Yukarı
ŞEN OZAN
Prof.Dr.T.Gülensoy
Prof.Dr. M. Metin Karaörs
Prof. Dr. S.Mahmut Kaşgarlı
Yrd. Doç. Dr. İklil Kurban
Selahattin Tekizoğlu
Hızırbek Gayretullah
Av.Sadun Köprülü
A. Şekûr TURAN
A.Mecit Avşar
Dr. Fatih KARAYANDI
Baybars Gülensoy
Müge Çetinkaya
Erkinbeğ Uygurtürk

 

Dr. Fatih KARAYANDI

AKARE Genel Sekreteri
Kırım, Kafkasya ve Rusya Çalışma Grubu

 

SIFIR NOKTASI

 

ABD için 11 Eylül saldırıları bir dönüm noktası niteliğindedir. ABD'de bu saldırılar sonucunda ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasi önemli değişikliler meydana gelmiştir. Ne yazık ki bu değişiklerden en büyük zararı Müslüman milletler görmüştür. O sırada yaşanılan bu değişiklerden birisi benim çok ilgimi çekmişti. Saldırı sonrası enkaz kaldırılma aşamasında ''Sıfır Noktası''(Ground Zero) ismi verilen ikiz kulelerin bulunduğu yerde, toplanan kalabalık hep bir ağızdan ''YU-ES-EY'' yani USA, bizim dilimizle ABD şeklinde slogan atıyordu. CNN muhabiri ilk defa böyle bir olayın gerçekleştiğini söylüyordu. Çünkü hepimizin bildiği üzere ABD de yaşayan halkın bir millet olma özelliliği yoktu. Değişik din, dil, ırk , mezhep ve coğrafyadan Amerika'ya gelmiş insanlar ''çıkar birliği'' etrafında birleşerek Amerika da yaşamlarını sürdürmekteydiler. CNN muhabiri ve benim dikkatimi çeken olay ise böyle bir halkın bir travma sonrası verdikleri birlik cevabıydı. Belki birileri tarafından örgütlenerek böyle bir eylem yapıyorlardı. Orası bilinmemektedir, lakin sonuç şudur ki bu saldırı sonrası derin ABD kendi halkından gerekli veya gereksiz bütün yetkileri almış ve dünyaya asıl terörün nasıl yapılacağını göstermiştir. Gelelim konunun bizimle olan ilgisine;
Bilinen M.Ö. 2000 yıllarından bu yana yaşadığımız kendi topraklarımızda çeşitli nedenlerden dolayı birçok boya, oymağa, obaya, aşirete bölünmüş bir milletiz. Andronovo kültüründen bu yana aynı dili, aynı kültürü, aynı dini ve benzer kaderleri yaşamışız. Ama şu an baktığımızda bu bilinen 4000 yıllık birliktelikten eser dahi kalmamıştır. Günümüzde -bence kesinlikle öyle değil ama- Türklüğün en önemli merkezi sayılan Anadolu yukarda bahsi geçen sıfır noktasındaki kadar dahi millet olma şuuruna sahip değildir. Korkmayın sizlere vereceğim örnekler Çin zulmü altında ezilen ve 21. yüzyılda tüm medeni dünyanın(!) gözü önünde sessiz sedasız yapılan bir soykırıma maruz kalan Uygur kardeşlerimiz kadar uzak değil. Komünist Rusya döneminde 60 derecede buzlu sular içerisinde işkence yapılarak dinlerini değiştirmek zorunda bırakılan Hakas ve Tuva Türkleri kadar da yabancı(!) değil.

Karabağ savaşında gazeteciler Rahmetli Ebulfeyz Elçibey'e sormuşlardı ''Türkiye'den bir isteğiniz var mı?'' diye. Rahmetli '' Yaralıları taşımak için bir helikopter istedim onu dahi vermediler. Ben Türkiye'den daha ne isteyebilirim ki?'' demişti. Zaten birilerinin söylediği gibi onlarda şii idiler. Yani ötekilerdiler. Bu ötekilerle, uzaklarla veya yabancılarla konuyu çok daha fazla uzatarak sizleri sıkmak istemem. 2005 yılıydı. Gece 23:00 haberlerinde Sky Türk kanalını izlerken ABD güçlerinin Telafer'e saldırdığı sıcak haber şeklinde verildi. Türkmen cephesinden bir yetkili ile de canlı bağlantı kuruldu. O da saldırıyı teyit etti. Çok üzülmüştüm. O gece saat 3'e kadar tüm kanalları gezerek konu ilgili haberler aradım. Haberi ilk veren Sky Türk dahil tüm kanallara bir sihirli değnek değmişti. Çünkü o gece konu ile ilgili hiçbir haber verilmedi. Haberi internetten takip ettim. 3 gün sonra televizyonlar haberi vermeye başladı. ABD Telafer'de yapacağını yapmıştı ve haber ondan sonra verilmeye başlanmıştı. O tarihte halktan tepki gelebilir diye sansür uygulayan misyon zamanla halkı, bugün Kuzey Irakta yapılan Türkmen soykırımına da alıştırmayı başardı. Sözün özü dünya Türklüğünün merkezi Anadolu, değil işgal altındaki Doğu Türkistan'da yapılan soykırımı düşünecek, atılan bombaların sesini duyacağı uzaklıktaki Türkmenleri dahi düşünmez hale getirilmişti. Misyon sahibi iktidara göre zaten bunları söylemekte kafatası milliyetçiliği idi. Türkiye Cumhuriyeti Dışışleri Bakanı Kerkük'ü tarif ederken ''burası Irak'ın küçük bir modelidir'' diyordu. Yani Britanıca ansiklopedisi dahi yanlış bilgi veriyordu. Aslında Kerkük bir Türkmen şehri değildi(!). Kürtlerin, Arapların ve Türkmenlerin yaşadığı küçük bir Iraktı. Gözden çıkarılmışlık bu kadar açıkça da söylenmezdi. En azından bir pazarlık payı bırakılırdı.

Yukarda bahsettiğim politika yıllarca bu millet üzerinde uygulana gelmiştir. Bunun sonucu olarak resmin tümüne baktığınız zaman kafatası milliyetçiliği ve Turancılık büyük suçu (!) ile yaftalandırılmaktasınız. 4 Temmuz 1776 tarihinde devşirme insanlardan kurulmuş bir ülkede kimi Hindu kimi Yamyam kimi bilmem ne bela insanların, toplanarak ülkelerinin bütünlüğü ve birliği lehine slogan atmaları spontane ve naturel bir gelişim olarak değerlendirilirken 4000 yıldır birlikte yaşadığı topraklarda kardeşin kardeşi düşünmesi ve onun için üzülmesi ise büyük bir suç olarak gösterilmektedir.
Bakınız Milletin tanımı Viki sözlükte şu şekildedir: Millet geçmişte bir arada yaşamış, şimdi bir arada yaşama inancında, istek ve kararında olan; aynı vatan ve o vatanın maddi ve manevi değerlerine sahip çıkan; aralarında Din , dil, kültür, tarih ve duygu birliği olan insanların oluşturduğu toplumdur(1).
 

Açıklamayı biraz genişletecek olursak Millet kelimesi Türkler açısından:
 

1. Geçmişte bir arada yaşamış olmak maddesi için yukarda bahsettiğimiz 4000 yıl yeter kanaatindeyim.

2. Şimdi bir arada yaşama inancında, istek ve kararında olmak. İşin püf noktası olduğu için bu konuya sonra döneceğim.

3. Aynı vatan ve o vatanın maddi ve manevi değerlerine sahip çıkmak. Burada Türklerin vatanı neresidir sorusu karşımıza çıkmaktadır. Türklerin yani Ot-Oz ların esas yurtları Büyük Anadölü Kıtası'dır. Esas manası Ana rahmi demek olduğu gibi gün doğusu toprakları anlamına da gelen bu coğrafya Ankara'dan Kore'ye kadar uzanmaktadır(2).

4. Din, dil, kültür, tarih ve duygu birliği olan insanların oluşturduğu toplumdur.
Bu açıklamalar ışığında Türkler'in bir millet olma özelliğini yıkmak için saldıracağınız tek bir madde kalmıştır. Diğer maddeler üzerinde de çalışma yapabilirsiniz. Lakin çok fazla bir şey elde edemezsiniz. Fakat bir arada yaşama inanç, istek ve kararı çok kolay altı oyulacak bir maddedir ve yıllardır üzerinde manüplasyonlar hiç bitmeden devam etmektedir. Önemli de mesafe katedilmiştir.

Günümüzde bir millet olma arzusunu taşımak önemli bir handikaptır. Aslında sistem kendisi içinde paradoksa düşmektedir. Bizlere bilimin ışığından ve yolundan ayrılmama eğitimini kendisi veren sistem; bütün bilimsel araştırmaların sonucunda ulaştığımız sonuç olan milletimizin Türk Milleti devletimizin ise Ziya Gökalp'ın söylediği üzere''VATAN NE TÜRKİYEDİR TÜRKLERE NE TÜRKİSTAN VATAN BÜYÜK VE MÜEBBET BİR ÜLKEDİR TURAN'' bilimsel gerçeğini reddetmemizi istemektedir. Bu konuda her gün yeni bir adıma imza atan siyasi iradenin hangi amaca ve zihniyete hizmet ettiğini tahmin etmek güç olmasa gerekir. Anadolu Türklüğü ne yazık ki sıfır noktasına gelmiştir. Emperyalistler ve yerli işbirlikçilerinin bu aşamadan sonraki amacı ise bizi negatife düşürmektir. Bunun içinde gerekli lojistik çalışmalar yıllar önceden hazırlanmıştır. Bizim için yol ayrımı zamanıdır. Çünkü Anadolu Türklüğünün 22 Temmuz'da vereceği büyük sınav da eğer mevcut siyasi tablo da bir değişiklik olmazsa yakın zamanda yasaklanacağı kuvvetle muhtemel olan büyük önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK'ün ''Ne Mutlu Türküm Diyene'' sözünü şimdilik söyleyebileceğiniz kadar çokça söylemekten başka yapabileceğimiz bir şey kalmamıştır. Sağlıcakla Kalın.
1.http://tr.wikipedia.org/wiki/Millet
2. Tunçderililer, Haluk Cemil Tanju, İstanbul matbaacılık A.Ş. İstanbul-1969, s:43

 

 

 

 

 

 

 

 

ZİYARETÇİ  DEFTERİ    MUNAZİRE MUNBİRİ    GUESTBOOK

Giriş Yukarı Ağustos-2004 1.Sayı Eylül-2004 2.Sayı Ekim-2004 3.Sayı Kasım-2004 4.Sayı Aralık-2004 5.Sayı Ocak-2005 6.Sayı Şubat-2005 7.Sayı Mart-2005 8.Sayı Nisan-2005 9.Sayı Mayıs-2005 10.Sayı Haziran-2005 11.Sayı Temmuz-2005 12.Sayı Ağustos-2005 13.Sayı Eylül-2005 14.Sayı Ekim-2005 15.Sayı Kasım-2005 16.Sayı Aralık-2005 17.Sayı Ocak-2006 18.Sayı Şubat-2006 19.Sayı Mart-2006 20.Sayı Nisan-2006  21.Sayı Haziran-2006  23.Sayı Temmuz-2006  24.Sayı Ağustos-2006  25.Sayı Eylül-2006  26.Sayı Ekim-2006  27.Sayı Kasım-2006  28.Sayı Aralık-2006  29.Sayı Ocak-2007  30.Sayı Şubat-2007 31.Sayı Mart-2007 32.Sayı Nisan-2007 33.Sayı Mayıs-2007 34.Sayı Haziran-2007 35.Sayı Temmuz-2007 36.Sayı Ağustos-2007 37.Sayı Eylül-2007 38.Sayı Ekim-2007 39.Sayı Kasım-2007 40.Sayı Aralık-2007 41 Sayı Ocak-2008 42.Sayı Şubat-2008 43.Sayı Mart-2008 44.Sayı Nisan-2008 45.Sayı Mayıs-2008 46.Sayı Haziran-2008 47.Sayı Temmuz-2008 48.Sayı Ağustos-2008 49.Sayı Eylül-2008 50.Sayı Ekim-2008 51. Sayı Kasım-2008 52. Sayı Abone İşlemleri TEBRİK MESAJLARI Gazete Bayilerinde Künye