
TEMEL den ---ŞEN OZAN
| |
Hâl-i Pür Melâlimiz4
( Temel’den gelen mektup. 4)
Ne yaşına baktık ne de başına
Zil bağladık birbirinin peşine
Devam ediyoruz kör dövüşüne
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Millete saygının tozu kalmadı
Mukaddes duygunun özü kalmadı
Millî mefküre' nin izi kalmadı
Şayet merak
eden varsa hâlimiz
İşte böyle
hâl-i pür melâlimiz
Evler mülk dolu ya, beyinler bomboş
Bu sebeptendir ki gidişat nâhoş
Başlar ayaklaştı , ayaklarsa baş . . .
Şayet
merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle
hâl-i pür melâlimiz
Eski gönül saraylarımız şimdi
Her biri bitpazarlarına döndü
Yani bir çeşit çöplüğe büründü
Şayet merak
eden varsa hâlimiz
İşte böyle
hâl-i pür melâlimiz
Mide' ye gıda bol , ruha gıda yok . . .
Yine bu sebepten nobran surat çok
Ve hep bunun için selâm veren yok
Şayet merak eden
varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i
pür melâlimiz
Bu toplum maganda sektörü kurdu ! . .
Ne zararı ne de kârını sordu
Gide gide en son buraya vardı
Şayet merak
eden varsa hâlimiz
İşte böyle
hâl-i pür melâlimiz
“ Nohut oda , bakla sofra aklımız . . . ”
Hem en derinimiz ve en köklümüz . . .
Nihayet bozuldu toplum şeklimiz
Şayet merak eden varsa
hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür
melâlimiz
Adı futbol olan din icat oldu ! . .
Bilmiyorum peygamberi kim oldu
Yüce dinimizse “ çağ dışı “ kaldı
Şayet merak
eden varsa hâlimiz
İşte böyle
hâl-i pür melâlimiz
Kazıklar , direkler hepten iyiler . . .
Kazmalar , kürekler toptan iyiler . . .
Zalim taş yürekler zaten iyiler
Şayet merak
eden varsa hâlimiz
İşte böyle
hâl-i pür melâlimiz
Yeni idaremiz ise eh işte
Tek işsiz koymadı baldız , enişte
Kırk yıl yokuştayız , bir gün inişte
Şayet merak
eden varsa hâlimiz
İşte böyle
hâl-i pür melâlimiz
Uzunca bir zaman durdu herifler
Turnayı gıcından vurdu herifler
Sonra halktan hesap sordu herifler
Şayet merak
eden varsa hâlimiz
İşte böyle
hâl-i pür melâlimiz
Teröre karşı da hep nutuk attık . . .
İcraatın planında top attık ! ! !
İcraatı uyku eyleyip yattık . . .
Şayet merak eden
varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i
pür melâlimiz
Herkesi fişledik , tutanak , zabıt
Kızın adı “ Okşan ” oğlanın “ Avut ”
Ölene hediye kefenle , tabut . . .
Şayet merak eden
varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i
pür melâlimiz
Cümle kodesleri toptan boşalttık
Bütün karaları beyaza kattık . . .
Eşkiyalar kaçtı , maktulü tuttuk
Şayet merak eden
varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i
pür melâlimiz
Ötesini boş ver, hikâye , maval
Asayış şöylece oldu berkemal
Sivillere kaval , askere çuval . . .
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Conilere diyemedik “ kısa kes . . . ”
Sormamız gereken soru bu esas
Türkiye' ye hep “ NO ” her tarafa “YES ”
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür
melâlimiz
Şu bölgede bir gün almadık nefes . . .
Onun için bittik olduk mülevves
Gayrı yaşamaya kalmadı heves
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Yiğitliğe destan yazan kalmadı
Adaletsizliğe kızan kalmadı
Doğru dürüst bir Şen Ozan kalmadı
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
|
|
|
Hâl-i Pür Melâlimiz3
( Temel’den gelen mektup. 3 )
Gönüller bozuldu, muhabbet çöktü
İtimat bozuldu, saadet çöktü
Şahsiyet bozuldu, cemiyet çöktü
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Kime dua etsek üç gün yaşıyor ! . .
Ölürken de tepeüstü düşüyor
Duyan “ nasıl dua ” deyip şaşıyor
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Kimi “ dayı ” diyor, kimisi “ abi ”
“ Dereyi karşıya geçerken gibi . . . ”
Durumumuz aynen mayın merkebi . . .
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Bizler şu sebepten eridik, bittik :
Cehalete resmen kanaat ettik
Maalesef bu noktadan kaybettik
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Kurtulmamışta KURTULUŞ aradık
Yani, kelin percemini taradık . . .
Tersinden oluştuk, tersten türedik
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Şefkati unuttuk, şiddet başlattık
Hilm ' den çok uzakta hiddet başlattık
Cinnet denilen bir illet başlattık
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Yazık oldu, silindi yüz akımız
Bozuluyor Türk Aile dokumuz
Bozuluyor Millî Devlet yapımız
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Gençliğin düşünce dünyası sıfır
Hem akıl, hem şuur dünyası gırgır
Gram ağırlık yok, her yönü fırfır
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Duygu dünyaları olmayan gençlik
Mânevi kültürle dolmayan gençlik
Bir tek vakit namaz kılmayan gençlik
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Disiplinsiz hürriyetin ürünü . . .
Ne günü düşünür, ne de yarını
Tarih kaydetmedi böyle türünü . . .
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Bazan “ kara gözlüklüler ” gelirler
“ Çaklı, çuklu ” bir sepet söz verirler . . .
Söz vererek işimizi görürler !!!
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Nutuk yiye yiye nutukla dolduk . . .
Gönül planında Lût Çölü olduk
Ahlâk notu sıfır, sınıfta kaldık
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
“ Pres bey “ aklına geleni basar
ağızdan ishalli, her şeyi kusar . . .
Ağzı var, dili yok garipler susar
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Rezaleti dört tarafa yaydılar
Pisliğin adını “ sanat ” koydular
Sanatında temelini oydular . . .
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Yapma burun, takma burun hatunlar. . .
Yani ekrandaki malûm kadınlar . . .
Onların yüzünden çöktü budun' lar
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
“ Sanatçı danalar ” Yunanlı arar
Biri bırakmadan öbürü sarar
Hâlleri hep it usülü tam karar
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Donunu çıkaran “ sanatçı ” oldu
Bu yüzden memleket “ sanatçı ” doldu
“ Beşinci kol basını ” da yem buldu . . .
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Mandacı basın' la gelişti bunlar
Mandacı basın' la oluştu bunlar
Mandacı basın' la yılıştı bunlar
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Sanatçısı bol ise bir milletin
“ Sırtı yere gelmez ” derler, devletin
Bizse boğulduk içinde zilletin
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Bizleri bu hâle koyan adiler
İnsan kılığında aslı kediler
Dinsizlikte şeytandan çoook katılar
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Birimiz aç ölür bakar kırkımız
Kırkımızdan bir tüy dökmez kürkümüz . . .
Şen Ozan' ım “ böylemiydi ırkımız ? ”
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
|
|
|
Hâl-i Pür Melâlimiz
( Temel’den gelen mektup. 2 )
Son mektubundaki sorduklarına
Bilumum kafa yorduklarına
Bunlar hep cevaptır yazdıklarına
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Tütünümüz malûm , bir çeşit yasak
Fındığa para yok götürüp satsak
Fabrika da yokki gitsek çalışsak
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
“ Fındık
” dedikleri şu bizim finduk
Bir kuruş etmiyor , uşağum yanduk
Şimdikilere de . . . boşa inandık
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Hastane de rehin kalır ölümüz
Yokluktan ölüme mahkûm dirimiz
Böyle gelir böyle geçer günümüz
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Otuz milyon , diğer otuza kefil
Otuz otuz altmış , tamamı sefil
Kalan on milyonun her birisi fil. . .
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Akılda, fikirde Himalaya’ lar
Bir ömür bal tutar ve parmak yalar
Yalamak ne demek , balda yatarlar
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Papaz yahnisi’ yle , imambayıldı . . .
Yiye yiye içim dışıma geldi
Başka da bir şey yok , bize bu kaldı
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Gafı gediğine koyanlar burda
İdrarla taharet alanlar burda
Akrepler , ciyanlar , yılanlar burda . . .
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Sağda bol yılan var biri de
“ BABA
”
Hani
“ BABA
” denen
şu kaba saba
“ Afrika’ ya gidin
” diyor mutlaka
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
“ BABA
” dedikleri piton yılanı
Televizyonlardan verdi fermanı :
“ Yurt etmeliymişiz Arabistan’ ı
”
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Kurtaracakmış islâmdan vatanı
Seksen yaştan sonra buymuş planı
Herif, Türkiye’ nin KULUX-KLAN’ ı
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
“ Mason
” diyenlere davranıyorduk . . .
“ İftiradır
” diye inanmıyorduk . . .
Demekki tersini savunuyorduk ! ! !
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Necasetli çömlek, bizim tarafta . . .
Ayarsız dümbelek, bizim tarafta . . .
Ham devrimci kelek, bizim tarafta
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Pusulasız gemi ummana daldı
Nefsi şeytan gemi azıya aldı
Aklı iman resmen yollarda kaldı
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Kot pantollarına adam diyoruz ! . .
Haram, helâl ne bulursak yiyoruz
Milletçe irtifa kaybediyoruz
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Çoğunluğu
“ haktır
” zannedenler var
Kalabalıklara uyanlar davar
Bu
“ itikat ” ile bir ömür savar
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Bazısı namusu kovdular aya . . .
Her iki dünya da kaldılar yaya
Modern medeniyet böyleymiş güya
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Dayaktan sorumlu bakan türettik . . .
Kıyaktan sorumlu bakan türettik
Hiç yoktan sorumlu bakan türettik
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Hâllerimiz böyle böyle olunca
Hayatımız karınca kararınca
Şimdi bıyıkaltı gül ince ince
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
Hormonla şişerek “ büyük “ olanlar
Sırtımızda kene ve yük olanlar
İnan, Şen Ozan’ ım her zaman bunlar
Şayet merak eden varsa hâlimiz
İşte böyle hâl-i pür melâlimiz
|
|

TURAN
Saygının, sevginin, enginliğin, ufkun, derinliğin, cömertliğin, mertliğin kısacası yüce ruhluluğun tâ kendisi
.
İli, Adıyaman ve adı
TURAN
Sevinci yüzünde, hüznü gönlünde, umman olan kalbi imanla dolu . Nefsin ve
şöhretin düşmanı, himmeti yüce, sabrı bol, vakti yok . . .
Şükrü çok, düşüncesi derin, tabiatı yumuşak, insanları üzmeyen, mevladan gayrısından
istemeyen, görünüşte halk ile hakikatte HAK ile . . . İsmine sevdalı. . .
İsmine vurgun. . . İsmiyle müsemmâ
ve
ismine hayran . . .
TURAN
Gözleriyle konuşan . . . Gözleriyle yazan . . . Söze mecbur kalmadıkça konuşmayan “Diller bağlanmalı,
gözler konuşmalı ”
diyen ve öyle de yapan, tamamen susan . . . Konuşanlara inat, konuştuğunu
zannedenlere ders olsun diye, susarak konuşmayı öğrensinler diye
HOCA lığını
bir başka lisanla icra ediyor. . .
TURAN
Sen hep âşık idin yüce ALLAH’ a
Gayrılara sevda duymadın
hocam
Bizden selâm söyle RESULULLAH’ a
Fakat; öpecek el koymadın
hocam . . .
Almanya’ nın özellikle güney bölgelerinde yüce hizmetleri olan Turan hocam , Adıyamanlıdır. Memleketinde ülkücülerin tamamının ortak kararıyla Adıyaman İl Başkanı
seçilir ve İdare heyetiyle beraber Ankara’ ya Genel Merkeze gider. Türkiye’ nin
ikinci PKK sı olan trafik terörüne yenilir maalesef . . .
Turan hocam kanser hastasıydı. Kanser illetini yendi fakat trafik PKK’ sını yenemedi. Trafik kanserini yenmek nasip olmadı . . .
Adıyaman ilimizin kıraç topraklarında yetişen ulu bir çınardı. Kara bahtlı Esir Türklerin kara bahtlı yâri yaranıydı. Bir yanı Yunus, bir yanı Yavuz olan dâvâ eri ve eroğlu er olarak yaratılmıştı . . .
Bülbülün kırk tane türküsü varmış
Herbirinde yârdan haber sorarmış
Merhum hocam, bir gün misafirim olmuştu. Konumuz malûm olduğu gibi başta Doğu Türkistan olmak üzere bütün Türk Dünyası
idi. Dört çeşit Türk Dünyası haritası masasının üstündeydi.
Türk Dünyası’ nın neresinden bahsetsem hocamın eli
otomatik ayarlanmış gibi oralarda dolaşıyordu ve resmen ezberindeydi Türk Dünyası . . .
Sohbetimizin sonuna doğru ben :
“ Hocam, bütün ülkücüler 300 milyonluk Dünya Türklüğü’ nün adreslerini tek tek ezbere bilmek zorundadır. . . ”
dedim .
Turan Hocam :
“Ne o üstdadım! Yoksa ezbererimi beğenmedin mi ? “ dedi ve
karşılıklı
biraz gülüştükten sonra yüz hatları tamamen ciddileşti. Tanrı Dağlarında fırtına başlamışcasına bir manzara
oluştu yüz ifadelerinde. . .
gözleri daldı gitti ve gönül dünyasının derinliklerinden koparak gelen bir samimiyetle bir o kadar da kararlı bir ses tonuyla “ Haklısın üstadım. Hem de yerden göğe kadar haklısın. Büyük bir imtihandayız
. Yüce Rabbim bu imtihanı kazanmayı bize ve bütün ülküdaşlarımıza nasip eylesin. Yoksa, Allah divanında yakamızı kurtaramayız.
Müsade eder misin bir sigara yakmak istiyorum. Pek akıllı adam işi değil ya, bırakamıyoruz işte . . . ”
Ben devreye giriyorum ve içinde bulunduğu ruh hâlini biraz olsun yumuşatmaya çalışyorum.
“ Hocam, akıllı olan ülkücü mü olur hiç;
Allah aşkına ??? !!! ”
diyorum
ve tekrar gülüşüyoruz.
O, konudan kopmuyor ve “ Üstadım,
adınızı duyduğum veya sizi
gördüğüm
her yerde Doğu Türkistan’ı
yâd ediyorum ve çok yerlerde de anlatmaya çalışıyorum. Destur verin gideyim de yavru vatan Kıbrıs’ ta nasip olmayan şehitlik; belki Anavatan Doğu Türkistan’ da nasip olur.
Allah senden razı olsun. ”
diyor.
“ Hocam, sayenizde yüzlerce evladımız
“
Bismillahirrahmanirrahim ”
diyor. Yüce Rabbim senden de razı olsun. Teşkilat hayatında bunların hepsi birbirinden
mühim ve birbirinden ayrılmaz konulardır.
Biri olmadığında diğeri yarım kalır. ” diyorum.
“ Doğu Türkistan’ da kurtulur elbet
Rabbim, ona mutlak koymuştur mühlet
Kaşgar’ ı , Hoten’ i gezeriz sabret. “
Dedin de, sözünde durmadın hocam !!!
Doğu Türkistan’ ın yanmış bağrına
Biz merhem oluruz senin yerine
Çıkacağız Atayurdun seyrine
Sabredip, bekleyip, durmadın hocam
“ Vazifesinin başında ölenler şehit olur. “
“ Hak yolda ölenlere ölü demeyiniz “ şeklindeki yüce sözler tek tesellimdir.
Uzun zamanlar Friedrichshafen şehrinde kalan ve aileden biri olan Turan hocamın kadim dostlarını arıyor ve düşüncelerini soruyorum :
“ Karşımdaki insanı kırarmıyım korkusuyla ; kelimeleri seçerek konuşan , insanları üzmemek için mayın tarlasında yürüyen uzmanın hassasiyetiyle hareket eden, bir insanın arkasından söz etmek takdir buyurursunuz ki oldukça zor bir iştir . . .
Şu an gönlüm yıkık, dökük, gözlerim dolu dolu ve ellerim titreyerek bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Turan hocam için ne yazsam eksik olacak, bunu da bile bile yazıyorum . . . Öncelikle şunu hâsseten belirtmek istiyorum. Kendini dâvâ adamı zanneden ve hakikatte tava adamı olanlar. . . üç günde üçyüz kez fikir (!) değiştiren ‘fıkır fıkır’ lar. . .
Turan olduğu kadar umman olan o aziz, o merhum, hocamı, hayatlarında bir kere olsun görebilselerdi. . . Başbuğa bağlı, taşıdığı ismin şuurunda, yiğit, başı dik, genleri Yavuz ve Yunus’ tan. . . Paraya, pula, dünya mallarına değer vermeyen, bu necip milletin has evladı. . . Mekânın cennet, komşun Hz. Muhammet (s.a.v) olsun. Amin. ” Mustafa BAYIN
“ Turan hocam, hastaya ilâç gibiydi. Adı ile müsemma bir serdengeçti idi. 1974 Kıbrıs Barış Hareketi’n de gazi; inandığı dâvâmızın divanesi yine aynı dâvânın uğrunda şehit olmuş, çağımızın Ulubatlı Hasan’ıydı. Hayatım boyunca rahmetle anacağım. Mekânı cennet olsun. Amin.
Hasan CAN
_____________________________________________________________________
“ HAK’ tan geldik ve O’na döneceğiz. Buna imanım sonsuz. Yine de bir tuhafım . . . Söz etmekten acizim vesselam . . . Turan hocam ciddi bir Turancıydı. O başka bir dünyanın insanıydı !!! Böyle bir ummanı nasıl ifadelendirebilirim, nasıl izah edebilirim? Hira’ dan , Tanrı dağına kadar olan coğrafyayı gönlüne sığdırabilmiş bir şahsiyettir o . .
. Bütün Türk İslâm Dünyası ‘nın başı sağ olsun. Mekânı cennet olsun . ” Ali GÜNGÖR
“ Son derece muhterem, aziz ve saygıdeğer Turan hocam için şunu söylemek istiyorum : Terbiye, nezaket, zerafet , hayâ, ahlâk, gibi kelimeler neleri ifade ediyorsa; merhum hocamda bunların hepsi fazlasıyla mevcut idi . Katıksız bir Türk milliyetçisiydi . Yurdumuzun güneyinde yerli ve yabancı ortak yapımı ne kadar oyun imal edilmişse ve
ediliyorsa tamamını mükemmel tahlil ederdi . . . Yüce Peygamberimiz (s.a.v) komşusu olsun .” Safa ÇAKMAK
“ Hira ve Tanrı dağlarının, Adıyaman ilimize sığdırılmış şekliydi Turan hocam . . . O, Gaspıralı İsmail. O, Kaşgarlı Mahmut. O, Türk Birliği ‘ nin kara sevdalısı. Doğu Türkistanlı merhum şairimiz Abdürrahim ÖTKÜR’ ün :
Turan’ın bir ili var
Ve yalnız bir dili var
Başka dil var diyenin
Başka bir emeli var . . . Şiirini dilinden düşürmeyen, adı gibi bir vatan evladı.
Mekânı cennet olsun .” Bekir BİROL
Biz gurbetteki ülkücüler senden razıyız . Yüce Rabbim’ de razı olsun. Hakkını helâl et hocam. Ruhun şad, mekânın cennet, komşun Hz .
Muhammet
(s.a.v)
olsun.
Merhum Turan hocamın ruhu için ve bütün ümmeti Muhammetin geçmişleri için, Allah (c.c)
rızası için lütfen fatiha okuyalım
.
METİN OLMAK İÇİN GAYRET ETSEKTE
YİNE DE “ALASKA YAZI “ GİBİYİZ . . .
YAD ELLERİNDEKİ DOSTLARIN BİZLER
ANADAN AYRILMIŞ KUZU GİBİYİZ

Türkçenin susmuş Bülbüllerinden
ABDULVAHAP KOCAMAN
Gözleri Kürşat' tan
Rengi Kaşgar' dan
Sözleri Dede Korkut' tan
Duruşu Oğuz Han' dan
Kokusu Turan' dan
Başı sarıklı
Ayağı çarıklı
Kahraman edalı
Bozkurt sedalı
1970
yıllardı, bugünkü Türk Federasyonu'muzu kuran cemiyetlerimiz ( T. Fed- 1978'
de kuruldu ) Türkiye' den halk ozanlarımızı davet ediyor ve bölge bölge
“Vatana Hasret Günleri“ düzenliyorlardı.
Gelen âşıklarımızdan biride A . V. Kocaman üstad dır. Saz çalmasını
bilmezdi. Sadece şiir söylerdi. Bir çok yarışmalarda aldığı madalyalarını
mahalli elbiselerinin yakasına takar, muhteşem kıyafetiyle şiirlerini söyler
ve dinleyenleri de her saniye de bin kez Türkiye' ye , Türk Dünyası'na
getirir götürürdü !!!
Âşık Reyhani'yle yaptığı atışmalarda ise zaman zaman coşturur, zaman olur
düşündürür ve zaman olur gözlerimizi buğulandırırdı.
İlk tanıştığımızda “ Bana bir şiirini söyle” dedi ve “ Evlat, seni çooook
sevdim. Ömrün uzun olsun. Bu sanatı sakın bırakma emi. ” diye dua ve nasihat
etmişti.
1930 yılında Kadirli ilçesinin Koçlu (Avluk ) köyünde dünyaya gelen Âşık
Kocaman' ın, 500' ü aşkın şiiri vardır.
Yeni fehmeyledim sağ ile solu
Bilmeye calıştım gittiğim yolu
Kırk mağazam vardır rüzgârla dolu...
AVLUK dağlarında saltanatım var
Yoksulluk elinden hâlim pek yaman
Olamazlar benim gibi kodaman !..
Adım Abdulvahap soyum Kocaman
Koçlu köyü denen vilayetim var ...
Teşkilatın davetini emir kabül eden Kocaman bir başka şiirinde:
Türk evlâdi budur sana hitabım !
Seni yoktan yaratandan örnek al
İkra diyor, oku benim kitabım
Oku, öğren, sen Kur'an' dan örnek al
O kahraman ecdadından, atandan
Tarih boyu kan dökülen vatandan
Cephede kefensiz şehit yatandan
Vatana can veren candan örnek al
Bizim idi Acemistan, Gürçistan
Bulgaristan, Yunanistan, Türkistan
Türklüğü eyleyen dillere destan
Sen Kanuni Süleyman' dan örnek al
Altaylar' dan Viyana'yı kuşatan
Dünya nizamını kurup yaşatan
Plevne' den Gazi Osman Paşa' dan
Tarihe bak bu destandan örnek al
Aynı ırksın, aynı kansın, aynı soy
Aynı dilden, aynı dinden, ayni boy
Gel oğlum elini vicdanına koy
Ulubatlı er Hasan' dan örnek al
Ben bir Türk'üm, Türk'tür benim ecdadım
Ülkümün uğrunda ölmek muradım
Ben beni vatana kurban adadım
Abdulvahap Kocaman' dan örnek al
Vatan hainlerinin amansız düşmanı
olan Kocaman:
Kurtuluş ordusu kurmuş avanak
Kimi kimden kurtaracak bu bunak
Gözlerini patlatırım bana bak
Benim Bozkurtuma çatmasınlar haaaa
Kimisi Mao'cu, kimi Lenin' ci
Küfür vakonları, herbiri kinci
Şeytan sürüleri Urusçu, Çinci
Çatlak zurna gibi ötmesinler haaaa
Türkün ve Türkçenin aşığı Kocaman, Batı Müziğine “ Bataklık Müziği ” der ve
onu icra edenlere de pek kızardı.
Sakalından astıklarım
Bıyığından kestiklerim
. . . . . . . . . . . . . . . . .
Cem Karaca, Barış Manço.
Diye feryat eder, o zamanlar hayatta olan ve şimdi her ikisi de merhum
olmuşlardan sözünü esirgemezdi.
Tabii bu şiirler çok çok uzun şiirlerdir. Ancak , biz aklımızda kaldığı
kadar yazıyoruz. Yürek şair yüreği olunca bazen akort değişiyor ve:
Döndü Dönmedi
Yaylaya gitmişti bir yaz zamanı,
Gülizar döndü de Döndü dönmedi.
Demek ki unutmuş ahtı-amanı,
Yaylacılar döndü , Döndü dönmedi.
Ben baktıkça o yılıştı yüz verdi,
Aşkımıza ümit verdi hız verdi.
Yemin etti sapasağlam söz verdi,
Demek ki sözünden döndü dönmedi.
Aşkıma inansa beni arardı,
Sevda çeke çeke benzim sarardı.
Tansiyonum düştü, gözüm karardı,
Sevdasından başım döndü, dönmedi.
İsmini andıkça ah çekerim ah,
Sevende mi, sevilende mi günah ?
Yep yeni bir ümit başlar her sabah,
Akşam üstü güneş döndü, dönmedi.
Evet şair Kocaman, “ davet edilirsem gelirim ” demişti ve öylece de Türkiye'
ye döndü dönmedi !. . Birdaha da dönmemek üzere döndü dönmedi . . . Geçen
yıl güzeller güzeli , yüceler yücesi Rabbimize döndü dönmedi . . . Kocaman'
a, merhametliler merhametlisi yüce Rabbimizden sonsuz rahmet diliyorum.
“ Nasıl Kurtardık ” başlıklı şiirinin aynısını başta Doğu Türkistan'ımız
olmak üzere bütün Türk İslâm Dünyasında yazmayı güzel Rabbim nasip eylesin.
Amin.
NASIL KURTARDIK
İstiklâl Harbi' nde biz bu vatanı
Başı başa vere vere kurtardık
İnanmazsan git konuştur atanı
Kara günler göre göre kurtardık
Hiç unutma emeğini Ata' nın
Deden yok mu senin, şehit yatanın ?
Bütün çevresine nurlu vatanın
Cesetten ağ öre öre kurtardık
Türk kadını koştu kazma kürekle
Mermi çekti kucağında bebekle
Kara barut ile dolma tüfekle
Topa karşı dura dura kurtardık
Devletlerle açılmıştı aramız
Döğüşmekten başka yoktu çaremiz
İlâçsız doktorsuz kendi yaramiz
Gömlek yırtıp sara sara kurtardık
Pes etmedik devletlerin birine
Nöbet tuttuk subayından erine
Top, tüfek, mermi ve süngü yerine
Değneğinen vura vura kurtardık
Sırrımızı yâd ellere açmadık
Candan geçtik yurdumuzdan geçmedik
Kurşundan, süngüden dönüp kaçmadık
Göğsümüzü gere gere kurtardık
Yedi iklim, dört köşede, her yanda
Kim duymamış Türk' ü ulu cihanda
Kars'ta, Erzurum'da, Bitlis'te,Van'da
Yüz bin şehit vere vere kurtardık
Mehmetçik çarığı çekti sılada
Kaldı düşmanların başı belâda
Sakarya, İnönü, Çanakkale' de
Nice çember yara yara kurtardık
Girmek isteyeni sokmadık yurda
Set olduk, döğüştük kıyı, kenarda
Afyon'da, İzmir'de, Dumlupınar'da
Üçer beşer kıra kıra kurtardık
Bu Kocaman Türk' ün aslı nereli
Fatih, Yavuz, Alparslan' lar sıralı
Hedefimiz Akdeniz' dir ileri
Domuzları süre süre kurtardık
Abdulvahap KOCAMAN

Gönül kahvaltısı
Almanya'da ve Avrupa' da güzel faaliyetler oluyor.
Geçtiğimiz ramazan ayından evvel başlayan halk ozanlarımızın ve diğer
sanatçılarımızın “ Vatana hasret ” programları bütün Almanya' da devam
ediyor.
Bunların bazıları kurultay havasında geçiyor.
Ramazan dolayısıyla vize alıp gelebilen bir kısım ilâhiyatçı hoca efendiler
bölge bölge yaptıkları ramazan sohbetleriyle Almanya'yı adım adım taradılar.
“ Gençlik Eğitim Seminerleri ” de bazı yerlerde yine “ Gençlik Kurultayı ”
havasında geçti ve gelen tepkilerin hepside müspet olup, bütün bölgelerimiz
ve cemiyetlerimiz programların tekrarının talebinde bulundular. Bu talepler
yerine getirildikten sonra yönetici olan arkadaşlarımız için Eğitim
seminerleri yapılacaktır. Üçüncü ve son safha olarak hanım kardeşlerimiz
için de eğitim seminerleri yapılacaktır ve bu her yıl böyle devam edecektir.
Türk Federasyon Bülteni yeniden yayın hayatına başlamıştır. Teşkilât içi
haberleri mensuplarına ulaştırma açısından bir başka güzellik oldu.
100' e yakın teşkilâtımızın binasını satın almış veya temelden yapıp
bitirmiş olması, yani kendi mülklerinde oturuyor olmaları keyif verici
farklı bir gelişmedir.
Bir kısım teşkilâtlarımız, okullarda başarıyı artırmak için çeşitli kurslar
vermektedirler. Almanca kursları, bilgisayar kursları, Türkçe kursları,
ayrıca saz kursları, dikiş kursları, yemek pişirme ( Türk mutfağı )kursları
gibi güzel faaliyetler içindedirler.
Türkiye’nin her bölgesinden gelmiş insanlarımızın bölgelerine mahsus
yemekleri pişirip ikram etmeleri, daha da ileri giderek bu yemeklerimizin
renkli resimleri, tarifleri, hangi bölgemize ait olduğu ve mükemmel bir
baskı ile ortaya çıkan yemek kitapları görülmeğe değer olduğu gibi mutfak
kültürümüze de ayrı bir hizmettir. Alkışlanacak ve cidden saygı duyulacak bu
çalışmalardan biri de Friedrichshafen cemiyetimiz deki Hanımefendilere
aittir. Friedrichshafen deki bacılarımız GURBETTE SILA SORFASI adlı bir
kitap yayınladılar. Farklı bölgelerimize ait 96 çeşit yemeğin renkli
resimleriyle beraber tariflerinin tek tek yapıldığı ciddî bir çalışma. Bu
eseri ortaya çıkaranları kutluyorum.
Adı geçen teşkilâtımızda her Pazar günü saat 11 de, çoluk çocuk toplu hâlde
kahvaltı yapılır. Kahvaltıyı ağırlıklı olarak erkeklerin hazırlıyor olması
farklı bir güzellik . . .
29.01.06 Pazar günü davetlerine katılıp, hep beraber kahvaltı yaptıktan
sonra bir güzel de sohbet yaptık. Sohbetten sonra bir kardeşimiz: “ Ozanım,
bir makale yazsanız ve başlığı da “ Gönül Kahvaltısı ” olsa uygun görür
müsünüz . ” dediler. Uygun olmaz mı ? Aziz Dost ve kardeşlerim .
Teşkilatlarımızı zaman zaman dolaşıp ziyaret ettiğimde rastladığim
güzelliklerden biride, birinci nesil ağabeylerimizden hatıralarını
yazanlarla tanışmış olmamdır. 1960'lı yıllardan başlayıp gün gün düzenlice
notlar tutulmuş ve kitap olarak ta basılmış. Okuduğumuzda kırk küsür yıl
geriye gidip, ilk gelen neslin ne çileler çektiğini görüyorsunuz ve
içinizden birşeylerin koparak gittiğini hissediyorsunuz . . . Anadolunun
Mehmetleri, Ahmetleri lisan zorluğu dolaysıyla bir ekmeği isteyip almak için
veya bir kilo meyveyi almak için istediğini karşı tarafa anlatabilmek için
neler çektiğini, sıkıntıdan burnu kanadığını, baş ağrılarına yakalandığını,
kahrından, hasretinden gizli gizli ağladığını, okuyunca sizinde gözlerinizin
dolduğunu ve bugün gelinen noktaya baktığınızda Alman yüksek okullarında
okuyan 40 bine yakın evladımızın bugün de ve yarın da herbirinin yüksek
meslek sahibi olduğu veya olacağını düşündüğünüzde: “ OH YA RABBİM ŞÜKÜR ”
diyorsunuz . . .
Evet yanlış anlamadınız , 40 bine yakın çocuğumuz yüksek okullarda
okuyorlar.İstenildiğinde “iğne ile kuyu kazmak” mümkün müş diye
düşünüyorsunuz . . .
Ben daha güzelini söylemek istiyorum. Bir kısım insanımız, çocukları
okumadan, yetişmeden, gelişip şekillenmeden, bir meslek sahibi olmadan,
hemde ciddi bir meslek sahibi olmadan Türkiye' ye yatırım yapmıyor, Almanya'
ya yatırım yapmıyor artık . . . EVLADINA YATIRIM YAPIYOR . . .
“ Evladım iyiyse malı neylesin, evladım kötüyse malı neylesin . . . ”
şuuruyla evlatlarına yatırım yapan Beyefendiler ve Hanımefendilerin
varlığına şahit oldum çok şükür . . .
Beton ve taş yığınlarına yıllardır yapılan yanlış yatırımlar evlatlarımızı
ikinci ve ücüncü plana itmişti . . . Bu yanlışı fark edenleri gördükçe
ömrüme ömür katıldı . . .
VE BU YANLIŞI YIKMAK İÇİN BÜYÜK BİR AZİMLE ÇALIŞIYORUZ . . .
Camilerimizde veya mescidlerimizde binlerce evlâdımızın Kur'an öğreniyor,
Kur'an okuyor, dinini öğreniyor olmasının ne demek olduğunu ayrıca anlatmağa
lüzum yok sanırım.
23.04.06 tarihinde Herborn teşkilâtımızın düzenlediği 23 Nisan Bayramı'na
Federasyonumzu temsilen katıldım. Güzel bir salonda Türk-Alman ve Türk
Federasyon' un bayrakları ayrıca Atatürk' ün resmi baş köşede asılıyor. 6
-13 yaşları arasında 40 çocuğumuz, tertemiz giyimli ve pek disiplinli bir
şekilde İstiklâl Marşımızı okuyorlar ve diken diken oluyoruz . . . Sonra da
Alman millî marşını aynı güzellikte okuyorlar. 2000 civarındaki seyircilerin
hepsi saygıyla dinliyoruz.
Millî marşlardan sonra bu 40 kişilik melek evlâtlarımız, yine hep bir
ağızdan Türkiyem' i okuyorlar ve toplu hâlde bütün dünya çocuklarına uzun
bir şiirli dua okuyorlar.
All.h' ım, öldürülen çocukları,
Ayırma cennetin den.
Nolur merhametini
Esirgeme hiç birinden .
Bizlerde gelince . . .
Ayırma birbirmizden . . . şeklinde uzun bir şiirli dua.
Bütün herkes, hatta sözlerini anlamadıkları hâlde Alman misafirlerimizin
bile gözlerinin buğulandığına şahit olduk.
Komünist Çin' in devlet politikası gereği anne karnında iken katledilen Doğu
Türkistanlı bebekleri düşündüm . . . Ve katledilen mazlum anneleri düşündüm
. Sanki onlara atfen söylenmiş gibiydi bu şiirli dua . . .
Ey kızıl Çin ! ! ! Kalbimden geçenlerin milyarda biri sana yeter ! ! ! Ey
Tufi, ey hırsız !!! Seninle her iki dünya da savaşım var, alçak . . .
Türkçe ve Almanca hatasız sunuculuk yapan kızlarımız salona ayrı renk
kattılar.
Herborn Teşkilât Başkanı Ahmet Bey ve Siegen Teşkilât Başkanı Recep Beyin
yetiştirdikleri halk oyunları ekipleri Kafkasya' dan, Karadeniz' e ve
Güneydoğumuza kadar halk oyunlarımızı mükemmel oynadılar. Cemiyet
Başkanlarımızı ve Hes. II. Bölge Başkanımız Mehmet Çelik Beyi üstün
gayretlerinden dolayı tebrik ediyorum.
50 civarındaki büyüklü küçüklü iş adamlarımız organizeye maddî ve manevî
destek vermişlerdir. Her birini tebrik ediyorum.
Alman siyasî parti temsilcileri ve Belediye Başkanı da destek verenler
arasında bulunuyorlar. Bir ara “ Federasyon' dan mı geldiniz ” diye
soruyorlar. “ evet “ diyorum ve kendilerini tanıtıyorlar. ( Tanıtma ihtiyacı
hissediyorlar . . . ) Her zaman programlarımıza katıldıklarını maddi ve
manevi destek verdiklerini söylüyorlar . . .
Ali Batman ve Aşık Ünal Baba Ocağı' na geldiler. Hoş geldiler. Var olsunlar.
Sağ olsunlar .
Aralık 2005' te Danimarka' da intihar eden Uygur genci Merhum Burhan Zunun
“ Beni, Çin' e geri yollarsanız idam ederler “ dediyse de sözünü dinleyen
olmadı. Hakimlerin “ geri gideceksin “ kararlarından sonra intihardan başka
yol bulmayan garip kardeşlerimize, Danimarka Türk Federasyonu' na üye olan
Ülkü Ocakları mensupları ve yiğit kardeşim Genel Başkan İlhan Esen Bey,
sahip çıkıyorlar ve oradaki bir Müslüman mezarlığına bütün dini vecibeler
yerine getirildikten sonra defnediyorlar. (Şubat 2006 İstiklâl Gazetemizde
de yayınlandığı gibi ) Sayın İlhan Esen'i telefonla aradım, teşekkür ve dua
ettim. İlhan Bey: Mahkeme kayıtlarını araştırdığını, şayet Merhum Burhan
Zunun “ Beni Çin'e yollarsanız idam ederler . ” sözü, mahkeme kayıtlarda
mevcut ise mahkemeyi mahkemeye vereceğini ifade ettiler. All.h, yâr ve
yardımcınızdır aziz dost.
İSTİKLÂL GAZETESİ . Çok şükür, Seyretmek için değil de okumak için bir
gazetemiz var diyor muhterem okuyucularımız . . . Kaliteli bir okuyucu
kitlesi olan İSTİKLÂL' in , istikbali gün gibi açık . Okuduğunu anlayan ,
anladığını anlatan , nereye hizmet ettiğini bilenleri abone yapıyoruz .
Ötekilere HAYIR dua ediyoruz . . .
Kime selâm verdim ise dünya da
Baktım, dertsizlikten derdi çok imiş . . .
Bin kere tersini anlatsalar da
Türkün Türk' ten başka dostu yok imiş . . .

TÜRKÜM
MÜSLÜMANIM ELHAMDÜLİLLAH
Bindokuzyüzkırkdört Üç Mayıs günü
Türkün talihinin değişti yönü
Bütün milletimiz bilmeli şunu
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Devran malûmların olan devrandı
Dinsizliğin hortladığı zamandı
O devir, her cihet duman dumandı
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Otuzsekizlerden elliye kadar
Hâlimiz perişan, hâlimiz beter
Dövüldük, sövüldük hem katar katar
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Adalet, maalesef çürümüş gitmiş
“ Millî Şef “ elinde erimiş bitmiş
Feci manzarayı herkes seyretmiş
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Kırklı yıllar barbarlığın yılıdır
Kırklı yıllar gaddarlığın yılıdır
Dinsizliği ikrarlığın yılıdır
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Vesikayla kefen bezi verdiler
Ölenden bir çeşit hesap sordular
Dağa, taşa mahkemeler kurdular
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Yalan dünya işte hey gidi hey hey
Jandarmamız kur’ an’ topladı köy köy . . .
Kur’an’ lılar dayak yedi ay be ay
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Kur’ an’ ı okumak yasak edildi
Okuyanlar hepten tutsak edildi
İşkenceler ile aksak edildi
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Her kimin evinde Kur’ an var ise
Her kim ki Kur’ an’a mutî, yâr ise
Her kim ziya saçan , ışık , nur ise
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Düşmanı dost ile denk ederlerdi
Rusçu komünistler fink atarlardı
Ülkemizde bizlen cenk ederlerdi
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Dedemi de sırf bu yüzden dövdüler
Daireye sokmadılar kovdular
Adını da “ İrticacı ” koydular
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
İstiklâl gazisi olan dedemler
Her biri de bana böyle dediler
Bu şekil davranmış alçak , âdiler
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Dinsizliğin din olduğu yılların
Adaletin kin olduğu yılların
Koptu kıyameti cümle illerin
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Ezan bile yasaklandı , o günler
Okuyanlar tartaklandı , o günler
Zincirlendi , tutuklandı , o günler
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Şu gerçek üstünde kalmamalı kir
Camileri ahır yaptılar ahır
Türkçüleri yiyen işte bu kahır
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
|
İcraatı Stalin’ ce yaptılar
Bizi resmen Moskova’ ya sattılar
Hapislere , zindanlara attılar
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Ankara , EN KARA olduğu günler
Her zindan da vatan evladı inler
O günleri iyi bilir bilenler
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Milliyetçi olan herkes toplandı
‘ TURANCI ’ dır diye tek tek kodlandı
Ve aylarca tabutlarda saklandı
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Başbuğum da tabutlara kitlendi
Maalesef bîtab düştü , bitlendi
Hastalandı , derdi bine katlandı
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Başbuğum şer günde ‘varım‘ diyendir
Başbuğum dar günde ‘varım‘ diyendir
Başbuğum zor günde ‘varım‘ diyendir
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
O kara günlerde var olduğundan
Din ve imanına yâr olduğundan
Milletine evlat, er olduğundan
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Hiç bir zaman unutmadık All.hı
Türkçülerin zaten buydu günahı ! . .
Bu sebepten arşa ulaştı ahı
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Kırkdörtlü yıllar ki zâlim yıllardı
Müsebbibi ise malûm döllerdi . . .
Kurbanlar hep bizim İSMAİL’ lerdi . . .
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Üç Mayıs’ ın bayramlığı şundandır !!!
İSMAİL’ e ulaşılan zamandır . . .
İSMAİL’ ce durduğumuz devrandır . . .
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Mânen işgaldeydi aziz ülkemiz
Boğulmak istendi TURAN ÜLKÜMÜZ
Haykırdı zalime aziz BİLGE ’ miz
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Ruslarla, Çinlerle plan ettiler
Turancılığı suç , ilan ettiler
Açık hakikati yalan ettiler
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
“ Turan yasak ” diyen nâçiz herifler
“ Turan yasak ” diyen âciz herifler
“ Turan yasak ” diyen ucuz herifler
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
ŞEREFLİ DÂVÂNIN ŞEREFLİ ERİ
Ölse de sözünden döner mi geri
Mefküreme engel cümle serseri
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Hedef komünist bir düzen kurmaktı
Türkçüleri tabutlukta kırmaktı
Şanlı tarihimden hesap sormaktı
Türküm Müslümanım elhamdülillah
Diyenlere dedirttiler illellah
Şen Ozan’ lar dua etsin Rabbine
Şu saatten tâ kıyamet gününe
Girmesinler milletimin kanına
TÜRKÜM MÜSLÜMANIM ELHAMDÜLİLLAH
Diyenlere dedirttiler illellah
3 Mayıs 2006 . Frankfurt
|

“ İSLÂM DÜNYASI UTANILACAK
HÂLDE ”
Devlet Bakanı Mehmet Aydın
Milliyet 08.09.05
Sayın Bakan, İslâm Dünyası
varmı ki utanalım ? . .
67 Arap, İsrail savaşında
İsrailli kadınların tank kullandığını o zamanki gazetelerden okuyorduk.
Bu yıl Kudüs'ten gelen
dostlarımdan biri anlattı: ”Abi, Kudüs'te pek fazla İsrailli kadın askere
rasladım. Sebebini araştırdım ve öğrendim ki askerlik yapmayan İsrailli
kızlar üniversiteye alınmıyormuş . . .
Şimdi de bu tarafa bakalım
.
“ İran'da kadınların
motosiklete binme yasağı kaldırıldı ”
Zaman
07. 10 .05
“ Gün gelir kadınlarda araba
kullanır ”
Suudi Kralı. Basından
“ Suudi Arabistan'da ilk kez
kadınlar seçildi. ”
Milliyet
01. 12. 05
“ Suudi kadınlar ilk kez bir
seçimde aday oldu.”
Zaman 28.
11. 05
“ Kadının İnsan hakları için
bütün düzenlemeleri yaptık ”
Kadın ve aileden sorumlu
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu
Zaman 29.
10. 05
“Kız çocuklarının eğitimi
yetersiz . Okulaşma oranı yüzde 68 olan kız çocuklarının bu oranı
Türkiye'yi dünya sıralamasında 110. sıraya itmiştir . ” Türkiye 11.
10. 05
“ Kadına yatırım yapmamanın
maliyeti yüksek . BM Nüfus Raporu, Kadınlara yatırım yapmak ülkemize
yatırım yapmak demektir . “
Milliyet 13. 10. 05
Avusturya'da bulunan Diyanet
İşleri Başkanı, velilere seslenerek, ” bilhassa kız çocuklarınızın
eğitimlerine önem verin . ” dedi .
Hürriyet 10. 10. 05
Yüzüncü Yıl Üniversitesi (
YYÜ ) Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde üniversite
öğrencilerinin evlilik ve aile kurumuyla ilgili tutumları araştırıldı. Son
sınıf öğrencilerin arasından 971 kişiye anket uygulandı.Öğrencilerin yüzde
33'ü evliliği önemli bulmadıklarını ifade etmiştir . Türkiye 13. 01. 04
“ 2002 yılında 8217 Türk
boşandı . ”
Almanya Federal
İstatistik Dairesi / Wiesbaden 2003
“ 2004 yılında 184 bin aile
boşanmak için mahkemeye baş vurdu ” Türkiye TV
Haberlerinden . Eylül 2005
“ Bugün yüksek okul mezunu
kadınlarımızın oranı yüzde 4 olup, hâlâ 5 milyon kadın parmak
basarak oy vermektedir . “ Milletvekili. A.Gülsün BİLGEHAN.
İşveren Dergisi. Ocak 2006.
“ Almanya' da kadın ticareti
korkunç boyutta , suçlular rahat . Her yıl yaklaşık 500 bin kadın
fahişeliğe zorlanıyor . ”
İnsan haklarının beşiği
Fransa' da her yıl 90 kadı , koca dayağından ölüyor . . . ”
Zaman 10. 02. 2006
________________
“ Herkim ilim tahsili için
yola çıkarsa bu yüzden Alla.hu Teala ona cennet yolunu kolaylaştırır. Çünkü
ilim, insanı Cennete ulaştıracak sebeplerin başında gelir. ” Hadis
-Hadisin son kısmında : ”
İlim, insanı cennete ulaştıracak sebeplerin başında gelir.” diyor. Bu
kısmı tersinden okursak : ” Cehalet, insanı Cehenneme ulaştıracak
sebeplerin başında gelir . . . ” demektir diye düşünüyorum . . .
HAK DİVANI ' na varınca “
Ya Rabbi ben cahildim ” demenin faydası olmayacak. Çünkü, cehalet dünyada
geçer akçe olmadığı gibi mahşerde de olmayacaktır . . .
Kadın, yüce Hakkın insan
dokuma tezgâhıdır . . .
Kadın , ”Ayakları altına
cennet konulmuş yegâne varlıktır . . . ”
Kadını hor gören dangalak,
Bir kadından dünyaya geldiğini unutmamalı . . .
Kadını hor gören alçak, onun
karnında dokuz ay misafir kaldığını unutmamalı . . .
Kadını hor gören şahsiyetsiz
, onsuz yarım olduğunu aklından çıkarmamalı . . .
|