|

Ötkür, vatanın birbirinden güzel
şehirlerini de övmektedir. Bunlar; meyveleriyle ünlü Kuçar, Satuk Buğra
Han'ın sarayının bulunduğu Kaşgar, tâ ezelden beri payitaht sıfatını
yitirmeyen Turfan'dır. Vatan, bu millete ana gibi sahip çıkan ve ona şefkat
gösteren Türkistan"dır. Ötkür, halka seslenerek böylesine yüce vasıflı bir
vatanın sahibiyken niçin başka vatan aradığını sorar:
Mevenin teşna'i bolsan, Kuçar Hanin
bar,
Buğra babannin ordasi Kaşgar canin bar,
Ta ezeldin payitehtin şu Turfanin bar
Tukkan anan, tac ve tehtin Türkistanin bar
İmdi yene kimler üçün ''sitan'' isteysen?
Ötkür, şiilerine ilham kaynağı olan
Tarım'ı da övmektedir. Tarım, Kevser suyunu aratmayacak güzelliktedir. Bu
güzel vatan için çekilen zahmetler boşa gitmeyecektir. Ötkür, bu kez böyle
cennet vatana sahip olan milletin niçin başka vatan aradığını sorar:
Tarimnin kaysi suyudin Kevseri yahşi,
Tutma kulak her ğerzge gepleri yahşi,
Bilsen idin emgekinnin eseri yahşi,
Hemmidin mu şu vetennin ekşeri yahşi,
Cennet mekan sende turup, maka istem sen?
Bu şiirde Ötkür, vatan hainlerine de
seslenmektedir. Bu vatan, insanı büyütüp hayata hazırlayan ana gibidir. Seni
korumak için göğsünü düşmana tutan ve parça parça yaralara bürünen bu vatana
nasıl hıyanet edersin, niçin başka vatan istersin?
Şu vetennin bağri seni kuçmağan madi,
Östürüp seni hayatka koşmağan madi,
Aylanıp kuşdek başindin uçmağan madi,
İmdi niçün başkadin veten isteysen?
Ötkür' e göre, bu vatanın mert ve
cesur yiğitlere ihtiyacı vardır. Vatanı düşmana karşı onlar müdafaa
edecektir. Bir insanın vatanını savunması, vatanını sevmesine bağlıdır.
Vatan sevmeyen bir Müslüman'ın imanı da yoktur. Vatan, her şeyden
değerlidir. Böyle bir sevgili varken başka sevgilinin ne lüzumu var!
Vetensiz bir mert yigitge cahan bolur
mu,
Yigitsiz veten mu yavdan aman bolur mu,
Atadin karğiş alğan iş asan bolur mu,
Veten süymes müsülümanda iman bolur mu,
Ötkür, BAYRAĞİM SEN SEN (l59) adlı
şiirde vatanın bir güç kaynağı olduğunu belirtmektedir. O, yorulduğunda,
güçsüz, kaldığında bütün desteğini vatandan almıştır. Vatan, bir ana gibi
onu kucaklamış ve teselli etmiştir. Vatan, aynı zamanda, Ötkür'ün ilham
kaynağı olmuştur.
Abdurrahim Ötkür’ün Şiirleri-I
Dr. Hülya KASAPOĞLU-ÇENGEL
Sayfa: 64,65
Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları
Türk Edebiyatı Dizisi: 26
|
UYGUR MUTFAK
KÜLTÜRÜ |
|
Uygur Mutfağında Helvalar |
|
KAYMAKLI HELVA
Malzemeler
2 yemek kaşığı taze kaymak
1 çay bardağı sıvı yağ
2 yeme kaşığı un
4 yemek kaşığı şeker
1 çay bardağı su
1 çay bardağı çekilmiş ceviz veya fındık
Yapılışı
Bir çay bardağı suya 4 yemek kaşığı şekeri ilave etmek sureti ile
şerbet hazırlayın. Un hafif kahverengini alıncaya dek kavurun,
kaynamakta olan şerbeti ilave edin, helva kıvama gelince cevizi
ilave edip 5 dk kısık ateşte demleyip soğuyunca minik kalıplara
doldurup şekillendirin üzerine kaymak döküp servis yapın.
NİŞASTA HELVASI
Malzemeler
1 yemek kaşığı tereyağı veya bir çay bardağı sıvı yağ
2 kaşık buğday veya mısır nişastası,
4 yemek kaşığı şeker
1 çay bardağı su
Yapılışı
Nişastayı orta ateşte kavurun, öte yanda kaynamakta olan şerbeti
kavrulmakta olan nişastaya ilave ederek ateşi hızlandın devamlı
olarak karıştırın, helva koyulaşmaya başlayınca, ceviz veya fındık
ezmesi ilave ederek kısık ateşte 4-5dkdemleyin, sıcak servis yapın.
UN HELVASI
Malzemeler
1 yemek kaşığı margarin veya tereyağı
2 yemek kaşığı beyaz un
4 yemek kaşığı toz şeker
1 çay bardağı su
Yapılışı
Şekeri suyu ilave ettikten sonra şerbet kaynamaya devam ederken, öte
yandan ısınmakta olan yağa un ilave ederek hafif pernbeleşinceye
kadar kavurun, ateşi yavaşlatarak kaynamakta olan şerbeti ilave
edip, ateşi hızlandırarak birkaç dk hızla karıştırın, helva
koyulaşınca ateşi kısıp 5 dk. Demleyin servis tabaklarına koyup
üzerini ceviz ve tarçın ile süsleyip servis yapın.
Nur'âlâ GÖKTÜRK
Geleneksel Doğu Türkistan Uygur Mutfak Kültürü
İsteme Adresi:
İstiklâl Gazetesi: 0352 338 58 97
E-posta: istiklal@istiklalgazetesi.com.tr
|
|
|
| |

Özgürlük ve
Bağımsızlık
Gözyaşları
İle Elde Edilemez
İstiklâl Mücadelesi (26)
Azimet
Onlar
her şeyi biliyordu. O halde kendilerini niçin ölüme attılar? Sebebi:
Bu milletin, hu halkın sivrisinek olmadığını, insan olduğunu,
ezilirse sonunda ses getireceğini, Çin hâkimiyetine anlatmak istedi.
Bu maksadı anlatmanın bütün yollan başkaları tarafından denenmişti.
Ama Çin hâkimiyeti de anladı. Uygur annelerin her zaman "buyur" diye
Çinlilerden emir bekleyen kullar değil, ölmeyi ve öldürmeyi bilen
yiğit çocuklar doğurabileceğini anladı. Gerçi 1980 yılından beri
Doğu Türkistan'ın her yerinde bu tür hareketler çok görülmüş olsa da
tesir yönünden böyle gücü olmamıştı. Barın'ın üç tür tesiri vardır:
1. Doğu Türkistan Halkına Olan Tesiri: 1949 yılının sonunda Doğu
Türkistan'a giren Çin komünist ordusu şehirlere, köylere, hizmet
grupları adıyla girmeye başladı. İste o zaman Barın'a ve Barın gibi
çok köye hizmet grupları gelmişti. "Biz sizi azat etmeye geldik."
diye kendilerini tanıttıklarında köy halkı ayak dirememiş, evlerini
boşaltıp onlara vermiş, yedikleri en güzel yemekleri onlarla
paylaşmışlardı. Çin askerleri, "bu günden itibaren size zulüm
olmayacak, mutlu yaşayacaksınız" dediklerinde saf, biçare halk
sevincinden ne yapacağını şaşırmıştı. Gençler ise bu hizmet grubu
ateşe girse ateşe, suya girse suya girecek hale gelmişti. Bugün bu
insanların çocukları, yine Çin Komünist Partisinin tabiriyle "kızıl
bayrak altında doğup, kızıl bayrak altında büyüyen" gençler ellerine
silâh alıp anne-babaları-na karşı gelerek yurda giren bu askerlere
mermi yağdırdı. Silâh gücüyle onları yurttan sürüp kanları pahasına
neden onları öldürdüler? Anne babalarının ümit bağladığı bu
askerlere karşı neden evlâtlarında bu kadar güçlü öç alma duygusu ve
nefret uyandı?
Devam Edecek
 |
|
| |
|
|
|
|