|
KISSADAN HİSSE
PALTA SEPİ (Uygur Türkçesi)
Künlernin biride tağdiki ormanlar öz padişasiğa erz
eytip keptu:
-Dat, padişahi alem! İşimiz çatak, boldi!.. Bizni keri-yaş dimey, kilçe
rehimşepket kilmay haliğança kesip veyran kilişivatidu!..
-Kim iken u, bizni xaliğançe kesip veyran kilivatkan ?
dep soraptu padişa
heyran bolup.
-Yekindin buyan palta deydiğan bir nime peyda bolup kaldi, bizni şu
kesivatidu.
-Palta didiglar
mu ? padişa biraz hiyalğa çöküp, soraptu,
-Palta
digen kandag nime iken u ?
-Tümürdin yasalğan, nahayiti ötkür bir koral
iken.
-Paltinig tep tartmay bizni kesidiğan ceni onmiken ? Uni obdanrak
küzitip baktiglar mu ?
-Yoksu. -Undak bolsa obdanrak tekşürüp keliglar,
deptu padişa köpçilikke
karap, menigçe tümür özi yalğuz bizni bundak haliğançe kesip veyran
kilalmaydu. Belkim öz içimizdin unigiğa yardem berivatkanlar boluşi
ehtimalğa nahayiti yekin. Orman1ar kaytip ketip paltini obdan küzitişke
başlaptu. Karisa unig sepi yağaç iken. Ular bu ehvaldin çöçüp ketip, aldirap
padişağa yene hever kilip keptu.
-Ey, padişa aliliri, palta digen bu niminig
sepi yağaç iken.
-Dimidimmu!
deptu padişa
- Özimiz unigğa sap bolup bermisek,
u hiçnime kilalmaytti. Eyip özimizde. Bilip koyuglar. ''Yeği yandin kopa,
bala kerindaştin '' digen muşu. Ormanlar başlirini töven selip cim turuşup
kaptu.
BALTA SAPI (Türkiye Türkçesi)
Günlerin birinde dağdaki ormanlar, kendi padişahlarına arz etmeye gelmişler:
-Yardım edin padişah-ı alem! İşimiz çatal oldu! Bizi yaşlı genç demeden, kıl
kadar merhamet ve şefkat duymadan istedikleri gibi kesip viran ediyorlar!
-Kimmiş o bizi istediği gibi kesip viran eden, diye sormuş padişah hayretle.
-Yakın zamanlarda balta denen bir nesne peyda oldu; bizi o kesip duruyor .
-Balta mı dediniz?
Padişah biraz hayale dalıp sormuş:
-''Balta denen şey
nasıl bir nesne ki ?'' -Demirden yapılmış, son derece keskin bir aletmiş.
-Baltanın çekinmeden bizi kesip duran canı o mu ki ? Ona iyice baktınız mı ?
-Yoksu* -Öyleyse, iyice araştırıp gelin,
demiş padişah çoğunluğa bakarak,
“bence demir kendi başına bizi böyle istediği gibi kesip viran edemez. Kendi
içimizden ona yardım eden birinin olması ihtimali uzak değil.”
Ormanlar geri dönüp baltayı iyice gözetlemeye başlamışlar. Bakmışlar ki onun
sapı ağaçtan. Onlar bu ahvalden irkilip gitmişler, çabucak padişaha yine
haber getirmişler.
-Ey padişah-ı alileri! Balta denen bu nesnenin sapı ağaç
imiş.
-Demedim mi, demiş padişah, ''kendimiz ona sap olmasak o, hiçbir şey
yapamaz. Ayıp kendimizde, iyi bilin bunu. ''Düşman yanınızdan çıkar, bela
kardeşinizden'' dedikleri budur. Ormanlar , başlarını aşağı eğip ses
çıkaramamışlar .
*Uygur Türkçe’sinde padişah gibi hürmet edilen kimselere ''hayır'' denmez;
hayır yeri ne ''yoksu'' denir.
|