Yar hem dem boldi biznig himmitimiz sen üçün,
Dunyani sorghan idi ötken ulugh ejdadimiz.
Yurtumuz biz yüz-közigni qan birle pakizliduq,
Emdi hiç kirletmigeymiz çünki Türktur namimiz.

Attila, Çiggiz, Tömür Dünyani Titretken idi,
Qan birip nam alimiz biz ularnig evladibiz.
Çiqti jan hem aqti qan düshmendin alduq intiqam,
Yashsun hiç ölmusun parlansun istiqbalimiz

 

KISSADAN HİSSE

PALTA SEPİ  (Uygur Türkçesi)
 

Künlernin biride tağdiki ormanlar öz padişasiğa erz eytip keptu:
 

-Dat, padişahi alem! İşimiz çatak, boldi!.. Bizni keri-yaş dimey, kilçe rehimşepket kilmay haliğança kesip veyran kilişivatidu!..
 

-Kim iken u, bizni xaliğançe kesip veyran kilivatkan ?

dep soraptu padişa heyran bolup.
 

-Yekindin buyan palta deydiğan bir nime peyda bolup kaldi, bizni şu kesivatidu.

-Palta didiglar mu ? padişa biraz hiyalğa çöküp, soraptu,

-Palta digen kandag nime iken u ?

-Tümürdin yasalğan, nahayiti ötkür bir koral iken.

-Paltinig tep tartmay bizni kesidiğan ceni onmiken ? Uni obdanrak küzitip baktiglar mu ?
-Yoksu. -Undak bolsa obdanrak tekşürüp keliglar,

deptu padişa köpçilikke karap, menigçe tümür özi yalğuz bizni bundak haliğançe kesip veyran kilalmaydu. Belkim öz içimizdin unigiğa yardem berivatkanlar boluşi ehtimalğa nahayiti yekin. Orman1ar kaytip ketip paltini obdan küzitişke başlaptu. Karisa unig sepi yağaç iken. Ular bu ehvaldin çöçüp ketip, aldirap padişağa yene hever kilip keptu.

-Ey, padişa aliliri, palta digen bu niminig sepi yağaç iken.

-Dimidimmu!

deptu padişa

- Özimiz unigğa sap bolup bermisek, u hiçnime kilalmaytti. Eyip özimizde. Bilip koyuglar. ''Yeği yandin kopa, bala kerindaştin '' digen muşu. Ormanlar başlirini töven selip cim turuşup kaptu.

 

BALTA SAPI  (Türkiye Türkçesi)

 
Günlerin birinde dağdaki ormanlar, kendi padişahlarına arz etmeye gelmişler:

-Yardım edin padişah-ı alem! İşimiz çatal oldu! Bizi yaşlı genç demeden, kıl kadar merhamet ve şefkat duymadan istedikleri gibi kesip viran ediyorlar!

 -Kimmiş o bizi istediği gibi kesip viran eden, diye sormuş padişah hayretle.

 -Yakın zamanlarda balta denen bir nesne peyda oldu; bizi o kesip duruyor .

 -Balta mı dediniz?

Padişah biraz hayale dalıp sormuş:

-''Balta denen şey nasıl bir nesne ki ?'' -Demirden yapılmış, son derece keskin bir aletmiş.

 -Baltanın çekinmeden bizi kesip duran canı o mu ki ? Ona iyice baktınız mı ?

-Yoksu* -Öyleyse, iyice araştırıp gelin,

demiş padişah çoğunluğa bakarak, “bence demir kendi başına bizi böyle istediği gibi kesip viran edemez. Kendi içimizden ona yardım eden birinin olması ihtimali uzak değil.”
Ormanlar geri dönüp baltayı iyice gözetlemeye başlamışlar. Bakmışlar ki onun sapı ağaçtan. Onlar bu ahvalden irkilip gitmişler, çabucak padişaha yine haber getirmişler.

-Ey padişah-ı alileri! Balta denen bu nesnenin sapı ağaç imiş.

-Demedim mi, demiş padişah, ''kendimiz ona sap olmasak o, hiçbir şey yapamaz. Ayıp kendimizde, iyi bilin bunu. ''Düşman yanınızdan çıkar, bela kardeşinizden'' dedikleri budur. Ormanlar , başlarını aşağı eğip ses çıkaramamışlar .
 

*Uygur Türkçe’sinde padişah gibi hürmet edilen kimselere ''hayır'' denmez; hayır yeri ne ''yoksu'' denir.

ZİYARETÇİ  DEFTERİ    MUNAZİRE MUNBİRİ    GUESTBOOK

Giriş Yukarı Ağustos-2004 1.Sayı Eylül-2004 2.Sayı Ekim-2004 3.Sayı Kasım-2004 4.Sayı Aralık-2004 5.Sayı Şubat-2005 7.Sayı Mart-2005 8.Sayı Nisan-2005 9.Sayı Mayıs-2005 10.Sayı Haziran-2005 11.Sayı Temmuz-2005 12.Sayı Ağustos-2005 13.Sayı Eylül-2005 14.Sayı Ekim-2005 15.Sayı Kasım-2005 16.Sayı Aralık-2005 17.Sayı Ocak-2006 18.Sayı Şubat-2006 19.Sayı Mart-2006 20.Sayı Nisan-2006  21.Sayı Haziran-2006  23.Sayı Temmuz-2006  24.Sayı Ağustos-2006  25.Sayı Eylül-2006  26.Sayı Ekim-2006  27.Sayı Kasım-2006  28.Sayı Aralık-2006  29.Sayı Ocak-2007  30.Sayı Şubat-2007 31.Sayı Mart-2007 32.Sayı Nisan-2007 33.Sayı Mayıs-2007 34.Sayı Haziran-2007 35.Sayı Temmuz-2007 36.Sayı Ağustos-2007 37.Sayı Eylül-2007 38.Sayı Ekim-2007 39.Sayı Kasım-2007 40.Sayı Aralık-2007 41 Sayı Ocak-2008 42.Sayı Şubat-2008 43.Sayı Mart-2008 44.Sayı Nisan-2008 45.Sayı Mayıs-2008 46.Sayı Haziran-2008 47.Sayı Temmuz-2008 48.Sayı Ağustos-2008 49.Sayı Eylül-2008 50.Sayı Abone İşlemleri TEBRİK MESAJLARI Gazete Bayilerinde YAZARLAR Künye