Yukarı
3.SAYI
D.T EKİM AYI
Ekim Haber Yorum
UYGURCA

Başmakale

Mehmet Emin Batur

DOĞU TÜRKİSTANLILARIN ÖNLERİNDEKİ EN BÜYÜK TEHLİKELERDEN BİRİ ASİMİLÂSYONDUR


            Vatan için kuru kuruya sevgi sözcükleri sarf etmenin gerçekten sevgimizi ispat etmeye yetmediği bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. “Vatan en çok kendisini sevenlerden hizmet bekler” veciz sözünün gereğini yerine getiremeyenlerin ya da getirmek için samimiyet ve ciddiyetle gayret sarf etmeyenlerin sözde vatanseverliklerinin Çin işgali altındaki Doğu Türkistan’a hiçbir faydası olmayacaktır.
Milletler, fertlerin bireysel olarak gösterdikleri direniş ve mücadeleler sayesinde “Millet” olma vasıflarını muhafaza edebilirler. Aksi taktirde, tarihi süreç içerisinde çok kısa bir zaman dilimi olan 50 ya da en fazla 100 yıl gibi bir sürede millet olma özelliklerini kaybederek başka milletlerin bünyesinde asimilâsyona uğramaları kaçınılmaz bir akibet olacaktır. İşte o zaman söz konusu topluluk için, “Vatan” ve “İstiklâl” kavramlarının da hiçbir anlamı kalmaz.
Doğu Türkistan’ın Çin işgaline uğramasından sonra çeşitli yollarla vatanlarından ayrılmış olan azımsanmayacak sayıda Doğu Türkistanlı dünyanın bir çok ülkesine fırsat buldukça çıkıp gitti. Bu ayrılışlar bazen kafileler halinde, bazen de aileler veya bireysel şekillerde gerçekleşti. Vatan topraklarından ayrılmak mecburiyetinde kalanların büyük bir kısmı; Tarihçi, yazar, şair, alim, gerçek anlamda bir mücahit ve Doğu Türkistan davasının önderlerinden olan merhum Mehmet Emin Buğra Beyin deyimi ile “Vatan için vatandan ayrılmak” fikrinin ışığı altında Doğu Türkistan Davasını dış dünyada sürdürmek için başka ülkelere göç edenler ise de, bir kısmı da gelecekteki nesillerini Çin zulmünden korumak, Çin hükûmetinin tedrici olarak uygulamakta olduğu soykırımlardan kurtulmak ve daha iyi bir hayat sürmek adına ülkelerinden ayrılanlardır.
Son elli yıl içerisinde yalnızca Özbekistan’da Özbek nüfusuna geçerek asimile olanların sayısı 2 milyondur. (Yale Üniversitesinden Kahar Barat’ın “Uygurlar Dış Ülkelerde Daha Kaç yıl Direnebilir” başlıklı makalesi) Kazakistan, Kırgızistan ve diğer Türk bölgelerinde de Doğu Türkistan asıllı olmasına rağmen uyruğunu değiştirmek mecburiyetinde kalanları ve dünyanın diğer ülkelerindekileri de hesap edecek olursak yaklaşık üç milyondan fazla Doğu Türkistanlı tam olarak bir asimilâsyonun eşiğindedirler. Elbette ki bizim bu durumdan fazlaca gocunmamızı gerektirecek bir durum söz konusu olamaz. Çünkü; bu ülkelerde birer kardeş ülkelerdir. Fakat; her millet kendi halkı ile kendi ülkesinde, kendi ana dilini konuşuyor olarak hür ve bağımsız bir şekilde yaşamak ister. Bir ülkenin nüfusu sayılabilecek bu oran ise, bağımsızlık mücadelesi vermekte olan bir millet için oldukça büyük bir rakamdır. Dış ülkelerde yaşayan Doğu Türkistanlıların çocuklarından 25 yaşın altındakilerin büyük çoğunluğu bu gün ne yazık ki; ana dillerini unutmuş, doğdukları ve bulundukları ülkelerin dillerini benimsemiştir. Bir milletin dilini kaybetmesi ise, o millet için tam bir felakettir. Örf, adet, gelenek ve göreneklerinde maalesef çok az bir bölümü yaşatılmaya çalışılmaktadır. Bu daha kaç yıl devam ettirilebilir, bilinmez. Bir taraftan Doğu Türkistan’ın bağımsızlığı için mücadele verilirken, diğer yandan kaybedilmekte olan millî varlığımızın teminatı yeni nesillerimizin vebalini de göz önüne almak mecburiyetinde olduğumuz asla unutulmamalıdır.
Bu sebeplerle; Doğu Türkistan’ın ileri gelen aydınlarının kendilerini yalnızca siyasî mücadele kulvarına hapsetmek yerine, bulundukları ülkelerin hükûmetleri nezdinde, milletler arası insan hakları sözleşmelerinin ilgili maddeleri üzerinde ciddî ve ilmî çalışmalar da yaparak projeler hazırlayıp, “Doğu Türkistan Kültürünü Araştırma Merkezleri” ve üniversiteler bünyesinde de “Doğu Türkistan Kürsüleri” kurulması yolunda ısrarcı taleplerde bulunmalıdırlar.
Söz konusu kütür merkezleri ve üniversitelerde de “Doğu Türkistan Kürsüleri” oluşturulabildiği taktirde, hem dünyada Doğu Türkistan muhiplerinin sayısı artacak, hem de bu ülkelerde yaşayan Doğu Türkistanlıların zaman içerisinde yalnızca hayatlarını idame ettirmekten ibaret olan yaşam anaforunda asimile olarak kaybolmalarının kısmen de olsa önüne geçilmiş olunacak, böylece; Doğu Türkistan davasına da uzun vadede daha akılcı ve gerçek anlamda bir katkı sağlanacaktır.

 

Çin Malları Zehir Saçıyor

Ucuz Çin malı oyuncakların toksit maddesi ve normalden 24 kat daha fazla fenol maddesi içermesi nedeniyle tehlike saçtığı bildirildi.
Son zamanlarda ucuz olması nedeniyle büyük rağbet gören Çin malı oyuncaklarının insan sağlığına büyük zarar verdiğini belirten uzmanlar, bu oyuncaklar üzerinde Rusya'da yapılan bilimsel çalışma ile zararın tespit edildiğini belirttiler. Zonguldak İl Sağlık Müdürü Murat İlikhan, Çin malı oyuncakların "plastizol" adlı bir hammaddeden hazırlandığı ve normal değerlerin üzerinde metil alkol içerdiği tespit edildiğini ifade ederek, insanların dikkatli olmasını istedi.
Fenol'ün insan ve çevre sağlığına çok zararlı bir madde olduğunu belirten İlikhan, "Metil alkolden ortaya çıkan kokularda çocuklar için zararlıdır. Çocukların sağlığını tehlikeye atmamak için oyuncak alırken daha dikkatli olunmalıdır. Oyuncakların insan sağlığının, can ve mal güvenliğinin çevre ve tüketicinin korunması açısından sahip olması gereken asgari güvenlik koşullarını sağlamak için Sağlık Bakanlığı tarafından oyuncaklar hakkında çıkan yönetmeliğinin dışındakilere rağbet göstermemeliyiz" dedi.
GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞI'NDAN ÇİN MALLARINA CEZA YAĞDI
Gümrük Müsteşarlığı, Türk pazarını istilâ eden Çin Mallarına ceza yağdırdı. Son 1.5 yıl içerisinde Gümrük Kontrolleri esnasında 149 firmaya 13 trilyon 990 milyar lira gümrük vergisi, 24 trilyon 935 trilyon 935 milyar lira da KDV matrah farkı tespit etti.
Gümrük Müsteşarlığı, başta Çin Halk Cumhuriyeti olmak üzere Uzakdoğu ülkeleri çıkışlı 26 mal grubunu sıkı markaja aldı. Denetimlerde matrah farkı tespit edilen firmalara ceza yağdıran gümrük kontrolörleri, 4 trilyon 303 milyar liralık vergi kaçağını ortaya çıkararak, toplam 12 trilyon 790 milyar lira ceza uyguladı. 49 gümrük kontrolörünün 149 firma üzerinde tamamladığı incelemelerde, en büyük vergi kaçağı telefon, demir çelik kütükleri, oyuncak, laminant parke, pirinç ve gözlük sektörlerinde yakalandı. İthalatçı 149 firma üzerinde yapılan incelemede, beyan edilen ile hesaplanan vergi arasında 39 trilyonluk fark tespit edildi. Gümrük Müsteşarlığı'nın Kırmızı Hat'ta aldığı ve ceza yağdırdığı firmalar, başta Çin Halk Cumhuriyeti olmak üzere Vietnam, Hong Kong, Tayvan gibi Uzakdoğu ülkelerinden ithalat yapıyor.

 

“Sürgünde Doğu Türkistan Hükûmeti” kuruldu

ABD China e-Lobby Örgütü Başkanı D.J. McGuire ile ABD Kongre Üyesi Jo Ann Davis’in girişimleriyle 14 Eylül günü Washington’da Georga Mason Reginal Library salonunda bir araya gelen sürgündeki Doğu Türkistanlılar arasında yapılan ve iki gün süren basına ve kamuoyuna kapalı kurultay neticesinde alınan hükümet kurma kararı, Amerika Parlamento Binası içindeki “Capitol Hill” salonunda basına ve kamuoyuna resmen ilân edilerek, “Sürgünde Doğu Türkistan Hükûmeti”nin kurulduğu açıklandı. ABD Parlamento Binası’nda düzenlenen basın konferansı’nda Hükûmet üyelerinin isimleri de açıklandı. Oluşturulan sürgündeki Doğu Türkistanlılardan oluşan milletvekilleri arasında yapılan oylama sonucunda sürgündeki Hükûmetin Cumhurbaşkanlığına Ahmet İGEMBERDİ (Avustralya), Yardımcılığına Abdülveli CAN (Türkiye), Meclis Başkanlığına Prof. Sultan Mahmud Kaşgarlı (Türkiye), Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığına Enver YUSUF (ABD), Başbakan Yardımcılığına Hızırbek GAYRETULLAH (Türkiye), Maliye Bakanlığına Aydoğan KUBİLAY, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına Nefise Özgen (Türkiye) ve Turizm ve Enformasyon Bakanlığı’na İsmail CENGİZ (Türkiye)’in seçildiği sürgündeki bakanlar kurulunun 17 üyesi bulunuyor.

 

Rabiye Kadir’e İnsan Hakları Ödülü

1999 yılından bu yana hapiste bulunan Doğu Türkistanlı iş kadını Rabiye Kadir'e, insan hakları ödülü verildi. Kadir, Doğu Türkistan'ın bağımsızlığını istemekle suçlanıyor. Norveç'te her yıl bir insan hakları savunucusuna verilen Rafto ödülü, bu yıl Çin'de cezaevinde bulunan Doğu Türkistanlı iş kadını Rabiye Kadir'e verildi. Ödül komitesi, "yabancılara bilgi vermekle'' suçlanarak cezaevine atılan Kadir'e verilen ödülün, "Çin yönetimine Uygurların ve diğer azınlıkların ekonomik, kültürel ve sosyal haklarına saygılı olması yolunda çağrı'' anlamına geldiğini bildirdi. BM Kadın Konferansı'na 1995 yılında Çin temsilcisi olarak katılan Kadir, 1999'da tutuklanmış ve Doğu Türkistan bölgesinde yaşayan Uygurlara karşı izlenen politikalar yüzünden Pekin yönetimini eleştirmekten ve yerel basında çıkan makaleleri yabancılara vermekten 8 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Dünyanın tanımadığı isimlere verilen ödülü, 2001'de İranlı Şirin Ebadi almıştı.

Kaynak: www.hurgokbayrak.com

 

Çin, Doğu Türkistan’da tatbikat bahanesiyle baskı uyguluyor

Çin ordusu ayrılıkçılar olarak adlandırdığı Türkleri baskı altına almak için Doğu Türkistan’da yaptığı tatbikatları arttırdı. Reuters Ajansının 13 Eylül tarihinde yaptığı habere göre Doğu Türkistan’ın Güney Batı bölgelerinde binlerce askerin katıldığı tatbikatta da, Çin’in bastırma ve imha etme operasyonlarını denediği bildirildi. Çin Ordu yetkilileri yaptığı açıklama da, askerlerin 10 ayrı stratejiyi uyguladığını söylediler.
Çin’in geçen ayda, Doğu Türkistan’ın sınır komşuları olan Kazakistan, Kırgızistan,Tacikistan ve Pakistan’la sözde terörizm karşıtı denemeler yaptığı ifade edildi. Amerika’da ki 11 Eylül saldırılarından sonra Çin Hükûmeti, terörizmi bahane ederek binlerce Müslüman Doğu Türkistanlıyı tutuklamış, bunlardan bir çoğunu da idam etmişti. Uluslararası İnsan Hakları Örgütleri, Çin’in Doğu Türkistan’da bir çok bahaneyle Türkleri baskı altında tutmaya çalıştığını açıklarken, geçen yıllarda dinî okulları yasakladığını, camileri kapattığını söyledi.

 

Çinliler’den Terörist İftirası

Çin Hükûmeti yöneticileri, Doğu Türkistanlıların terörist olduğu iftirasında bulundu. Türk-Çin Parlamentolararası Dostluk Grubu heyeti, Çin ziyaretinin ikinci gününde Çin Ulusal Halk Meclisi Başkan Yardımcısı İsmail Emet ve Çin Komünist Partisi (ÇKP) Dış İlişkiler Bakanı Van Ciarui ile görüştü.
Salih Kapusuz, Asım Aykan, Erdoğan Özegen, Mustafa Elitaş, Yakup Kepenek ve Ahmet Güryüz Ketenci’den oluşan heyetin görüşmelerinde Türk-Çin ilişkileri ele alındı. Türk heyeti görüşmelerde KKTC halkına yönelik izolasyonun sona erdirilmesi ile ilgili olarak Çin tarafından beklentilerini yineledi. Çin tarafının “Doğu Türkistan teröristlerinin” faaliyetlerinden duyduğu hassasiyeti ifade etmesi üzerine, Türk heyeti, Türkiye’nin her zaman ‘tek Çin’ politikasını izlediğini ve Çin’in toprak bütünlüğüne saygı gösterdiğini hatırlattı. Türk heyeti ayrıca, Türkiye’nin demokratik yapısı içinde suç unsuru bulunmadıkça insanların ifade ve örgütlenme özgürlükleri bulunduğuna işaret etti. H.O.Tercüman(21.09.2004)

 

50 Doğu Türkistanlı Ölüm Cezasına Çarptırıldı

Doğu Türkistan'da 50 Uygur Türk'ü, terörle savaş adı altında ölüm cezasına çarptırıldı. Ko-münist Parti lideri Wang Leq-uan,yılın ilk sekiz ayında bağımsızlık yanlısı 50 Uygur Türk’ünün ölüm cezasına çarptırıldığını söyledi.Doğu Türkistan'da 50 Uygur Türk'ü, terörle savaş adı altında ölüm cezasına çarptırıldı. Komünist Parti lideri Wang Lequan Doğu Türkistan'ı ziyaret eden gazetecilere "Uluslar arası terörist kuvvetlerinin etkinliklerinin kol gezdiği gerçeğine dayanarak, biz inanıyoruz ki bizim şiddet yanlısı terörist suçlarına karşı savaşımız uzun bir süre gelecekte de devam edecektir" dedi.
Fakat insan hakları grupları Pekin'in terörizm tehdidini bir bahane olarak kullanarak Doğu Türkistan'lılara şiddet uyguladığını daha önce açıklamıştı. Geçen üç yıl boyunca, ayrılıkçı olarak damgalanan Uygur milliyetçileri Çin tarafından terörist olarak etiketlendiğini belirten Uluslararası Af Örgütü geçen ay Çin'in terörle savaş raporunda bu konuları ifade etmişti. Komünist Parti lideri Wang Lequan, Hükûmetin yılın ilk sekiz ayında ayrılıkçı ve terörist faaliyetler içinde olmakla suçladığı 50 kişinin ölümle cezalandırıldığını açıkladı. Öte yandan, Türkiye'de yaşayan Doğu Türkistanlı'larda, Çin Hükûmetinin ABD'ye yapılan 11 Eylül saldırılarından sonra terörizmi bahane ederek binlerce Doğu Türkistanlı genci tutukladığını söylüyor.

RFA Uygur servisi 2004.09.13

 

Doğu Türkistan’ın petrol ve doğalgaz rezervlerine Japon ilgisi

Doğu Türkistan’ın sahip olduğu petrol ve doğal gaz rezervleri hakkında, Japonya’ da çıkmakta olan Fuji Sankei Business Gazetesinin 07.09.2004 tarihli sayısında bir haber yayınlandı. Bu haberin içeriğine göre; Doğu Türkistan’ topraklarında mevcut petrol rezervlerinin 20 milyar 900 milyon ton olduğu açıklandı.
Doğu Türkistan’daki Petrol işleri idare merkezinden bir memurun açıklamalarına göre; Doğu Türkistan’daki Petrol rezervlerinin, Çin genelindeki (Deniz ve kara rezervleri de dâhil) petrol rezervlerinin % 25 inden daha fazlasını, Doğal gaz rezervinin ise, % 28’inden daha fazla bir oranını teşkil ettiğini açıklamıştır.
Doğu Türkistan’ın Cungarya Havzası ve Tarım Havzası gibi bölgelerinde Doğal gaz ve petrol yatakları oldukça fazla olup, Çin hükûmetinin teşebbüs ettiği “İç bölgelerdeki kırsal bölgeleri açış” projesinin ana temelini de yeni rezerv alanlarının tespiti ile ilgili araştırmaları oluşturmaktadır. Öte yandan Doğu Türkistan’dan elde edilen doğal gazın Şanghay’a turbo doğal gaz pompalama sistemi ile taşınması çalışmalarına da hız verildi.
Doğu Türkistan Petrol İşleri idare merkezinin teknik elemanları “Doğu Türkistan, Çinin petrol ve doğal gaz alanındaki en stratejik bölgesi haline gelmektedir” derken, Petrol işleri idare merkezinin bildirdiğine göre; Çin hükümetinin 2010 yılına kadar Karamay ile Tarım havzasında yıllık istihsal olarak 20 milyon ton doğal gaz elde etmeyi hedeflediğini projesi gereğince buralarda yeni sondaj çalışmaları yapılmakta olduğunu söylediler. (Fuji Sankei Business)

 

Halk Kurultayı Vekili Pekin’de Öldürüldü

25.09.2004 tarihinde yayınlanan haberlere göre, Doğu Türkistan’dan Çine dilekçe vermek üzere gelen Doğu Türkistan Halk Kurultayı Vekilinin, onlarca yerinden bıçaklanarak öldürülmüş olduğu öğrenildi. Eylül ayının 24’ünde Pekin’in Güney bölgesi tren garının yakınlarında bir cinayet meydana gelmiştir. Öldürülen kişi Doğu Türkistan’dan gelmiş olup, Doğu Türkistan Halk Vekilleri Kurultayı Komitesinin bir memurudur. (İsmi gizli tutulmuştur) O, Doğu Türkistan’da seçimle göreve getirilmiş bir kişi olduğundan Pekin’e birkaç defa görevli olarak gelip gitmiş, bu esna da defalarca Çin genelinde yapılan halk vekilleri toplantılarına katılmış, merkez liderleri ile de görüşme fırsatına erişmiş
biridir. Onun bu defa Pekin’e; Doğu Türkistan da zarar görmekte olan Uygurlara vekaleten, Parti Merkez Komitesi Gowuyuan ve merkezdeki her kademede görevli rehberlik organlarına; Doğu Türkistan bölgesindeki çürük yetkililerin devlet malını ve başkalarının mallarını kendi zimmetlerine geçirme gibi hareketlerini ve de giderek çürümeye başlayan Adliye görevlilerinin yasaları hiçe sayarak haksız dosyalar ortaya çıkardıklarını, toplum güvenliği görevlilerinin insanları ezmekte oldukları gibi önemli meseleleri merkeze anlatmak için gelmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bu haberi alan o bölgedeki Uygurlar ciddî bir şekilde olaya tepki göstererek cinayetin perde arkasındaki azmettiricilerinin ve failinin bulunarak cezalandırılmasını istemişlerdir. 25.09.2004 günü öğlen vakti saat 13’ te, Liaoning, Jiang Shi, Hu Bei gibi yerlerden gelen 30 dan fazla şikayet sahipleri “Zhon-gnanhai”de protesto eylemi yapmış olup, oradaki güvenlik görevlileri ile çatışmak durumunda kalmışlar ve daha sonra bu göstericilerin tamamı göz altına alınmışlardır. (ETIC)

 

Uygur- Virjin Tarihî Kardeşliği Güçlendirildi

15 Eylül “Dünya Virjin Birliği” nedeniyle Almanya Şube Başkanı Dr. Horkoviçs-Kovats Janos ile Doğu Türkistan Enformasyon Merkezi başkanı Abdulcelil Karakaş arasında Uygur-Virjin Dayanışma ve Özel Kültür Alış-Verişinde bulunma akdi imzalandı.
Münih'te Friedenskirçening toplantı salonunda Dr. Horkoviçs’in riyasetçiliğinde gerçekleştirilen toplantı oldukça hararetli geçti. Toplantıya Bavyera’nın bir çok yerlerinden gelen yüzlerce insan katıldı.
Dr. Horkoviçs Virjinyalı vekillere Uygurlarla Virjinlerin Hunların sülalesi içinde birbirlerine en yakın kan kardeşler olduklarını anlatarak, bundan sonra tarihi kardeşlik bağlarını güçlendireceklerini kaydetti. Dr. Horkoviçs “Dünya Virjin Birliği” olarak Virjinya’da büyük bir yer satın aldıklarını, burada Virjin Kültür Merkezi kuracaklarını ve bu Kültür Merkezinin bünyesinde Uygurların özel bir yere sahip olacaklarını ifade ederek, gayelerinin Virjinya’ya çok sayıda Uygur gençlerini getirerek okutmak ve Virjinya’da bir Uygur Bölgesi oluşturarak Uygur-Virjin kardeşliğini güçlendirmek olduğunu söyledi.
Toplantıya katılanlar arasında Almanya’nın Bavyera bölgesindeki Virjin Lisesi yetkilileride bulunurken, okul sorumlusu, Abdulcelil Karakaş’a bir teklifte bulunarak Almanya Vinjin Lisesinde Uygur gençlerinin okumasına imkân sağlayacaklarını söyledi. (ETIC)

 

Gül, Çinli’lere Kalbini Açtı

Çinli Bakan, ‘‘Haklısınız, bu fark benim de dikkatimi çekti. Türk işadamlarına gereken kolaylığı göstereceğiz. Nüfusumuz bir milyarın üstünde. Nasıl konuk edeceksiniz turistlerimizi?" diye espri yaptı. Abdullah Gül, "Kalbimizde misafir ederiz" yanıtını verdi.

Birleşmiş Milletler toplantısı için gittiği New York'ta Çinli meslektaşı Lizhaoxing ile bir araya gelen Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, iki ülke arasındaki ticaretin dengelenmesi için önerilerde bulundu. Türkiye ile Çin arasındaki ticaret hacminin 2.8 milyar dolar olduğunu anımsatan Gül, Türkiye'nin payının ise sadece 500 milyon dolar olduğunun altını çizdi. Gül, ‘‘Size sadece araba ve badem satıyoruz. Bunun dengelenmesi gerekir. İnşaat sektörümüz sizde iş yapabilir, bize turist gönderebilirsiniz" önerisinde bulundu. Bunun üzerine Çinli Bakan, ‘‘Haklısınız, bu fark benim de dikkatimi çekti. Türk işadamlarına gereken kolaylığı göstereceğiz. Nüfusumuz bir milyarın üstünde. Nasıl konuk edeceksiniz turistlerimizi?" diye espri yaptı. Abdullah Gül, "Kalbimizde misafir ederiz" yanıtını verdi. (Hürriyet)

 

Türkmen çığlığı

Türkmen Danışma Meclisi Başkanı Prof. Dr. Ümit Akkoyunlu, Kuzey Irak'ta Türkmenler'e karşı katliam ve asimilâsyon yapan Kürtler arasında Amerika himayesindeki PKK'lılar da bulunduğunu öne sürdü. Akkoyunlu, Türkmenler'in kendi coğrafyasında bin 500 yıldır var olduğunu belirterek, "Bunun için çok savaştık, kanımızın son damlasına kadar da savaşacağız. O toprak ne Amerikalılar'a, ne de başka etnik gruplara ait değildir. Barzani'nin tehdidi vız gelir, umurumuzda da değil" dedi.
Öte yandan Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Konya Şubesi Başkanı Dr. Aydın Beyatlı, yaklaşan Irak seçimleri öncesi Barzani ve Talabani gruplarının Türkmenler'in çoğunlukta olduğu Kerkük'te toplu katliama hazırlandığını iddia etti. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın davetlisi olarak Türkiye'de incelemelerde bulunan Kuzey Irak'tan gelen Türkmen mühendislerinin geri dönüşü için düzenlenen uğurlama töreninde konuşan Dr. Aydın Beyatlı, bölgede Türkmenler’in yaşadığı sıkıntıları anlattı. Irak'ta yapılacak genel nüfus sayımı öncesi Mesut Barzani başkanlığındaki Kürdistan Demokrat Parti (KDP) ve Celal Talabani önderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYP) gruplarının Türkmenler'in çoğunlukta olduğu Kerkük'te toplu katliam yapmaya hazırlandığını iddia eden Aydın Beyatlı, "Türkiye, bu iki gruba yaptığı yardımın yüzde 1'ini Türkmenler'e yapmıyorsa bizim sitem etmeye hakkımız var.

 

‘Denktaş, “ Türkiye Kıbrıs’tan
vazgeçerse Akdeniz’den de vazgeçer’

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türkiye'nin Kıbrıs'tan vazgeçmesi durumunda Akdeniz'den de vazgeçmiş olacağını söyledi. İnönü Üniversitesi'nin 2004-2005 eğitim ve öğretim yılının resmi açılış törenine onur konuğu olarak katılarak burada bir konuşma yapan Rauf Denktaş, 12 Yunan adasının Kıbrıs'a bağlanacağını ve Güney sahillerinde kımıldamak için özellikle zor günlerde Yunanistan'ın insafına kalınacağını belirtti. Denktaş, Kıbrıs'ta herkesin doğum gününün 20 Temmuz 1974 olduğunu, Türkiye'nin gelmemesi durumunda yok olacaklarını belirtti. KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, gelmiş geçmiş tüm Rum liderleriyle genel sekreterlerin nezaretinde görüştüğünü, görüşmelerin Türkiye ile birlikte millî bir dava çerçevesinde yürütüldüğünü ifade ederek, bunun Denktaş'ın davası olmadığını, Kıbrıs Türk’ünün de kendisini kurtarmak için bir dava gütmediğini, millî bir davasını müşterek savunduğunu aktardı.Denktaş, direnişlerini yanlış, hatalı uzlaşmazlık olarak değerlendirenlerin emperyalist olduğunu ve bunların her şeyi işlerine geldiği gibi değerlendirdiğini belirterek, Annan Planı'nın Rumların meselesini halletmek için yapıldığını dile getirdi.

 

 Dil Bayramının72. yıl dönümü

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Bülent Arınç, TBMM'nin, Türkçe konusunda Türk Dil Kurumu (TDK) ile ortak çalışma yapacağını açıkladı. Arınç, TDK'da Dil Bayramı'nın 72. yıldönümü münasebetiyle düzenlenen programda bir konuşma yaptı. Arınç, "Türkçenin kullanımının yaygınlaştırılması ve Türkçe'nin söz varlığının geliştirilmesi için yapılan bilimsel çalışmaların çok sevindirici olduğunu görüyorum. TDK'nın bu alandaki köklü ve bilimsel tabanlı çalışmaları dilimize çok büyük katkı sağlıyor" diye konuştu. Konuşmasında TDK Başkanı Şükrü Haluk Akalın'ın Uluslararası Türk Dili Kurultayı'nın açılışında yaptığı; TDK'nın diğer devlet kuruluşlarıyla Türkçe konusunda ortak çalışma yapmak istediği yönündeki çağrıyı hatırlatan Arınç, "Sayın Akalın'ın bu çağrısına bir cevap vermek istiyorum. Türkiye'nin kalbi, bütün yaşamamızı düzenleyen kanunların yapıldığı yasama organı TBMM'de TDK ile ortak çalışma yapmaya karar verdik" dedi. Arınç, yasama çalışmaları sırasında, kanunların hazırlanışından basımına kadar geçen sürede, gramer, imla ve kullanılan kelimeler gibi tüm konularda TDK ile ortak çalışma yapmak istediklerini kaydederek, gerekli bürokrasiyi hazırladıklarını söyledi.
Atatürk'ün, "Milli şuurun ayakta kalabilmesi ve uyanık kalması için dil ve tarih konusunda çalışmaya mecburuz" sözlerini hatırlatan Arınç konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu sözü sarfeden Atatürk sadece kendini Türk dilinin gelişimine adamış bir devlet adamı değil, aynı zamanda Türkçe'nin yılmaz bir elçisiydi. Bu nedenle Türkçemiz, Cumhuriyetimizin ana karakterlerinden birisidir. Şimdi bu köklü karakteri korumak, geliştirmek ve yaygınlaştırmak artık TDK'nın büyük görevlerinden birisidir. Dil ve tarih, bizim için üzerinde yoğun çalışmalar yapılması gereken konulardır. Ancak Türkçemiz için devlet kurumlarıyla ortak çalışmalar yapmak ya da çağrılarda bulunmak yeterli değil”diye konuştu.

 

KAT Başkanı “Ermenilere müsade etmeyeceğiz”

Cezaevinden yeni çıkan Karabağ Azatlık Teşkilatı'nın (KAT) başkanı Akif Nağı, kendi makamında basın toplantısı düzenledi. 5 yıl ceza alan ve üst mahkemenin kararı ile serbest bırakılan Akif Nağı, "Serbest bırakılmamızda basının etkisi büyük oldu. Fakat Karabağ konusunda geri adım atmayacağız" dedi. Nağı, "25-28 Kasım tarihleri arasında Bakü'de düzenlenecek NATO Parlamenter Asamblesi'nin 'Rous Roud' seminerine, Ermeni milletvekillerinin katılmasına müsaade etmeyeceğiz. Azerbaycan'ın toprağı olan Yukarı Karabağ'ın Ermenistan tarafından işgal edilmesine bu milletvekilleri imza atmıştır. Onların NATO toplantısı çerçevesinde Azerbaycan'a geliş amaçları, daha önce Bakü'ye gelmek isteyen Ermeni subaylarından farklı değildir" diye konuştu. Öte yandan, konu ile bağlı bir açıklama yapan Azerbaycan Parlamentosu Başkan Yardımcısı Ziyafet Askerov ise, "Ermeni milletvekillerinin bu toplantıya katılıp katılmaması önemli değil. Buna NATO karar verecek" şeklinde konuştu.

 

Emperyalistler Türkiye’ye odaklandı

Türkiye Kamu-Sen Samsun İl Başkanı İsmet Çiftçi, Misyoner teşkilâtının ana hedefinin Türkiye'nin nüfusunun en az yüzde 10'unu 10 yıl içinde Hıristiyan yapmak olduğuna dikkat çekerek, "Bilhassa Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da etkili olmaya çalışıyorlar. Daha sonra karışıklık çıkarıp BM kararı ile ülkeye Hıristiyan askerlerden teşekkül eden Barış Gücünü sokmak ve Endonezya'da olduğu gibi ülkeyi bölmek istiyorlar. Balkanlar'daki bütün ülkelerin nüfus ve yüzölçümü toplamının Türkiye'den az olduğunu, Batı'nın güçlü bir Türkiye'ye asla tahammülü olmadığını, 40 yıl sonra dünyada petrol 60 yıl sonra ise doğalgazın tükeneceğinin öngörüldüğünü ifade eden Çiftçi, "21. asırda petrolün alternatifi bor’dur. Dünya bor rezervinin yüzde 70'i ve en kalitelisi Türkiye'dedir. Altında dünya ikincisi, mermerde dördüncüyüz. 21. asırda tehlikesiz nükleer yakıt toryum olacaktır. 1 milyar 200 bin tonluk dünya toryum rezervinin 800 bin tonu Türkiye'dedir. Tüm bu zenginlikler emperyalist güçlerin iştahlarını kabartmaktadır ve bu güçler misyonerlerini ülkemizde çalıştırmaktadır" diye konuştu. İsmet Çiftçi, “Misyonerlerin emrinde çalıştıkları 'Board Commissioners Foreign Missions' adına Pling Fisk ve Levi Parsons'a verilen 1833 tarihli talimattaki bazı cümleler şunlardır: “Anadolu başta olmak üzere Orta Doğu ve diğerleri Hıristiyanlığın kutsal ve vadedilmiş topraklarıdır. Bu topraklar, silâhsız Haçlı seferiyle, Türkler'i İslâmiyet'ten koparacak ve bazılarını ise İslâmiyet'e düşman ederek geri alınacaktır... Bu toprakları geri almak, Türkler'i Hıristiyanlaştırmak için okul, hastane açıyoruz, ilâç götürüyoruz. Modern tıbbı ve eğitimi kuruyoruz. Türkler bizi istemeyebilirler ama bu toprakların sahibi Türkler değil ki! Elbette hedef yalnızca Türkiye değildir. Türkiye aynı zamanda Avrasya'nın anahtarıdır. Batı'nın asırlardır değişmeyen sloganı ise 'Türkiye, Türkler'e bırakılmayacak kadar zengin ve önemlidir' sözlerinden ibarettir." Çiftçi, şöyle devam etti: " Bin yıldır binde 999'u Müslüman olan Kazakistan'ın 6 milyon nüfusunun 500 bini son yıllarda Hıristiyan olmuştur. Sovyetler Birliği dağılınca Müslüman ülkeler bu ülkede İslamiyet'i anlatmak için çaba harcamadı. Bizi zaman zaman karamsarlığa düşüren borçlara da fazla takılmamalıyız. Hangi ülke, şirket veya kişinin borcu yok ki? Borçlardan kurtulurken, özellikle insan kaynakları, güvenlik, enerji ve tabiî kaynaklarımız başta olmak üzere stratejik alanlarda yatırım yapmalıyız" dedi.

 

İsrail’den suikast

Suriye'nin başkenti Şam'da uğradığı suikastte hayatını kaybeden Hamas'ın dinî liderlerinden İzzeddin Şeyh Halil'in cenazesi toprağa verildi. El Vesim Camii'nde kılınan cenaze namazına Hamas'ın Lübnan temsilcisi Usame Hamden, Hizbullah'ın siyasî kanadından Şeyh Hıdır Nurettin de katıldı.
Halil'in cenazesi camiye tekbirlerle getirilirken, Filistin bayrakları taşıyan kalabalık İsrail karşıtı sloganlar atarak suikasti kınadı.

 

Rusya ve Çin’den şer ittifakı

Japonya’da çıkan “Asahi” Gazetesinin 25.09.2004 tarihli bir haberinde, Rusya’yı ziyaret eden Çin Başbakanı Wenjiaobao’ nun 24 Eylül günü Moskova’daki Kremlin sarayında Rusya Devlet Başkanı Putin’le görüştüğü yer alıyor. İki devletin Terörle mücadele, petrol ve doğal gaz alanında dayanışma ve işbirliğini güçlendirme konularında mutabakata vardıkları ifade edilirken, Rusya Başkanlık Sarayından yapılan açıklamaya göre, Wenjiaobao Rusya’daki okulda meydana gelen terör hadisesinden dolayı hayatını kaybedenler için taziyelerini bildireceğini beyan ederek “Çin Rusya ile teröre karşı işbirliğine önem veriyor” dedi.
Rusya’nın Enerji bakanı Huristinko basın mensuplarına “Çine bu yıl 6 milyon ton ham petrol ihraç ettik, Çine petrol ihraç miktarını gelecek yıl 10 milyon tona, 2006 yılında ise 15 milyon tona çıkartacağız” diye konuştu.
Çin Başbakanının Rusya ziyaretini değerlendiren tarihçiler, Rusya Orta Asya da müstemleke durumundaki toprakları muhafaza etmek, komünizm ideolojisini o zamanki Çin ülkesinin tamamına kabul ettirmek maksadıyla Doğu Türkistan Cumhuriyetinin dahilerini ve devlet önderlerini terör yoluyla 1949 yılının Ağustos ayında şehit etmiş ve Doğu Türkistan’ı Komünist Çin hükûmetine hediye etmişti. Şimdi ise son müstemlekelerinden biri olan Çeçenistan’ı elinden çıkartmamak için yine Çin saldırganları ile söz birliği ederek Çeçen halkı ve Doğu Türkistan halkına yönelik soykırımlarına devam edecekleri yorumunu yapıyor. (ETIC)

 

Bin yıllık Türk Tarihi İngilizlere tanıtılacak

İngiltere'nin önde gelen sanat kurumlarından Kraliyet Akademisi, bin yıllık Türk tarihini tanıtmayı amaçlayan bir sergi düzenleyecek. ''Türkler: Bin Yıllık Yolculuk (600-1600)'' adı verilen sergi, 22 Ocak-12 Nisan 2005 tarihleri arasında ziyarete açılacak.
Kraliyet Akademisi, İngiltere'de bugüne kadar görülmemiş Türk sanat ve kültür eserlerini Londra'ya getirerek, Türk tarihinin 600-1600 yılları arasındaki dönemini tanıtacak. Bu sayede, Topkapı Sarayı ile Türk ve İslâm Eserleri Müzesi'nde sergilenen döneme ait 350'yi aşkın sanat eseri de ilk kez İngiliz sanat severlerle buluşmuş olacak.
Sergide 15.yüzyıla ait savaş meydanındaki asker tabloları, merasimlerde giyilen demir, çelik, ya da altından yapılmış miğferler, halılar ve seramik ürünleri ile el yazmaları sanat ve kültür ürünleri yer alacak. 600-1600 yılları arasında Orta Asya'dan Ortadoğu'ya kadar uzanan bölgede hüküm sürmüş Uygurlar, Selçuklular, Osmanlılar gibi devlet ve imparatorluklar da sergide tanıtılacak.
Konuya ilişkin bir açıklama yapan Kraliyet Akademisi Başkanı Profesör Philliph King, ''1931'deki Pers Eserleri Sergisi'nden sonraki en muhteşem sergi olacak. Bu, kendisini dünyanın çeşitli uygarlıklarını tanıtmaya adamış Kraliyet Akademisi'nin bir başka girişimidir'' dedi.Başbakan Tayyip Erdoğan da sergiyi "Türklerin olağanüstü sanatsal mirasına ışık tutan benzersiz bir çalışma" diye nitelendirdi.

 

Ne kadar muayene o kadar para

Kayseri Devlet Hastanesi'nde her doktora bir poliklinik uygulaması başlatılıyor. Kayseri Devlet Hastanesi Başhekimi İsmail Tamer, altyapısı bitirilmesi aşamasına gelen yeni uygulamanın bu aydan itibaren başlayacağını belirtirken, “Bu uygulama Sağlık Bakanlığı'nın planları arasında olan uygulamalardan. Bu uygulamayla, hasta yoğunluğunu azaltma ve hastalarımıza istediği doktoru seçme hakkı verilmesi amaçlanıyor.” dedi. Başhekim Tamer, "Hastanemizde her doktora bir poliklinik uygulamasını, yeterli altyapımız olmadığı için ilk etapta sekreteryadan yapacağız. Hastaları istediği doktora sekreterya yönlendirecek. Ayrıca bu uygulama ile daha çok hastası olan, daha çok muayene yapan doktor daha fazla döner sermaye payı alacak" diye konuştu.

 

Kur’an Ziyafeti

Kayseri'de düzenlenen "Kur'an-ı Kerim Ziyafeti" adlı programda, dünyaca ünlü hafızlar Atatürk Stadı'nı dolduran yaklaşık 60 bin kişiye Kur'an-ı Kerim ziyafeti çekti. Kur'an-ı Kerim okunduğu sırada birçok vatandaş gözyaşlarını tutamadı. Kayseri Atatürk Stadı'nda düzenlenen programda Kur'an-ı Kerim ziyafeti öncesinde vatandaşlara yaklaşık 20 bin adet Kur'an-ı Kerim dağıtıldı. Kayseri İl Müftüsü Necmettin Nursaçan'ın açılış konuşmasını yapmasının ardından hafızlar Kur'an-ı Kerim okumaya başladı. Kayseri'den Camii Kebir İmamı Ahmet Cankılıç, Dünya Birincisi Hafız Adem Kemaneci, Güney Afrika'dan Dünya Birincisi Hafız Abdurrahman Sadien, Mısır Karii Zekeriya Muhammed Ahmet El Gihiyn, İran'dan Dünya Birincisi Hafız Ahmet Ebu'l Kasımi ve Endonezya'dan Yasir Abdussamed stadı dolduran kalabalığa Kur'an-ı Kerim ziyafeti yaşattı. Öte yandan Kur'an-ı Kerim'in okunduğu sırada birçok kişi gözyaşlarına hakim olamazken, bazıları ise fenalık geçirdi.

 

Sahtecilikte Ünlü Çinliler Şimdi de Sigaraya El Attı

Bursa'nın İznik İlçesi'nde, Çin'de yapıldığı tespit edilen çok miktarda sahte Tekel 2001 sigarası ele geçirildi. İznik Emniyet Müdürlüğü ile Tekel Bursa Baş Müdürlüğü ekipleri, dün ilçede yaptıkları bir dizi operasyonda, Çin üretimi olan ve ülkeye kaçak sokulduğu tespit edilen 90 paket Tekel 2001 marka sigara ele geçirdi. İznik'te faaliyet gösteren bir markette ele geçirilen sahte Tekel 2001'ler toplanarak emniyete götürüldü. Göz altına alınan B. adlı marketçi, çıkarıldığı mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

ZİYARETÇİ  DEFTERİ    MUNAZİRE MUNBİRİ    GUESTBOOK

Giriş Yukarı Ağustos-2004 1.Sayı Eylül-2004 2.Sayı Kasım-2004 4.Sayı Aralık-2004 5.Sayı Ocak-2005 6.Sayı Şubat-2005 7.Sayı Mart-2005 8.Sayı Nisan-2005 9.Sayı Mayıs-2005 10.Sayı Haziran-2005 11.Sayı Temmuz-2005 12.Sayı Ağustos-2005 13.Sayı Eylül-2005 14.Sayı Ekim-2005 15.Sayı Kasım-2005 16.Sayı Aralık-2005 17.Sayı Ocak-2006 18.Sayı Şubat-2006 19.Sayı Mart-2006 20.Sayı Nisan-2006  21.Sayı Haziran-2006  23.Sayı Temmuz-2006  24.Sayı Ağustos-2006  25.Sayı Eylül-2006  26.Sayı Ekim-2006  27.Sayı Kasım-2006  28.Sayı Aralık-2006  29.Sayı Ocak-2007  30.Sayı Şubat-2007 31.Sayı Mart-2007 32.Sayı Nisan-2007 33.Sayı Mayıs-2007 34.Sayı Haziran-2007 35.Sayı Temmuz-2007 36.Sayı Ağustos-2007 37.Sayı Eylül-2007 38.Sayı Ekim-2007 39.Sayı Kasım-2007 40.Sayı Aralık-2007 41 Sayı Ocak-2008 42.Sayı Şubat-2008 43.Sayı Mart-2008 44.Sayı Nisan-2008 45.Sayı Mayıs-2008 46.Sayı Haziran-2008 47.Sayı Temmuz-2008 48.Sayı Abone İşlemleri TEBRİK MESAJLARI Gazete Bayilerinde YAZARLAR Künye