|
| |
|






 |
|
|
|
|
|

|
Dikkat “Çinliler Geliyor”

Bir
Film izleyicisinin Yorumu:
Ülkemizi, atalarımızın uğruna kan döktüğü topraklarımızı para karşılığı
nasıl seve seve feda ettiğimizin hikâyesi. Küçük bir kasabadan yola
çıkarak Türkiye'nin feda edildiğini gözler önüne seren bir film. Daha
iyi evlerde oturabilmek, daha iyi arabalara binmek için ülkeyi ne hale
getirdiğimizin hikâyesi. Filmin çok ince bir mizahı var, her espirinin
altında yatan bir mesaj var. Filmin finalinde eksik bir şeyler olduğunu
düşünen arkadaşlara daha ne olmasını beklediklerini sormak istiyorum.
Filmde biz espirilere gülerken canım Ege kasabası tamamen bir Çin
kasabasına dönüşüyor, dükkânların tabelâlarından kuruyemişçinin
kıyafetine kadar her şey değişiyor daha da acısı kurtuluş günü
kutlamaları için kurulan tirübünde koskocaman bir "Yomo" yazısı çıkıyor
karşımıza. Ben gerçekten daha neyi beklediğimizi anlamıyorum, birileri
film yaparak, köşe yazısı yazarak bunu anlamamız için uğraşıyor. Lütfen
bu kadar kör olmayalım ve atalarımızın toprakları için hepimiz üzerimize
düşen görevi yapalım. |
|
Biz kurucu
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı
ülkesine kovarken
KKTC’YE ESTONYA DAN DESTEK...

AVRUPA
Birliği (AB) üyesi Estonya'nın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin (KKTC)
uluslararası alanda tanınmasını desteklemek amacıyla çalışmalar yaptığı
öğrenildi. Edinilen bilgiye göre Estonya, KKTC'de ilerki dönemde aynen
Tayvan benzeri uluslararası bir temsilcilik açmayı planlıyor.
Estonya'nın KKTC'ye parlamento ve iş adamları heyeti göndererek
ilişkilerini güçlendirdiğini ifade eden yetkililer, Estonya'nın
ilişkilerin daha da güçlendirilmesi çerçevesinde. KKTC'de Tayvan benzeri
uluslararası, diplomatik bir temsilcilik açma konusunda çalışmalarda
bulunduğu kaydedildi. Estonya başta olmak üzere Baltık ülkelerinin KKTC
üzerindeki izolasyonların kaldırılması ve Türk tarafının Avrupa Birliği
(AH) fonlarından faydalanmasını istediği ifade ediliyor.www.turkatak.gen.tr
|
|
Çin Duası
Çinliler dua ederken şöyle derlermiş: "Tanrım, değişebilecek şeyleri
değiştirebilmem için bana güç ver. Değişemeyecek şeyleri kabullenmem
için sabır ver. Ve bu ikisini birbirinden ayırt etmek için akıl ver.
|
|
Şehit aileleri
ağlayarak telefon ediyor:
Neredeydiniz ?
Çanakkale Savaşı'nı anlatan Kınalı Kuzular dizisi, büyük beğeni
topladı. TRT'deki ilk bölümün
ardından
reyting listesinde zirveye tırmanan dizinin yapımcı ve oyuncusu
Ahmet Yenilmez, "Şehit aileleri 'Şimdiye kadar neredeydiniz?' diye
soruyor, ağlayarak teşekkür ediyor." dedi.
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, "70 milyonu Çanakkale'ye
götüremiyorsak, Çanakkale'yi 70 milyona getirebiliriz"
düşüncesiyle "Kınalı Kuzular" adlı yapımı ekrana taşıyor. İlk üç
bölümüyle Türk izleyicisini ekrana kilitleyen “Kınalı Kuzular”
hafızalarınızdan silinmeyecek dördüncü bölümüyle yine herkesi
derinden etkileyecek.
Cahilinden alimine, demircisinden mühendisine, marangozundan
hekimine bir milletin hikayesi...
"Kınalı Kuzular" adlı dizi, kendi içinde başlayıp biten 70'er
dakikalık televizyon filmlerinden oluşuyor. İlk 13 bölüm Çanakkale
Savaşı'nda şehit olan 13 askerin mektubuna dayanılarak
senaryolaştırıldı. Öykülerin hepsi yaşanmış hikâyelerden
oluşturuldu.
|
|
Bir babanın doğum gününde oğluna mektubudur...
Sevgili oğlum
Bugün tam on yedi yaşındasın
Görüyorum ki artık
Her şeyin farkındasın
Ama ne zaman ararsam seni
Ya diskoda
Ya barda
Ya da televizyon karşısındasın
Haklısın oğlum
Devir artık bu devir
Sen de çemberini çağına göre çevir
Senin neyine
Resim roman şiir
Senin neyine
Sanat ve sair
Ne diyor meşhur televizyon büyükleri
Vur patlasın çal oynasın
Devir artık bu devir
Nasılsa
Son düğmesi de koptu insanlığın
Vefa can çekişiyor arka sokaklarda
Umut mendil sallıyor giden trenlerin ardından
Onur, adres arıyor mezarlıklarda
Dostluklar çöp tenekelerinde sahipsiz
Ve anahtar teslimi aşklar satılık köşe başlarında
Hem de üç kuruş mutluluklara. ..
Ama sen de haklısın
Sana mı kaldı
Kurtarmak vatanı
Sana mı kaldı
Uyandırmak yatanı
Sana mı kaldı
Duvara yapıştırmak
Bu memleketi satanı
Anasını ağlatanı....
Gel gör ki oğlum
Senin de kurtuluşun yok bu gidişten
Ne etsen- ne yapsan
Bir düğün
Bir bayram
Bir lâle devri
Hangi ekrana baksan
Kim kiminle evleniyor
Kim kiminle çıldırıyor
Kim kime daldan dala
Gelinim olur musun diyor
Kimisi sahte gelin
Kimisi zengin bir prens
Kimisi de insanlıktan bir yudum bir nefes
Bekliyor da bekliyor
Bak her gün ayrı bir kanalda
Bambaşka bir 'ünlüler çiftliği'
Her kanalda şöhret olmanın dayanılmaz hafifliği
Ve işte böyle
Pazara dökülüyor bir bir
Herkesin yumak yumak ipliği
Yıllar var ki oğlum
Birileri işte
Bizi hep böyle gözetliyor...
Ve sen de görüyorsun ki
Bu sahneler
Bizi ne de güzel özetliyor
Kimin umurunda yarınlar
Kimin umurunda çocuklar
Kimin umurunda bu isyankâr çığlıklar
Bir kavgadır
Bir yarıştır
Bir rezalettir gidiyor.
Kime sorsan
Cevaplar dünden hazır
Halk böyle istiyor oğlum
Halk böyle istiyor
Gel gör ki
Bir reyting uğruna
Ne 'güneşler batıyor' oğlum
Ne güneşler batıyor.... |
|
Türk Milletine
iftira ettiği için:
'Benim Adım
Kırmızı'
Çin'de yılın romanı (!)
Orhan Pamuk'un
'Benim Adım Kırmızı' adlı romanı Çin'de 2006 yılının en iyi romanı
seçildi.
Shenzhen Okurlar Ayı Etkinliği Organizasyon Komitesi ve Shenzhen
Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen Çin'in ilk Gazete ve Kitap
Okuma Kültürü Yuvarlak Masa Toplantısı'nda ülkenin önde gelen
gazetelerinin kitap sayfalarının editörleri 2006 yılının en iyi 10
romanı ile en çok konuşulan 10 sanat olayını seçti. Beijing Wanbao
gazetesinin haberine göre, 'Benim Adım Kırmızı', birinciliği elde etti
ve yılın en çok konuşulan sanat olayları arasında da üçüncü sırayı aldı.
Yılın en iyi 10 romanı arasında iki ABD'li ve bir İtalyan yazarın
eserlerinin yanı sıra altı Çinli yazara ait romanlar bulunuyor. 28 Kasım
2006 http://www.cnnturk.com/
|
|
Çinli mi? Japon mu?

1942 yılında Amerikan ordusunun
düşmanını iyi tanıması için hazırlanan çizgi romanlı eğitim seti'nden
(aynı taktik anaokullarda okuma yazma bilmeyen çocuklar için de
kullanılıyor) faydalanarak, önemli bir sorunumuz olan her uzak doğuluya
Japon deme sorunsalımızdan kurtulmaya çalışalım.
Çinliler'in teni donuk bronz, Japonlar'ın ise limon sarısına daha yakın
oluyormuş. Çinli’lerin (uzun uzun yazmaya gerek yok isimlerini) gözleri
Avrupalılar gibi ama bir şaşılık, bir kısıklık var bakışlarında,
Japonların ise gözleri aşağıdaki resimde açıkça görüldüğü üzere
burunlarına doğru eğik.
|
|
BAZI, BAKAR
GÖRMEZ KÖRLER İÇİN
Körün
biri gece yani "görme özürlü" bir kardeşimiz... Elinde lamba, omzunda
bir testi, yolda giderken karşısına çıkan birisi, köre şöyle
seslenmiş...
"Behey cahil kör adam! Senin nazarında gece ile gündüzün ne farkı var?
Senin için hepsi bir değil mi?
İster karanlık olsun ister aydınlık, bu lâmbanın sana ne faydası var
ki?"
Kör gülerek şu cevabı vermiş..;
"Bu lamba benim için değil...
Senin gibi gözü görür fakat gönlü görmez ve kafasız kimseler içindir...
Bana çarpmasınlar ve testimi kırmasınlar diyedir... |
|
|
|
|