Giriş
Yukarı
6.Sayı
D.T OCAK AYI
Ocak Haber Yorum
UYGURCA
Kültür- Edebiyat


RUSYA VE ÇİN’İN ORTAK ASKERÎ TATBİKAT YAPMA
KARARI VE ABD

        Eski Sovyetler Birliğinin yıkılmasının ardından Ortaya çıkan Bağımsız batı Türkistan Türk Cumhuriyetleri ABD, Çin ve Rusya federasyonu arasında yeni bir ilgi odağı haline geldi. 1990’ların başından itibaren Sovyetler Birliği tehlikesinin ortadan kalktığını düşünen ABD yıllarca hazırlıklarını sürdürdüğü Batı Türkistan’a her yönlü sirayet etme girişimlerini hızlandırdı. Bu konuda da büyük başarı elde ederek Batı Türkistan Türk Cumhuriyetleri topraklarında çok büyük yatırımlar yapmayı başardı.
Çin ise, bilindiği gibi işgali altında tuttuğu Doğu Türkistan’dan sonra Batı Türkistan yönüne doğru genişlemeyi düşünen muhteris bir devlet olup bu yönlü çabalarından çok büyük başarılar elde etti. Çünkü; şu anda Doğu Türkistan’a sınırı bulunan Kazakistan ve Kırgızistan üzerinde siyasî, askerî ve ekonomik yönden büyük çaplı etki sağlamış durumdadır.
Rusya ise elinden kaçırdığı Batı Türkistan topraklarında halen etkisini sürdüren ve bir gün mutlaka yeniden Batı Türkistan Türk Cumhuriyetlerini ele geçirme niyeti içinde çalışmalarını gizli ve alenî olarak sürdüren bir devlettir.
Amerika Birleşik Devletleri ekonomik ve teknolojik yönden kendisini doyuma ulaşmış gördükten sonra yeni coğrafyalarda etki alanları ve hâkimiyetler oluşturma faaliyetlerine girişti.
Bu hareket için de “11 Eylül” de düğmeye basmış oldu. Önce Afganistan ve ardından da Ortadoğu bölgesinde Askerî harekâtlar düzenlemeye başladı. Sayısız insanların ölümüne sebep olan ABD, “Afganistan’a ve Irak’a barış ve demokrasi götürüyoruz”, “Bizi Irak halkı çiçeklerle karşılayacak” sözlerinin inandırıcılığını kaybettiğini bile görmezlikten gelerek işgal, katliam ve soykırımlarına devam ediyor. ABD’nin bu kadar serbest hareket edebilmesinin sebebi elbette ki; dünyanın hiçbir ülkesinden gerekli ve yeterli tepkiyi görmemiş olmasıdır.
ABD mevcut dünya konjonktüründen de cesaret alarak daha fazla kan dökme ve yeni yerler işgal etme girişimlerini sürdürüyor. ABD her ne kadar kendisini bundan sonra oluşturmayı düşündüğü tek kutuplu bir dünyanın mimarı olarak görmeyi düşünse de Çin ve Rusya’nın buna izin vermeyeceği ortadadır. Çünkü emperyalist devletlerin mantığına göre tek başına birilerinin bir bölgede hükümranlık sürmesine izin vermek yoktur. Ya o bölgede kargaşa yaratarak istikrarsızlığa yol açacak ve oluşan belirsizlik ortamından kendilerine çıkar sağlayacaklar, ya da bizzat bir müdahale ile kendileri için stratejik ehemmiyete sahip olduğuna inandıkları bölgeleri işgal ederler.
Rusya ve Çin giderek ABD’nin Batı Türkistan Türk Cumhuriyetlerinde etkinlik sağlamaya başlamasını kendileri açısından tehlikeli buldukları için, yıllarca birbirleri ile yine Batı Türkistan ve Doğu Türkistan sebepli tartışma ve sürtüşmeleri şimdilik rafa kaldırarak kendilerinin ezeli ortak düşmanları durumundaki ABD’ye karşı tavır alma yolundalar.
Buna bağlı olarak Rusya ve Çin ordusu 2005 yılında bazı ortak askerî tatbikatlar yapma kararı almışlardır.
Çin’in Savunma Bakanı Saw Guangchüen ile Rusya Savunma Bakanı Iwanof 13 Aralık günü birlikte bir basın toplantısı düzenleyerek her iki tarafın da mutabakatı ile gelecek yılın (2005)en müsait bir zamanında Çin’de müşterek bir askerî tatbikat yapmayı kararlaştırdıklarını açıkladılar. 12 Aralı 2004 günü Pekin’e gelen Iwanof Çin Devlet Başkanı Hu Jintao ile bir görüşme yaptıktan sonra Çin Savunma Bakanı Saw Guangchüen’le birlikte iki ülke arasındaki askerî dayanışmayı güçlendirmek ve sözde teröre karşı işbirliğini arttırma ve sert darbe vurma konularında görüşmeler yapmışlardır.
Ayrıca Iwanof’un bildirdiğine göre Rusya Genel Kurmay Başkanı Yuri Baruyewski’nin Çin Savunma Bakanı’nın davetini kabul ettiği ve 2005 yılında Çin’e bir ziyaret gerçekleştireceği de öğrenilmiştir.
Anlaşılan o ki; Rusya ve Çin ABD’nin önünü tıkayan büyük bir engel olma yolunda mutabakatlarını perçinleyecek dev adımlar atmaktadırlar.
Önümüzdeki yıllarda filler güreşirken çimenler nasıl korunacak? Bekleyip göreceğiz. Çünkü; gelecek yıllar bir çok önemli hadiselere gebe…
 

ZİYARETÇİ  DEFTERİ    MUNAZİRE MUNBİRİ    GUESTBOOK

Giriş Yukarı Ağustos-2004 1.Sayı Eylül-2004 2.Sayı Ekim-2004 3.Sayı Kasım-2004 4.Sayı Aralık-2004 5.Sayı Şubat-2005 7.Sayı Mart-2005 8.Sayı Nisan-2005 9.Sayı Mayıs-2005 10.Sayı Haziran-2005 11.Sayı Temmuz-2005 12.Sayı Ağustos-2005 13.Sayı Eylül-2005 14.Sayı Ekim-2005 15.Sayı Kasım-2005 16.Sayı Aralık-2005 17.Sayı Ocak-2006 18.Sayı Şubat-2006 19.Sayı Mart-2006 20.Sayı Nisan-2006  21.Sayı Haziran-2006  23.Sayı Temmuz-2006  24.Sayı Ağustos-2006  25.Sayı Eylül-2006  26.Sayı Ekim-2006  27.Sayı Kasım-2006  28.Sayı Aralık-2006  29.Sayı Ocak-2007  30.Sayı Şubat-2007 31.Sayı Mart-2007 32.Sayı Nisan-2007 33.Sayı Mayıs-2007 34.Sayı Haziran-2007 35.Sayı Temmuz-2007 36.Sayı Ağustos-2007 37.Sayı Eylül-2007 38.Sayı Ekim-2007 39.Sayı Kasım-2007 40.Sayı Aralık-2007 41 Sayı Ocak-2008 42.Sayı Şubat-2008 43.Sayı Mart-2008 44.Sayı Nisan-2008 45.Sayı Mayıs-2008 46.Sayı Haziran-2008 47.Sayı Temmuz-2008 48.Sayı Ağustos-2008 49.Sayı Eylül-2008 50.Sayı Ekim-2008 51. Sayı Kasım-2008 52. Sayı Abone İşlemleri TEBRİK MESAJLARI Gazete Bayilerinde YAZARLAR Künye