|
Malzemeler:
1 adet palamut ya da dengi balık
2 adet kuru soğan
1 çay bardağı sıvı yağ
2 adet havuç
1'er tatlı kaşığı domates ve biber salçası
2 su bardağı pirinç
3.5 su bardağı su
Yapılışı:
Isınmakta
olan yağa soğanı ekleyip pembeleştikten soma havucu ilave edin.
Havuç iyice kavrulduktan sonra salçayı da ilave ederek bir süre
kavurun. 3.5 su bardağı su ilave ederek bir süre kaynadıktan sonra
tuzunu ilave edip, pirinci salın. Pirinç suyunu çekince 15 dk.
demlemeye bırakın. Demleme işleminden soma önceden yağda
kızarttığınız veya ızgarada pişirdiğiniz balığı üzerine döşeyin.
Pilavı salata ile süsleyip servis yapın.
KAYNAK:
Nur'âlâ GÖKTÜRK
Geleneksel Doğu Türkistan Uygur Mutfak Kültürü
İsteme Adresi:
İstiklâl Gazetesi: 0352 338 58 97
E-posta: istiklal@istiklalgazetesi.com.tr |
|
Özgürlük ve
Bağımsızlık
Gözyaşları
İle Elde Edilemez
İstiklâl Mücadelesi (22)
Azimet
Çin
hâkimiyeti bu kadarı yetmiyormuş gibi halkımızı günde 18 saat
çalıştırmaya, dinimize, örf-adetlerimize, tarihimize açıkça hakaret
etmeye başladı. Şehir halkı zorla köylere gönderilip, şehirler yeni
gelen Çin göçmenlerine verildi. Çin hâkimiyetinin Doğu Türkistan
halkına olan nefreti, intikam duygusu her gün bir kat daha
artıyordu. 1944 yılında Gulca'da kurulan Doğu Türkistan
Cumhuriyeti'nin katılımcıları olan ili, Çöçek, Altay halkı en ağır
işkenceler altında kaldı. Yavaş yavaş vatanı terk edip
BatıTürkistan'a göç etmeye mecbur edildiler. Bu göçü yetersiz gören
Pekin Hükümeti 1962'de silah zoruyla bütün halkı yurdunu bırakıp
gitmeye zorladı. Bir ay içinde yüz binden fazla insan Bati
Türkistan'a göçmeye mecbur oldu. 1944'de kurulan Doğu Türkistan
Cumhuriyeti'nden Çinliler böyle merhametsizce intikam aldı. Bos
kalan şehirler, köyler, yaylalar, evler Çin göçmenlerine
paylaştırıldı. Millî gururumuzu yok etmek, millî mevcudiyetimizi
zayıflatmak için plânlı ve sistemli yapılan siyasî hareketler bir
gün bile durmadı. Kültür İnkilabinda ise Suni "bölücü, devrimci"
teşkilâtlar uydurulup son yirmi yıllık siyasî hareketlerde türlü
sebeplerde sağlam kalmış, Çinlilerin tabiriyle "ağdan düsen"
aydınlarımız ve yeni yetişen vatansever genç çocuklarımız dövülüp,
işkenceyle Öldürüldü. Hayatta kalanları da hapishanelerde ağır
işkencelere maruz kaldılar.
1970 yılının 4.ayında Ürumçi'de bir günde 74 kişinin hiç
yargılanmadan ölüm cezasına çarptırılışı devlet terörünün
zirvesiydi. Ama ben Barın olayını kınayanlara soruyorum: "Halkımız
zalim bir tek Çinliyi bile incitmediği, Çin'in yok etme siyasetine
hiç karşılık vermediği, kuzudan bile daha sakin durduğu bir zamanda
niçin Çin hâkimiyeti bu kadar vahşîleşti? Neden bu kadar çok insana
zarar verdi?"
(Devam Edecek)
|