|
RUSYA VE ÇİN’İN ORTAK ASKERÎ TATBİKAT YAPMA
KARARI VE ABD

Eski Sovyetler Birliğinin yıkılmasının ardından Ortaya çıkan Bağımsız batı
Türkistan Türk Cumhuriyetleri ABD, Çin ve Rusya federasyonu arasında yeni
bir ilgi odağı haline geldi. 1990’ların başından itibaren Sovyetler Birliği
tehlikesinin ortadan kalktığını düşünen ABD yıllarca hazırlıklarını
sürdürdüğü Batı Türkistan’a her yönlü sirayet etme girişimlerini
hızlandırdı. Bu konuda da büyük başarı elde ederek Batı Türkistan Türk
Cumhuriyetleri topraklarında çok büyük yatırımlar yapmayı başardı.
Çin ise, bilindiği gibi işgali altında tuttuğu Doğu Türkistan’dan sonra Batı
Türkistan yönüne doğru genişlemeyi düşünen muhteris bir devlet olup bu yönlü
çabalarından çok büyük başarılar elde etti. Çünkü; şu anda Doğu Türkistan’a
sınırı bulunan Kazakistan ve Kırgızistan üzerinde siyasî, askerî ve ekonomik
yönden büyük çaplı etki sağlamış durumdadır.
Rusya ise elinden kaçırdığı Batı Türkistan topraklarında halen etkisini
sürdüren ve bir gün mutlaka yeniden Batı Türkistan Türk Cumhuriyetlerini ele
geçirme niyeti içinde çalışmalarını gizli ve alenî olarak sürdüren bir
devlettir.
Amerika Birleşik Devletleri ekonomik ve teknolojik yönden kendisini doyuma
ulaşmış gördükten sonra yeni coğrafyalarda etki alanları ve hâkimiyetler
oluşturma faaliyetlerine girişti.
Bu hareket için de “11 Eylül” de düğmeye basmış oldu. Önce Afganistan ve
ardından da Ortadoğu bölgesinde Askerî harekâtlar düzenlemeye başladı.
Sayısız insanların ölümüne sebep olan ABD, “Afganistan’a ve Irak’a barış ve
demokrasi götürüyoruz”, “Bizi Irak halkı çiçeklerle karşılayacak” sözlerinin
inandırıcılığını kaybettiğini bile görmezlikten gelerek işgal, katliam ve
soykırımlarına devam ediyor. ABD’nin bu kadar serbest hareket edebilmesinin
sebebi elbette ki; dünyanın hiçbir ülkesinden gerekli ve yeterli tepkiyi
görmemiş olmasıdır.
ABD mevcut dünya konjonktüründen de cesaret alarak daha fazla kan dökme ve
yeni yerler işgal etme girişimlerini sürdürüyor. ABD her ne kadar kendisini
bundan sonra oluşturmayı düşündüğü tek kutuplu bir dünyanın mimarı olarak
görmeyi düşünse de Çin ve Rusya’nın buna izin vermeyeceği ortadadır. Çünkü
emperyalist devletlerin mantığına göre tek başına birilerinin bir bölgede
hükümranlık sürmesine izin vermek yoktur. Ya o bölgede kargaşa yaratarak
istikrarsızlığa yol açacak ve oluşan belirsizlik ortamından kendilerine
çıkar sağlayacaklar, ya da bizzat bir müdahale ile kendileri için stratejik
ehemmiyete sahip olduğuna inandıkları bölgeleri işgal ederler.
Rusya ve Çin giderek ABD’nin Batı Türkistan Türk Cumhuriyetlerinde etkinlik
sağlamaya başlamasını kendileri açısından tehlikeli buldukları için,
yıllarca birbirleri ile yine Batı Türkistan ve Doğu Türkistan sebepli
tartışma ve sürtüşmeleri şimdilik rafa kaldırarak kendilerinin ezeli ortak
düşmanları durumundaki ABD’ye karşı tavır alma yolundalar.
Buna bağlı olarak Rusya ve Çin ordusu 2005 yılında bazı ortak askerî
tatbikatlar yapma kararı almışlardır.
Çin’in Savunma Bakanı Saw Guangchüen ile Rusya Savunma Bakanı Iwanof 13
Aralık günü birlikte bir basın toplantısı düzenleyerek her iki tarafın da
mutabakatı ile gelecek yılın (2005)en müsait bir zamanında Çin’de müşterek
bir askerî tatbikat yapmayı kararlaştırdıklarını açıkladılar. 12 Aralı 2004
günü Pekin’e gelen Iwanof Çin Devlet Başkanı Hu Jintao ile bir görüşme
yaptıktan sonra Çin Savunma Bakanı Saw Guangchüen’le birlikte iki ülke
arasındaki askerî dayanışmayı güçlendirmek ve sözde teröre karşı işbirliğini
arttırma ve sert darbe vurma konularında görüşmeler yapmışlardır.
Ayrıca Iwanof’un bildirdiğine göre Rusya Genel Kurmay Başkanı Yuri
Baruyewski’nin Çin Savunma Bakanı’nın davetini kabul ettiği ve 2005 yılında
Çin’e bir ziyaret gerçekleştireceği de öğrenilmiştir.
Anlaşılan o ki; Rusya ve Çin ABD’nin önünü tıkayan büyük bir engel olma
yolunda mutabakatlarını perçinleyecek dev adımlar atmaktadırlar.
Önümüzdeki yıllarda filler güreşirken çimenler nasıl korunacak? Bekleyip
göreceğiz. Çünkü; gelecek yıllar bir çok önemli hadiselere gebe…
|