Yukarı
ŞEN OZAN
Prof.Dr.T.Gülensoy
Prof.Dr. M. Metin Karaörs
Prof. Dr. S.Mahmut Kaşgarlı
Yrd. Doç. Dr. İklil Kurban
Selahattin Tekizoğlu
Hızırbek Gayretullah
Av.Sadun Köprülü
A. Şekûr TURAN
A.Mecit Avşar
Dr. Fatih KARAYANDI
Baybars Gülensoy
Müge Çetinkaya
Erkinbeğ Uygurtürk

 

 

TEMEL den ---ŞEN OZAN

 

 

Hâl-i  Pür Melâlimiz4

( Temel’den gelen mektup. 4)

 

Ne yaşına baktık ne de başına
Zil bağladık birbirinin peşine
Devam ediyoruz kör dövüşüne
              Şayet merak eden varsa hâlimiz
              İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Millete saygının tozu kalmadı
Mukaddes duygunun özü kalmadı
Millî mefküre' nin izi kalmadı
            Şayet merak eden varsa hâlimiz
            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Evler mülk dolu ya, beyinler bomboş
Bu sebeptendir ki gidişat nâhoş
Başlar ayaklaştı , ayaklarsa baş . . .

             Şayet merak eden varsa hâlimiz
            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Eski gönül saraylarımız şimdi
Her biri bitpazarlarına döndü

Yani bir çeşit çöplüğe büründü
            Şayet merak eden varsa hâlimiz
            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Mide' ye gıda bol , ruha gıda yok . . .
Yine bu sebepten nobran surat çok
Ve hep bunun için selâm veren yok

           Şayet merak eden varsa hâlimiz
           İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Bu toplum maganda sektörü kurdu ! . .
Ne zararı ne de kârını sordu
Gide gide en son buraya vardı
            Şayet merak eden varsa hâlimiz
            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

“ Nohut oda , bakla sofra aklımız . . . ”
Hem en derinimiz ve en köklümüz . . .
Nihayet bozuldu toplum şeklimiz
          Şayet merak eden varsa hâlimiz
          İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Adı futbol olan din icat oldu ! . .
Bilmiyorum peygamberi kim oldu
Yüce dinimizse “ çağ dışı “ kaldı

            Şayet merak eden varsa hâlimiz
            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Kazıklar , direkler hepten iyiler . . .
Kazmalar , kürekler toptan iyiler . . .
Zalim taş yürekler zaten iyiler
            Şayet merak eden varsa hâlimiz
            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Yeni idaremiz ise eh işte
Tek işsiz koymadı baldız , enişte
Kırk yıl yokuştayız , bir gün inişte
            Şayet merak eden varsa hâlimiz
            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Uzunca bir zaman durdu herifler
Turnayı gıcından vurdu herifler
Sonra halktan hesap sordu herifler
            Şayet merak eden varsa hâlimiz
            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Teröre karşı da hep nutuk attık . . .
İcraatın planında top attık ! ! !
İcraatı uyku eyleyip yattık . . .

           Şayet merak eden varsa hâlimiz
           İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Herkesi fişledik , tutanak , zabıt
Kızın adı “ Okşan ” oğlanın “ Avut ”
Ölene hediye kefenle , tabut . . .
           Şayet merak eden varsa hâlimiz
           İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Cümle kodesleri toptan boşalttık
Bütün karaları beyaza kattık . . .
Eşkiyalar kaçtı , maktulü tuttuk
           Şayet merak eden varsa hâlimiz
           İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Ötesini boş ver, hikâye , maval
Asayış şöylece oldu berkemal
Sivillere kaval , askere çuval . . .
         Şayet merak eden varsa hâlimiz
         İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Conilere diyemedik “ kısa kes . . . ”
Sormamız gereken soru bu esas
Türkiye' ye hep “ NO ” her tarafa “YES ”

          Şayet merak eden varsa hâlimiz
          İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Şu bölgede bir gün almadık nefes . . .
Onun için bittik olduk mülevves
Gayrı yaşamaya kalmadı heves
         Şayet merak eden varsa hâlimiz
         İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Yiğitliğe destan yazan kalmadı
Adaletsizliğe kızan kalmadı
Doğru dürüst bir Şen Ozan kalmadı

         Şayet merak eden varsa hâlimiz
         İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

 

 

 

 

Hâl-i  Pür Melâlimiz3

( Temel’den gelen mektup. 3 )

Gönüller bozuldu, muhabbet çöktü
İtimat bozuldu, saadet çöktü
Şahsiyet bozuldu, cemiyet çöktü
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i  pür melâlimiz

Kime dua etsek üç gün yaşıyor ! . .
Ölürken de tepeüstü düşüyor
Duyan    “ nasıl dua ”  deyip şaşıyor
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Kimi  “ dayı ” diyor,  kimisi  “ abi “ Dereyi karşıya geçerken gibi  . . . ” 
Durumumuz aynen mayın merkebi . . . 
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Bizler şu sebepten eridik, bittik :
Cehalete resmen kanaat ettik
Maalesef  bu noktadan kaybettik
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Kurtulmamışta KURTULUŞ aradık
Yani, kelin percemini taradık . . . 
Tersinden oluştuk, tersten türedik
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Şefkati unuttuk, şiddet başlattık
Hilm ' den çok uzakta hiddet başlattık
Cinnet denilen bir illet başlattık
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Yazık oldu, silindi yüz akımız
Bozuluyor Türk Aile dokumuz
Bozuluyor Millî Devlet yapımız
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Gençliğin düşünce dünyası sıfır
Hem akıl, hem şuur dünyası gırgır
Gram ağırlık yok, her yönü fırfır
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Duygu dünyaları olmayan gençlik
Mânevi kültürle dolmayan gençlik
Bir tek vakit namaz kılmayan gençlik
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Disiplinsiz hürriyetin ürünü . . .
Ne günü düşünür,   ne de yarını
Tarih kaydetmedi böyle türünü . . . 
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Bazan   “ kara gözlüklüler ” gelirler
“ Çaklı, çuklu ”  bir sepet söz verirler . . .
Söz vererek işimizi görürler !!!
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Nutuk yiye yiye nutukla dolduk . . . 
Gönül planında Lût Çölü olduk
Ahlâk notu sıfır,  sınıfta kaldık
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

“ Pres bey “  aklına geleni basar 
 ağızdan  ishalli,  her şeyi kusar . . .
Ağzı var,  dili yok garipler susar 
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Rezaleti dört tarafa yaydılar
Pisliğin adını “ sanat ” koydular
Sanatında temelini oydular . . .
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Yapma burun, takma burun hatunlar. . .
Yani ekrandaki malûm kadınlar . . .
Onların yüzünden çöktü budun' lar
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

“ Sanatçı danalar ” Yunanlı arar
Biri bırakmadan öbürü sarar
Hâlleri hep it usülü tam karar
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Donunu çıkaran  “ sanatçı ” oldu
Bu yüzden memleket  “ sanatçı ”  doldu
“ Beşinci kol basını ”  da  yem buldu . . .
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Mandacı basın' la gelişti bunlar
Mandacı basın' la oluştu bunlar
Mandacı basın' la yılıştı bunlar
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Sanatçısı bol ise bir milletin
“ Sırtı yere gelmez ” derler,  devletin
Bizse boğulduk içinde zilletin
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Bizleri bu hâle koyan adiler
İnsan kılığında aslı kediler
Dinsizlikte şeytandan çoook katılar
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

Birimiz aç ölür bakar kırkımız
Kırkımızdan bir tüy dökmez kürkümüz . . . 
Şen Ozan' ım “ böylemiydi ırkımız  ? ” 
	Şayet merak eden varsa hâlimiz
	İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

 

 

Hâl-i  Pür Melâlimiz 

( Temel’den gelen mektup. 2 )

 

Son mektubundaki sorduklarına

Bilumum kafa yorduklarına

Bunlar hep cevaptır yazdıklarına

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

Tütünümüz malûm ,  bir çeşit yasak

Fındığa para yok götürüp satsak

Fabrika da yokki gitsek çalışsak

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

Fındık dedikleri şu bizim finduk

Bir kuruş etmiyor , uşağum yanduk

Şimdikilere de . . .  boşa inandık

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

Hastane de rehin kalır ölümüz

Yokluktan ölüme mahkûm dirimiz

Böyle gelir böyle geçer günümüz

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

Otuz milyon , diğer otuza kefil

Otuz otuz altmış , tamamı sefil

Kalan on milyonun her birisi fil. . .

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

Akılda, fikirde Himalaya’ lar

Bir ömür bal tutar ve parmak yalar

Yalamak ne demek ,  balda yatarlar

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

  Papaz yahnisi’ yle , imambayıldı . . .

Yiye yiye içim dışıma geldi

Başka da bir şey yok , bize bu kaldı

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

 

Gafı gediğine koyanlar burda

İdrarla taharet alanlar burda

Akrepler , ciyanlar , yılanlar burda . . .

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

Sağda bol yılan var biri de BABA

Hani BABA   denen şu kaba saba

Afrika’ ya gidin   diyor mutlaka

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

BABA   dedikleri piton yılanı

Televizyonlardan verdi fermanı :

Yurt etmeliymişiz Arabistan’ ı

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

Kurtaracakmış islâmdan vatanı

Seksen yaştan sonra buymuş planı

Herif, Türkiye’ nin KULUX-KLAN’ ı

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

Mason diyenlere davranıyorduk . . .

İftiradır diye inanmıyorduk . . .

Demekki tersini savunuyorduk ! ! !

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

Necasetli çömlek,  bizim tarafta . . .

Ayarsız dümbelek,  bizim tarafta . . .

Ham devrimci kelek,  bizim tarafta

           Şayet merak eden varsa hâlimiz

           İşte böyle hâl-i  pür melâlimiz

 

Pusulasız gemi ummana daldı

Nefsi şeytan gemi azıya aldı

Aklı iman resmen yollarda kaldı

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

Kot pantollarına adam diyoruz ! . .

Haram, helâl ne bulursak yiyoruz

Milletçe irtifa kaybediyoruz

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

Çoğunluğu haktır zannedenler var

Kalabalıklara uyanlar davar

Bu “ itikat ” ile bir ömür savar

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

Bazısı namusu kovdular aya . . .

Her iki dünya da kaldılar yaya

Modern medeniyet böyleymiş güya

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

Dayaktan  sorumlu bakan türettik . . .

Kıyaktan  sorumlu bakan türettik

Hiç yoktan  sorumlu bakan türettik

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

 

Hâllerimiz böyle böyle olunca

Hayatımız karınca kararınca

Şimdi bıyıkaltı gül ince ince

            Şayet merak eden varsa hâlimiz

            İşte böyle hâl-i pür melâlimiz

  

Hormonla şişerek   “ büyük “  olanlar

Sırtımızda kene ve yük olanlar

İnan, Şen Ozan’ ım  her zaman bunlar

           Şayet merak eden varsa hâlimiz

           İşte böyle hâl-i  pür melâlimiz

 

 

 

TURAN

 

Saygının, sevginin, enginliğin, ufkun, derinliğin, cömertliğin, mertliğin kısacası yüce ruhluluğun  tâ  kendisi .   İli, Adıyaman ve adı

               TURAN

Sevinci yüzünde, hüznü gönlünde, umman olan kalbi imanla dolu .  Nefsin ve şöhretin düşmanı,  himmeti yüce,  sabrı bol,  vakti yok . . .   Şükrü çok,  düşüncesi derin,  tabiatı yumuşak,  insanları üzmeyen,  mevladan gayrısından istemeyen,  görünüşte halk ile hakikatte HAK ile . . .   İsmine sevdalı. . .  İsmine vurgun. . .  İsmiyle müsemmâ ve ismine hayran . . .

               TURAN  

Gözleriyle konuşan . . .   Gözleriyle yazan . . .   Söze mecbur kalmadıkça konuşmayan  Diller bağlanmalı,  gözler konuşmalı ”  diyen ve öyle de yapan, tamamen susan . . . Konuşanlara  inat,  konuştuğunu zannedenlere ders olsun diye, susarak konuşmayı öğrensinler diye   HOCA lığını   bir başka lisanla icra ediyor. . .

              TURAN  

Sen hep âşık idin yüce ALLAH’ a

Gayrılara sevda duymadın  hocam

Bizden selâm söyle RESULULLAH’ a

Fakat;  öpecek el koymadın hocam . . . 

Almanya’ nın özellikle güney bölgelerinde yüce hizmetleri olan Turan hocam , Adıyamanlıdır.  Memleketinde  ülkücülerin  tamamının ortak kararıyla  Adıyaman İl Başkanı seçilir ve  İdare heyetiyle beraber Ankara’ ya  Genel Merkeze gider.  Türkiye’ nin ikinci  PKK sı olan trafik terörüne yenilir maalesef . . .

 Turan hocam kanser hastasıydı.  Kanser illetini yendi fakat trafik PKK’ sını yenemedi. Trafik kanserini yenmek nasip olmadı . . .

 Adıyaman ilimizin kıraç topraklarında yetişen ulu bir çınardı. Kara bahtlı Esir Türklerin kara bahtlı yâri yaranıydı.  Bir yanı Yunus,  bir yanı Yavuz olan dâvâ eri ve eroğlu er olarak yaratılmıştı . . . 

Bülbülün kırk tane türküsü varmış
Herbirinde yârdan haber sorarmış 

Merhum hocam, bir gün misafirim olmuştu.  Konumuz malûm olduğu gibi başta Doğu Türkistan olmak üzere bütün Türk Dünyası idi. Dört çeşit Türk Dünyası haritası masasının üstündeydi.

Türk Dünyası’ nın neresinden bahsetsem hocamın eli otomatik ayarlanmış gibi oralarda dolaşıyordu ve resmen ezberindeydi Türk Dünyası . . .

 Sohbetimizin sonuna doğru ben :    “ Hocam, bütün ülkücüler  300 milyonluk Dünya Türklüğü’ nün  adreslerini tek tek ezbere bilmek zorundadır. . .  dedim .

Turan Hocam :   “Ne o üstdadım! Yoksa ezbererimi beğenmedin mi  ? “  dedi ve karşılıklı biraz gülüştükten sonra yüz hatları tamamen ciddileşti. Tanrı Dağlarında fırtına başlamışcasına bir manzara oluştu  yüz ifadelerinde. . .  gözleri daldı gitti ve gönül dünyasının derinliklerinden koparak gelen bir samimiyetle bir o kadar da kararlı bir ses tonuyla  “ Haklısın üstadım. Hem de yerden göğe kadar haklısın.  Büyük bir imtihandayız .  Yüce  Rabbim bu imtihanı kazanmayı bize ve bütün ülküdaşlarımıza nasip eylesin. Yoksa, Allah divanında yakamızı kurtaramayız. Müsade eder misin bir sigara yakmak istiyorum. Pek akıllı adam işi değil ya, bırakamıyoruz işte . . . 

Ben devreye giriyorum ve içinde  bulunduğu ruh hâlini biraz olsun yumuşatmaya çalışyorum.  “ Hocam, akıllı olan ülkücü mü olur hiç; Allah aşkına ??? !!! ”  diyorum ve tekrar gülüşüyoruz.

O, konudan kopmuyor  ve    “ Üstadım,  adınızı duyduğum veya sizi gördüğüm her yerde Doğu Türkistan’ı  yâd ediyorum ve çok yerlerde de anlatmaya çalışıyorum.   Destur verin gideyim de yavru vatan Kıbrıs’ ta nasip olmayan şehitlik;  belki Anavatan Doğu Türkistan’ da nasip olur.  Allah senden razı olsun.  diyor. 

“ Hocam, sayenizde yüzlerce evladımız  “ Bismillahirrahmanirrahim  diyor. Yüce Rabbim senden de razı olsun.  Teşkilat hayatında bunların hepsi birbirinden mühim ve birbirinden ayrılmaz konulardır.  Biri olmadığında diğeri yarım kalır. diyorum.

 “ Doğu  Türkistan’ da kurtulur elbet

Rabbim, ona mutlak koymuştur mühlet

Kaşgar’ ı , Hoten’ i  gezeriz sabret. “

Dedin de, sözünde durmadın hocam !!!  

 

Doğu Türkistan’ ın yanmış bağrına

Biz merhem oluruz senin yerine

Çıkacağız Atayurdun seyrine

Sabredip, bekleyip, durmadın hocam

 

“  Vazifesinin başında ölenler şehit olur. “

“ Hak yolda ölenlere ölü demeyiniz “ şeklindeki yüce sözler tek tesellimdir.

 

Uzun zamanlar  Friedrichshafen  şehrinde kalan ve aileden biri olan Turan hocamın kadim dostlarını arıyor ve düşüncelerini soruyorum : 

 

“ Karşımdaki insanı kırarmıyım korkusuyla ;  kelimeleri seçerek konuşan ,  insanları üzmemek için mayın tarlasında yürüyen uzmanın hassasiyetiyle hareket eden, bir insanın arkasından söz etmek takdir buyurursunuz ki  oldukça zor bir iştir . . . 

Şu an gönlüm yıkık, dökük, gözlerim dolu dolu ve ellerim titreyerek bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Turan hocam için ne yazsam eksik olacak, bunu da bile bile yazıyorum . . .  Öncelikle şunu hâsseten belirtmek istiyorum. Kendini dâvâ adamı zanneden ve hakikatte tava adamı olanlar. . .  üç günde üçyüz kez fikir (!) değiştiren  ‘fıkır fıkır’ lar. . .  Turan olduğu kadar umman olan o aziz, o merhum, hocamı, hayatlarında bir kere olsun görebilselerdi. . .  Başbuğa bağlı, taşıdığı ismin şuurunda, yiğit, başı dik, genleri Yavuz ve Yunus’ tan. . .  Paraya, pula, dünya mallarına değer vermeyen,  bu necip milletin has evladı. . .  Mekânın cennet, komşun Hz. Muhammet (s.a.v) olsun. Amin. ”           Mustafa BAYIN

 

Turan hocam, hastaya ilâç gibiydi. Adı ile müsemma bir serdengeçti idi. 1974 Kıbrıs Barış Hareketi’n de gazi; inandığı dâvâmızın divanesi yine aynı dâvânın uğrunda şehit olmuş,  çağımızın Ulubatlı Hasan’ıydı. Hayatım boyunca rahmetle anacağım. Mekânı cennet olsun. Amin.                                                                               Hasan CAN

_____________________________________________________________________ 

“ HAK’ tan geldik ve O’na döneceğiz. Buna imanım sonsuz. Yine de  bir tuhafım . . . Söz etmekten acizim vesselam . . .  Turan hocam ciddi bir Turancıydı. O başka bir dünyanın insanıydı !!!  Böyle bir ummanı nasıl ifadelendirebilirim, nasıl izah edebilirim? Hira’ dan , Tanrı dağına kadar olan coğrafyayı gönlüne sığdırabilmiş bir şahsiyettir o . . .   Bütün Türk İslâm Dünyası ‘nın başı sağ olsun.  Mekânı cennet olsun . ”                                                                                            Ali GÜNGÖR

 

“ Son derece muhterem, aziz ve saygıdeğer Turan hocam için şunu söylemek istiyorum :  Terbiye, nezaket, zerafet , hayâ, ahlâk, gibi kelimeler neleri ifade ediyorsa; merhum hocamda bunların hepsi fazlasıyla mevcut idi .  Katıksız bir Türk milliyetçisiydi . Yurdumuzun güneyinde yerli ve yabancı ortak yapımı ne kadar oyun imal edilmişse ve ediliyorsa tamamını mükemmel tahlil ederdi . . .  Yüce Peygamberimiz  (s.a.v) komşusu olsun .”                                                                                       Safa ÇAKMAK

 “ Hira ve Tanrı dağlarının, Adıyaman ilimize sığdırılmış şekliydi Turan hocam . . .  O,  Gaspıralı İsmail. O, Kaşgarlı Mahmut.  O, Türk Birliği ‘ nin kara sevdalısı.  Doğu Türkistanlı merhum şairimiz Abdürrahim ÖTKÜR’ ün :

 Turan’ın bir ili var

Ve yalnız bir dili var

Başka dil var diyenin

Başka bir emeli var . . .   Şiirini dilinden düşürmeyen, adı gibi bir vatan evladı.

                                          Mekânı cennet olsun .”                 Bekir BİROL

  

Biz gurbetteki ülkücüler senden razıyız .  Yüce Rabbimde razı olsun. Hakkını helâl et hocam. Ruhun şad, mekânın cennet, komşun Hz .  Muhammet (s.a.v) olsun.

 Merhum Turan hocamın ruhu için ve bütün ümmeti Muhammetin geçmişleri için, Allah (c.c)  rızası için lütfen fatiha okuyalım .

 METİN OLMAK İÇİN GAYRET ETSEKTE

YİNE DE  “ALASKA  YAZI “  GİBİYİZ . . .

YAD ELLERİNDEKİ DOSTLARIN BİZLER

ANADAN AYRILMIŞ KUZU GİBİYİZ

 

 

Türkçenin susmuş Bülbüllerinden
ABDULVAHAP KOCAMAN

Gözleri Kürşat' tan
Rengi Kaşgar' dan
Sözleri Dede Korkut' tan
Duruşu Oğuz Han' dan
Kokusu Turan' dan
Başı sarıklı
Ayağı çarıklı
Kahraman edalı
Bozkurt sedalı

1970 yıllardı, bugünkü Türk Federasyonu'muzu kuran cemiyetlerimiz ( T. Fed- 1978' de kuruldu ) Türkiye' den halk ozanlarımızı davet ediyor ve bölge bölge “Vatana Hasret Günleri“ düzenliyorlardı.
Gelen âşıklarımızdan biride A . V. Kocaman üstad dır. Saz çalmasını bilmezdi. Sadece şiir söylerdi. Bir çok yarışmalarda aldığı madalyalarını mahalli elbiselerinin yakasına takar, muhteşem kıyafetiyle şiirlerini söyler ve dinleyenleri de her saniye de bin kez Türkiye' ye , Türk Dünyası'na getirir götürürdü !!!
Âşık Reyhani'yle yaptığı atışmalarda ise zaman zaman coşturur, zaman olur düşündürür ve zaman olur gözlerimizi buğulandırırdı.

İlk tanıştığımızda “ Bana bir şiirini söyle” dedi ve “ Evlat, seni çooook sevdim. Ömrün uzun olsun. Bu sanatı sakın bırakma emi. ” diye dua ve nasihat etmişti.
1930 yılında Kadirli ilçesinin Koçlu (Avluk ) köyünde dünyaya gelen Âşık Kocaman' ın, 500' ü aşkın şiiri vardır.

Yeni fehmeyledim sağ ile solu
Bilmeye calıştım gittiğim yolu
Kırk mağazam vardır rüzgârla dolu...
AVLUK dağlarında saltanatım var

Yoksulluk elinden hâlim pek yaman
Olamazlar benim gibi kodaman !..
Adım Abdulvahap soyum Kocaman
Koçlu köyü denen vilayetim var ...

Teşkilatın davetini emir kabül eden Kocaman bir başka şiirinde:

Türk evlâdi budur sana hitabım !
Seni yoktan yaratandan örnek al
İkra diyor, oku benim kitabım
Oku, öğren, sen Kur'an' dan örnek al

O kahraman ecdadından, atandan
Tarih boyu kan dökülen vatandan
Cephede kefensiz şehit yatandan
Vatana can veren candan örnek al

Bizim idi Acemistan, Gürçistan
Bulgaristan, Yunanistan, Türkistan
Türklüğü eyleyen dillere destan
Sen Kanuni Süleyman' dan örnek al
Altaylar' dan Viyana'yı kuşatan
Dünya nizamını kurup yaşatan
Plevne' den Gazi Osman Paşa' dan
Tarihe bak bu destandan örnek al
Aynı ırksın, aynı kansın, aynı soy
Aynı dilden, aynı dinden, ayni boy
Gel oğlum elini vicdanına koy
Ulubatlı er Hasan' dan örnek al

Ben bir Türk'üm, Türk'tür benim ecdadım
Ülkümün uğrunda ölmek muradım
Ben beni vatana kurban adadım
Abdulvahap Kocaman' dan örnek al


Vatan hainlerinin amansız düşmanı
olan Kocaman:

Kurtuluş ordusu kurmuş avanak
Kimi kimden kurtaracak bu bunak
Gözlerini patlatırım bana bak
Benim Bozkurtuma çatmasınlar haaaa

Kimisi Mao'cu, kimi Lenin' ci
Küfür vakonları, herbiri kinci
Şeytan sürüleri Urusçu, Çinci
Çatlak zurna gibi ötmesinler haaaa

Türkün ve Türkçenin aşığı Kocaman, Batı Müziğine “ Bataklık Müziği ” der ve onu icra edenlere de pek kızardı.

Sakalından astıklarım
Bıyığından kestiklerim
. . . . . . . . . . . . . . . . .
Cem Karaca, Barış Manço.

Diye feryat eder, o zamanlar hayatta olan ve şimdi her ikisi de merhum olmuşlardan sözünü esirgemezdi.
Tabii bu şiirler çok çok uzun şiirlerdir. Ancak , biz aklımızda kaldığı kadar yazıyoruz. Yürek şair yüreği olunca bazen akort değişiyor ve:

Döndü Dönmedi

Yaylaya gitmişti bir yaz zamanı,
Gülizar döndü de Döndü dönmedi.
Demek ki unutmuş ahtı-amanı,
Yaylacılar döndü , Döndü dönmedi.

Ben baktıkça o yılıştı yüz verdi,
Aşkımıza ümit verdi hız verdi.
Yemin etti sapasağlam söz verdi,
Demek ki sözünden döndü dönmedi.

Aşkıma inansa beni arardı,
Sevda çeke çeke benzim sarardı.
Tansiyonum düştü, gözüm karardı,
Sevdasından başım döndü, dönmedi.

İsmini andıkça ah çekerim ah,
Sevende mi, sevilende mi günah ?
Yep yeni bir ümit başlar her sabah,
Akşam üstü güneş döndü, dönmedi.

Evet şair Kocaman, “ davet edilirsem gelirim ” demişti ve öylece de Türkiye' ye döndü dönmedi !. . Birdaha da dönmemek üzere döndü dönmedi . . . Geçen yıl güzeller güzeli , yüceler yücesi Rabbimize döndü dönmedi . . . Kocaman' a, merhametliler merhametlisi yüce Rabbimizden sonsuz rahmet diliyorum.

“ Nasıl Kurtardık ” başlıklı şiirinin aynısını başta Doğu Türkistan'ımız olmak üzere bütün Türk İslâm Dünyasında yazmayı güzel Rabbim nasip eylesin. Amin.

NASIL KURTARDIK

İstiklâl Harbi' nde biz bu vatanı
Başı başa vere vere kurtardık
İnanmazsan git konuştur atanı
Kara günler göre göre kurtardık

Hiç unutma emeğini Ata' nın
Deden yok mu senin, şehit yatanın ?
Bütün çevresine nurlu vatanın
Cesetten ağ öre öre kurtardık

Türk kadını koştu kazma kürekle
Mermi çekti kucağında bebekle
Kara barut ile dolma tüfekle
Topa karşı dura dura kurtardık

Devletlerle açılmıştı aramız
Döğüşmekten başka yoktu çaremiz
İlâçsız doktorsuz kendi yaramiz
Gömlek yırtıp sara sara kurtardık

Pes etmedik devletlerin birine
Nöbet tuttuk subayından erine
Top, tüfek, mermi ve süngü yerine
Değneğinen vura vura kurtardık

Sırrımızı yâd ellere açmadık
Candan geçtik yurdumuzdan geçmedik
Kurşundan, süngüden dönüp kaçmadık
Göğsümüzü gere gere kurtardık

Yedi iklim, dört köşede, her yanda
Kim duymamış Türk' ü ulu cihanda
Kars'ta, Erzurum'da, Bitlis'te,Van'da
Yüz bin şehit vere vere kurtardık

Mehmetçik çarığı çekti sılada
Kaldı düşmanların başı belâda
Sakarya, İnönü, Çanakkale' de
Nice çember yara yara kurtardık

Girmek isteyeni sokmadık yurda
Set olduk, döğüştük kıyı, kenarda
Afyon'da, İzmir'de, Dumlupınar'da
Üçer beşer kıra kıra kurtardık

Bu Kocaman Türk' ün aslı nereli
Fatih, Yavuz, Alparslan' lar sıralı
Hedefimiz Akdeniz' dir ileri
Domuzları süre süre kurtardık

Abdulvahap KOCAMAN

 


 

Gönül kahvaltısı

 

Almanya'da ve Avrupa' da güzel faaliyetler oluyor.
Geçtiğimiz ramazan ayından evvel başlayan halk ozanlarımızın ve diğer sanatçılarımızın “ Vatana hasret ” programları bütün Almanya' da devam ediyor.
Bunların bazıları kurultay havasında geçiyor.

Ramazan dolayısıyla vize alıp gelebilen bir kısım ilâhiyatçı hoca efendiler bölge bölge yaptıkları ramazan sohbetleriyle Almanya'yı adım adım taradılar.

“ Gençlik Eğitim Seminerleri ” de bazı yerlerde yine “ Gençlik Kurultayı ” havasında geçti ve gelen tepkilerin hepside müspet olup, bütün bölgelerimiz ve cemiyetlerimiz programların tekrarının talebinde bulundular. Bu talepler yerine getirildikten sonra yönetici olan arkadaşlarımız için Eğitim seminerleri yapılacaktır. Üçüncü ve son safha olarak hanım kardeşlerimiz için de eğitim seminerleri yapılacaktır ve bu her yıl böyle devam edecektir.

Türk Federasyon Bülteni yeniden yayın hayatına başlamıştır. Teşkilât içi haberleri mensuplarına ulaştırma açısından bir başka güzellik oldu.

100' e yakın teşkilâtımızın binasını satın almış veya temelden yapıp bitirmiş olması, yani kendi mülklerinde oturuyor olmaları keyif verici farklı bir gelişmedir.

Bir kısım teşkilâtlarımız, okullarda başarıyı artırmak için çeşitli kurslar vermektedirler. Almanca kursları, bilgisayar kursları, Türkçe kursları, ayrıca saz kursları, dikiş kursları, yemek pişirme ( Türk mutfağı )kursları gibi güzel faaliyetler içindedirler.

Türkiye’nin her bölgesinden gelmiş insanlarımızın bölgelerine mahsus yemekleri pişirip ikram etmeleri, daha da ileri giderek bu yemeklerimizin renkli resimleri, tarifleri, hangi bölgemize ait olduğu ve mükemmel bir baskı ile ortaya çıkan yemek kitapları görülmeğe değer olduğu gibi mutfak kültürümüze de ayrı bir hizmettir. Alkışlanacak ve cidden saygı duyulacak bu çalışmalardan biri de Friedrichshafen cemiyetimiz deki Hanımefendilere aittir. Friedrichshafen deki bacılarımız GURBETTE SILA SORFASI adlı bir kitap yayınladılar. Farklı bölgelerimize ait 96 çeşit yemeğin renkli resimleriyle beraber tariflerinin tek tek yapıldığı ciddî bir çalışma. Bu eseri ortaya çıkaranları kutluyorum.

Adı geçen teşkilâtımızda her Pazar günü saat 11 de, çoluk çocuk toplu hâlde kahvaltı yapılır. Kahvaltıyı ağırlıklı olarak erkeklerin hazırlıyor olması farklı bir güzellik . . .
29.01.06 Pazar günü davetlerine katılıp, hep beraber kahvaltı yaptıktan sonra bir güzel de sohbet yaptık. Sohbetten sonra bir kardeşimiz: “ Ozanım, bir makale yazsanız ve başlığı da “ Gönül Kahvaltısı ” olsa uygun görür müsünüz . ” dediler. Uygun olmaz mı ? Aziz Dost ve kardeşlerim .

Teşkilatlarımızı zaman zaman dolaşıp ziyaret ettiğimde rastladığim güzelliklerden biride, birinci nesil ağabeylerimizden hatıralarını yazanlarla tanışmış olmamdır. 1960'lı yıllardan başlayıp gün gün düzenlice notlar tutulmuş ve kitap olarak ta basılmış. Okuduğumuzda kırk küsür yıl geriye gidip, ilk gelen neslin ne çileler çektiğini görüyorsunuz ve içinizden birşeylerin koparak gittiğini hissediyorsunuz . . . Anadolunun Mehmetleri, Ahmetleri lisan zorluğu dolaysıyla bir ekmeği isteyip almak için veya bir kilo meyveyi almak için istediğini karşı tarafa anlatabilmek için neler çektiğini, sıkıntıdan burnu kanadığını, baş ağrılarına yakalandığını, kahrından, hasretinden gizli gizli ağladığını, okuyunca sizinde gözlerinizin dolduğunu ve bugün gelinen noktaya baktığınızda Alman yüksek okullarında okuyan 40 bine yakın evladımızın bugün de ve yarın da herbirinin yüksek meslek sahibi olduğu veya olacağını düşündüğünüzde: “ OH YA RABBİM ŞÜKÜR ” diyorsunuz . . .

Evet yanlış anlamadınız , 40 bine yakın çocuğumuz yüksek okullarda okuyorlar.İstenildiğinde “iğne ile kuyu kazmak” mümkün müş diye düşünüyorsunuz . . .
Ben daha güzelini söylemek istiyorum. Bir kısım insanımız, çocukları okumadan, yetişmeden, gelişip şekillenmeden, bir meslek sahibi olmadan, hemde ciddi bir meslek sahibi olmadan Türkiye' ye yatırım yapmıyor, Almanya' ya yatırım yapmıyor artık . . . EVLADINA YATIRIM YAPIYOR . . .
“ Evladım iyiyse malı neylesin, evladım kötüyse malı neylesin . . . ” şuuruyla evlatlarına yatırım yapan Beyefendiler ve Hanımefendilerin varlığına şahit oldum çok şükür . . .
Beton ve taş yığınlarına yıllardır yapılan yanlış yatırımlar evlatlarımızı ikinci ve ücüncü plana itmişti . . . Bu yanlışı fark edenleri gördükçe ömrüme ömür katıldı . . .
VE BU YANLIŞI YIKMAK İÇİN BÜYÜK BİR AZİMLE ÇALIŞIYORUZ . . .

Camilerimizde veya mescidlerimizde binlerce evlâdımızın Kur'an öğreniyor, Kur'an okuyor, dinini öğreniyor olmasının ne demek olduğunu ayrıca anlatmağa lüzum yok sanırım.

23.04.06 tarihinde Herborn teşkilâtımızın düzenlediği 23 Nisan Bayramı'na Federasyonumzu temsilen katıldım. Güzel bir salonda Türk-Alman ve Türk Federasyon' un bayrakları ayrıca Atatürk' ün resmi baş köşede asılıyor. 6 -13 yaşları arasında 40 çocuğumuz, tertemiz giyimli ve pek disiplinli bir şekilde İstiklâl Marşımızı okuyorlar ve diken diken oluyoruz . . . Sonra da Alman millî marşını aynı güzellikte okuyorlar. 2000 civarındaki seyircilerin hepsi saygıyla dinliyoruz.
Millî marşlardan sonra bu 40 kişilik melek evlâtlarımız, yine hep bir ağızdan Türkiyem' i okuyorlar ve toplu hâlde bütün dünya çocuklarına uzun bir şiirli dua okuyorlar.
All.h' ım, öldürülen çocukları,
Ayırma cennetin den.
Nolur merhametini
Esirgeme hiç birinden .
Bizlerde gelince . . .
Ayırma birbirmizden . . . şeklinde uzun bir şiirli dua.
Bütün herkes, hatta sözlerini anlamadıkları hâlde Alman misafirlerimizin bile gözlerinin buğulandığına şahit olduk.

Komünist Çin' in devlet politikası gereği anne karnında iken katledilen Doğu Türkistanlı bebekleri düşündüm . . . Ve katledilen mazlum anneleri düşündüm . Sanki onlara atfen söylenmiş gibiydi bu şiirli dua . . .
Ey kızıl Çin ! ! ! Kalbimden geçenlerin milyarda biri sana yeter ! ! ! Ey Tufi, ey hırsız !!! Seninle her iki dünya da savaşım var, alçak . . .

Türkçe ve Almanca hatasız sunuculuk yapan kızlarımız salona ayrı renk kattılar.
Herborn Teşkilât Başkanı Ahmet Bey ve Siegen Teşkilât Başkanı Recep Beyin yetiştirdikleri halk oyunları ekipleri Kafkasya' dan, Karadeniz' e ve Güneydoğumuza kadar halk oyunlarımızı mükemmel oynadılar. Cemiyet Başkanlarımızı ve Hes. II. Bölge Başkanımız Mehmet Çelik Beyi üstün gayretlerinden dolayı tebrik ediyorum.

50 civarındaki büyüklü küçüklü iş adamlarımız organizeye maddî ve manevî destek vermişlerdir. Her birini tebrik ediyorum.

Alman siyasî parti temsilcileri ve Belediye Başkanı da destek verenler arasında bulunuyorlar. Bir ara “ Federasyon' dan mı geldiniz ” diye soruyorlar. “ evet “ diyorum ve kendilerini tanıtıyorlar. ( Tanıtma ihtiyacı hissediyorlar . . . ) Her zaman programlarımıza katıldıklarını maddi ve manevi destek verdiklerini söylüyorlar . . .

Ali Batman ve Aşık Ünal Baba Ocağı' na geldiler. Hoş geldiler. Var olsunlar. Sağ olsunlar .

Aralık 2005' te Danimarka' da intihar eden Uygur genci Merhum Burhan Zunun
“ Beni, Çin' e geri yollarsanız idam ederler “ dediyse de sözünü dinleyen olmadı. Hakimlerin “ geri gideceksin “ kararlarından sonra intihardan başka yol bulmayan garip kardeşlerimize, Danimarka Türk Federasyonu' na üye olan Ülkü Ocakları mensupları ve yiğit kardeşim Genel Başkan İlhan Esen Bey, sahip çıkıyorlar ve oradaki bir Müslüman mezarlığına bütün dini vecibeler yerine getirildikten sonra defnediyorlar. (Şubat 2006 İstiklâl Gazetemizde de yayınlandığı gibi ) Sayın İlhan Esen'i telefonla aradım, teşekkür ve dua ettim. İlhan Bey: Mahkeme kayıtlarını araştırdığını, şayet Merhum Burhan Zunun “ Beni Çin'e yollarsanız idam ederler . ” sözü, mahkeme kayıtlarda mevcut ise mahkemeyi mahkemeye vereceğini ifade ettiler. All.h, yâr ve yardımcınızdır aziz dost.

İSTİKLÂL GAZETESİ . Çok şükür, Seyretmek için değil de okumak için bir gazetemiz var diyor muhterem okuyucularımız . . . Kaliteli bir okuyucu kitlesi olan İSTİKLÂL' in , istikbali gün gibi açık . Okuduğunu anlayan , anladığını anlatan , nereye hizmet ettiğini bilenleri abone yapıyoruz . Ötekilere HAYIR dua ediyoruz . . .

Kime selâm verdim ise dünya da
Baktım, dertsizlikten derdi çok imiş . . .
Bin kere tersini anlatsalar da
Türkün Türk' ten başka dostu yok imiş . . .

TÜRKÜM MÜSLÜMANIM ELHAMDÜLİLLAH

Bindokuzyüzkırkdört Üç Mayıs günü
Türkün talihinin değişti yönü
Bütün milletimiz bilmeli şunu
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	Diyenlere dedirttiler illellah

Devran malûmların olan devrandı
Dinsizliğin hortladığı zamandı
O devir, her cihet duman dumandı
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	Diyenlere dedirttiler illellah

Otuzsekizlerden elliye kadar
Hâlimiz perişan, hâlimiz beter
Dövüldük,  sövüldük hem katar katar
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	Diyenlere dedirttiler illellah

Adalet, maalesef çürümüş gitmiş
“ Millî Şef “ elinde erimiş bitmiş
Feci manzarayı herkes seyretmiş
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	Diyenlere dedirttiler illellah

Kırklı yıllar barbarlığın yılıdır
Kırklı yıllar gaddarlığın yılıdır
Dinsizliği  ikrarlığın yılıdır
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	Diyenlere dedirttiler illellah

Vesikayla kefen bezi verdiler
Ölenden bir çeşit hesap sordular
Dağa, taşa mahkemeler kurdular
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	Diyenlere dedirttiler illellah

Yalan dünya işte hey gidi hey hey
Jandarmamız kur’ an’  topladı köy köy . . .
Kur’an’ lılar dayak yedi ay be ay
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	Diyenlere dedirttiler illellah

Kur’ an’ ı okumak yasak edildi
Okuyanlar hepten tutsak edildi
İşkenceler ile aksak edildi
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	Diyenlere dedirttiler illellah

Her kimin evinde Kur’ an var ise
Her kim ki  Kur’ an’a  mutî,  yâr ise
Her kim ziya saçan , ışık , nur ise
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	Diyenlere dedirttiler illellah

Düşmanı dost ile denk ederlerdi
Rusçu komünistler fink atarlardı
Ülkemizde bizlen cenk ederlerdi
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	Diyenlere dedirttiler illellah

Dedemi de  sırf bu yüzden dövdüler
Daireye sokmadılar kovdular
Adını da   “ İrticacı ”   koydular
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	Diyenlere dedirttiler illellah

İstiklâl gazisi olan dedemler
Her biri de  bana böyle dediler
Bu şekil davranmış alçak , âdiler
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	Diyenlere dedirttiler illellah

Dinsizliğin din olduğu yılların
Adaletin kin olduğu yılların
Koptu kıyameti cümle illerin
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	Diyenlere dedirttiler illellah

Ezan bile yasaklandı , o günler
Okuyanlar tartaklandı , o günler
Zincirlendi , tutuklandı , o günler
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	Diyenlere dedirttiler illellah
Şu gerçek üstünde kalmamalı kir
Camileri ahır yaptılar ahır
Türkçüleri yiyen işte bu kahır
 	 Türküm Müslümanım elhamdülillah
	  Diyenlere dedirttiler illellah

 

İcraatı Stalin’ ce   yaptılar
Bizi resmen Moskova’ ya sattılar
Hapislere , zindanlara attılar
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	 Diyenlere dedirttiler illellah

Ankara ,  EN KARA olduğu günler
Her zindan da vatan evladı inler
O  günleri  iyi  bilir  bilenler
	 Türküm Müslümanım elhamdülillah
	  Diyenlere dedirttiler illellah

Milliyetçi olan herkes toplandı
‘ TURANCI ’  dır  diye tek tek kodlandı
Ve aylarca tabutlarda saklandı
	 Türküm Müslümanım elhamdülillah
	  Diyenlere dedirttiler illellah

Başbuğum da tabutlara kitlendi
Maalesef bîtab düştü ,  bitlendi
Hastalandı , derdi bine katlandı
	 Türküm Müslümanım elhamdülillah
	  Diyenlere dedirttiler illellah

Başbuğum şer günde  ‘varım‘  diyendir
Başbuğum dar günde  ‘varım‘  diyendir
Başbuğum zor günde  ‘varım‘  diyendir
	 Türküm Müslümanım elhamdülillah
	  Diyenlere dedirttiler illellah

O kara günlerde var olduğundan
Din ve imanına yâr olduğundan
Milletine evlat,  er olduğundan
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	 Diyenlere dedirttiler illellah

Hiç bir zaman unutmadık All.hı
Türkçülerin  zaten buydu günahı  ! . .
Bu sebepten arşa ulaştı ahı
          Türküm Müslümanım elhamdülillah
           Diyenlere dedirttiler illellah

Kırkdörtlü yıllar ki zâlim yıllardı
Müsebbibi ise  malûm döllerdi  . . .
Kurbanlar hep bizim İSMAİL’ lerdi . . .
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
           Diyenlere dedirttiler illellah

Üç Mayıs’ ın bayramlığı şundandır !!!
İSMAİL’ e ulaşılan zamandır . . .
İSMAİL’ ce durduğumuz devrandır . . .
            Türküm Müslümanım elhamdülillah
	Diyenlere dedirttiler illellah

Mânen işgaldeydi aziz ülkemiz
Boğulmak istendi TURAN ÜLKÜMÜZ
Haykırdı zalime aziz  BİLGE ’ miz
           Türküm Müslümanım elhamdülillah
           Diyenlere dedirttiler illellah

Ruslarla, Çinlerle plan ettiler
Turancılığı suç ,  ilan  ettiler
Açık hakikati  yalan  ettiler
            Türküm Müslümanım elhamdülillah
            Diyenlere dedirttiler illellah 
“ Turan yasak ”  diyen nâçiz herifler
“ Turan yasak ” diyen  âciz  herifler
“ Turan yasak ” diyen ucuz herifler
             Türküm Müslümanım elhamdülillah
              Diyenlere dedirttiler illellah

ŞEREFLİ DÂVÂNIN ŞEREFLİ ERİ
Ölse de sözünden döner mi  geri
Mefküreme engel cümle serseri
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	Diyenlere dedirttiler illellah

Hedef komünist bir düzen kurmaktı
Türkçüleri tabutlukta kırmaktı
Şanlı tarihimden hesap sormaktı
	Türküm Müslümanım elhamdülillah
	Diyenlere dedirttiler illellah

Şen Ozan’ lar  dua etsin  Rabbine
Şu saatten  tâ  kıyamet  gününe
Girmesinler milletimin kanına
        TÜRKÜM MÜSLÜMANIM ELHAMDÜLİLLAH
        Diyenlere dedirttiler illellah
                      3 Mayıs 2006 . Frankfurt

“ İSLÂM DÜNYASI UTANILACAK HÂLDE ”

Devlet Bakanı Mehmet Aydın Milliyet 08.09.05

 

Sayın Bakan, İslâm Dünyası varmı ki utanalım ? . . 

67 Arap, İsrail savaşında İsrailli kadınların tank kullandığını o zamanki gazetelerden okuyorduk.

Bu yıl Kudüs'ten gelen dostlarımdan biri anlattı:  ”Abi, Kudüs'te pek fazla İsrailli kadın askere rasladım. Sebebini araştırdım ve öğrendim ki askerlik yapmayan İsrailli kızlar üniversiteye alınmıyormuş . . .

 Şimdi de  bu tarafa bakalım . 

“ İran'da  kadınların motosiklete binme yasağı kaldırıldı ”

                                                                     Zaman  07. 10 .05

“ Gün gelir kadınlarda araba kullanır ”

                                                     Suudi Kralı.   Basından

“ Suudi Arabistan'da ilk kez kadınlar seçildi. ”

                                                                 Milliyet  01. 12. 05

“ Suudi kadınlar ilk kez bir seçimde aday oldu.”

                                                                 Zaman  28. 11. 05

“ Kadının İnsan hakları için bütün düzenlemeleri yaptık ”

Kadın ve aileden sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu

                                                                Zaman  29. 10. 05

“Kız çocuklarının eğitimi yetersiz .  Okulaşma oranı yüzde 68 olan kız çocuklarının bu oranı Türkiye'yi dünya sıralamasında 110. sıraya itmiştir . ”      Türkiye  11. 10. 05                                                                                                                                  

“ Kadına yatırım yapmamanın maliyeti yüksek .  BM Nüfus Raporu, Kadınlara yatırım yapmak ülkemize yatırım yapmak demektir . “                                                 Milliyet  13. 10. 05

Avusturya'da bulunan Diyanet İşleri Başkanı, velilere seslenerek,   ” bilhassa kız çocuklarınızın eğitimlerine önem verin . ” dedi .                                          Hürriyet  10. 10. 05                                                    

Yüzüncü Yıl Üniversitesi  ( YYÜ )   Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde üniversite öğrencilerinin evlilik ve aile kurumuyla ilgili tutumları araştırıldı. Son sınıf öğrencilerin arasından 971 kişiye anket uygulandı.Öğrencilerin yüzde 33'ü evliliği önemli bulmadıklarını ifade etmiştir .  Türkiye  13. 01. 04

                                                                             

“ 2002 yılında 8217 Türk boşandı . ”

      Almanya Federal İstatistik Dairesi /   Wiesbaden  2003

“ 2004 yılında 184 bin aile boşanmak için mahkemeye baş vurdu ”               Türkiye  TV   Haberlerinden .   Eylül 2005 

“ Bugün  yüksek okul mezunu kadınlarımızın oranı yüzde  4  olup, hâlâ 5  milyon kadın     parmak basarak  oy vermektedir . “             Milletvekili. A.Gülsün BİLGEHAN. İşveren Dergisi. Ocak  2006. 

“ Almanya' da  kadın ticareti korkunç boyutta ,  suçlular rahat .  Her yıl yaklaşık 500 bin kadın fahişeliğe zorlanıyor .  ”

İnsan haklarının beşiği Fransa' da  her yıl 90 kadı ,  koca dayağından ölüyor . . .  ”            Zaman  10. 02. 2006

________________ 

“ Herkim ilim tahsili için yola çıkarsa bu yüzden Alla.hu Teala ona cennet yolunu kolaylaştırır.  Çünkü ilim,  insanı Cennete ulaştıracak sebeplerin başında gelir. ”  Hadis 

-Hadisin son kısmında :  ” İlim,  insanı cennete ulaştıracak sebeplerin başında gelir.”  diyor.  Bu kısmı tersinden okursak :  ” Cehalet,  insanı Cehenneme ulaştıracak sebeplerin başında gelir . . . ”  demektir  diye düşünüyorum . . . 

HAK DİVANI ' na varınca    “ Ya Rabbi ben cahildim ”  demenin faydası olmayacak. Çünkü, cehalet dünyada geçer akçe olmadığı gibi mahşerde de olmayacaktır . . . 

Kadın, yüce Hakkın insan dokuma tezgâhıdır . . .

Kadın ,   ”Ayakları altına cennet  konulmuş yegâne varlıktır . . .  ”

Kadını hor gören dangalak,  Bir kadından dünyaya geldiğini unutmamalı . . .

Kadını hor gören alçak, onun karnında dokuz ay misafir kaldığını unutmamalı . . .

Kadını hor gören şahsiyetsiz ,  onsuz yarım olduğunu aklından çıkarmamalı . . .