Giriş
Yukarı
30. Sayı
30.Sayı Uygurca
30. Sayı Aile
30.Sayı Tam Sayfa
Uygur Kültürü-30
Dünyadan Kısa..30

 

                                       AİLE

 
Bütün Türk-İslâm alemi için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak' tan niyaz ettiğimiz bir Kurban Bayramını daha idrak etmiş bulunuyoruz.. Bunun için Allah'a ne kadar şükretsek azdır. Dini bayramlarımızın Türk-İslâm âlemine yüklediği mana ise daha bir ayrıdır. Geçmişten günümüze Müslümanların dini bayramlarından biri olan Kurban Bayramının tam bir bayram olarak yaşanabilmesinde; içinde bulunduğumuz yüzyılın yaşam şartlarının, insanları neredeyse hızla akıp giden zamanla yarışır duruma getirmesi, bazı erozyonlara sebep olduysa da, bayramlar anlam bakımından yüzyıllardır aynı manevi duyguları yaşamak isteyenler için hiç değişmemiştir.
Dünya coğrafyası üzerindeki bütün İslâm diyarlarında, yaşanmakta olan her türlü olumlu, olumsuz gelişmelere rağmen bayramın manevi ikliminin oralara da ulaşmış olduğu bir gerçektir. Fakat İşgal ve zulüm altındaki Türk-İslâm beldelerinde, geride bıraktığımız bu Kurban Bayramı'nın da, diğerleri gibi oldukça sıkıntılı ve buruk geçtiği aşikârdır. 1949 yılından beri Komünist Çin işgali altındaki Doğu Türkistan'da Uygur halkı sahip oldukları bütün Milli ve manevi hasletlerini çok iyi bir şekilde değerlendirerek İşgal kuvvetlerine karşı direncin ve var olmanın bir vesilesi haline getirebilmektedirler. İşte bu direnç işgalci Çinlileri paniğe sürüklemektedir.
Tarih boyunca Doğu Türkistan halkının sahip olduğu bütün zenginlik kaynaklarını asalak ve iğrenç bir yaratık gibi sömüren Çin hükümeti, ekonomik sömürünün dışında Uygur halkının milli ve manevi varlıklarını da ayaklar altına alarak açıkça insanlık suçu işlemektedir.
Doğu Türkistan halkı; 17. yüzyılın ortalarından beri fasılalarla Çin işgaline maruz kalmış, katledilmişler, zindanlara atılmışlar, her türlü zulme maruz kalmışlar, fakru zaruret içine düşürülmüşler fakat, içinde bulundukları şartlar ne olursa olsun, milli ve dini değerlerinden asla taviz vermemişlerdir.

Zaten bu güne kadar "Millet" olma hususiyetlerini ve dini kimliklerini muhafaza edebilmek uğruna milyonlarca kurban vererek bu günlere gelmişlerdir.

Şundan emin olunabilir ki; Doğu Türkistanlılar, Bu bayram yine bayram namazını kılabilmek için bir çok tehlikelere göğüs germek mecburiyetinde kalmışlardır. Yine cami ve mescit kapılarında Çinli polisler beklemişler, yine camiye girmek isteyen bir çok insan camilere "sen bu mahallede oturmuyorsun", "senin yaşın 18 'den küçük" gibi bahanelerle camilere alınmamış, yine cami cemaatinin arasına "ihbarcı" sivil polisler yerleştirilerek Uygur halkı tedirgin edilmiştir. Yine Minberlerden okunan bayram hutbesinin konusu Çin Komünist Partisine övgüler yağdırmak olmuştur. Şunu da biliyoruz ki; Uygur halkı bu bayramda da bulabildikleri en yeni milli giysilerini giymişler, yine evlerinde bayram hazırlıklarının heyecanını içleri kan ağlasa da yaşamışlar, yine yüz yıllar ötesinden süregelen geleneksel bayram sofralarını kurmuşlar, yine evlerde "Zanğza" denilen bayram çubuklarını büyük bir özenle yapmışlardır… Bayram sabahı yine milli giysilerini giyen Uygur çocukları, başlarında "badam doppa"ları, cıvıl cıvıl mahalle aralarında koşuşturmuşlardır. Uygurlar yine Kaşgar "Heytgah Camisi"nin ön meydanı gibi sembolleşmiş yerlerde Uygur müziği eşliğinde, Uygur Folklorundan oyunlar sergileyerek işgal güçlerine Uygur milli kültürünün hiçbir zaman kaybolmayacağının mesajını vermişlerdir.
Camilerde de; bir an evvel "ÖZGÜR DOĞU TÜRKİSTAN "a kavuşmak için dualar etmişler ve Uygur halkı bu Kurban Bayramında da gerekirse "Kurbanlar" vermek pahasına Milli ve dini "Duruş"larından asla vazgeçmeyeceklerini, bir defa daha göstermişlerdir…

UYGUR MUTFAK KÜLTÜRÜ

SANĞZALAR

''Sanğza'' veya “zanza'' diye bilinen bu galeta türü çubuklar, Doğu Türkistan mutfağından başka hiçbir mutfakta bilinmeyen pasta türlerimizden olup, ünlü gezgin Marko Polo ülkesine makarnaları götürürken taşıdı ise de devam ettiremediğinden halen Uygur mutfaklarına özgü olarak kalmış olan çeşitlerimizden. Bayramlarda düğünlerde yapılan bu galeta türünü, her sanatkâr kendi yeteneği ve kendi bilgisini zorlayarak en güzel şekilde yapmaya çalışır. En iyi un ile ve titizlikle yapılan bu çubuğun yapılması zordur ancak, bu sene yaptığınız zanzayı gelecek seneye kadar bayatlamadan serin ve rutubetsiz bir ortamda, saklayıp muhafaza etmeniz mümkün.

Malzemeler:

1 kg un (en az) .
3lt sıvı yağ
2 adet kuru soğan
1 tutam tuz
1 tatlı kaşığı kebebiye
2 adet yumurta
1 su bardağı sıvı yağ

Yapılışı: 

Yapılışı: Kaynamakta olan 1 lt suya kebabiyeyi, piyaz doğranmış soğanı ilave edip bir taşım kaynadıktan sonra kısık ateşte 8-10 dk kaynatın. Soğuduktan sonra suyu süzün. Unu uygun bir kabın içine koyduktan sonra bir bardak sıvı yağı, yumurtayı, tuzu ilave edip kulak memesi yumuşaklığında elde edin. Hamurları elma büyüklüğünde bezeler yapıp dinlenmeye bırakın. Isınmakta olan yağı ayarladıktan sonra, yeteri kadar dinlenmiş olan bezelerin ortalarından delikler açarak, avuç içinde inceltmek sureti ile filtreler yapın.
İki elinize eşit olarak aldıktan sonra, iki çubuğa geçirip, ısınmakta olan yağda önce sağını sonra solunu daldırıp kızarttıktan sonra ikiye katlayıp şekillendirin, altın sarısı olunca hamurun tamamına aynı işlemi yapın, bayramlarda düğünlerde, toplu birlikteliklerde yapılan bu güzel mönü, burada tarif edildiği gibi bir kg un ile yapılmaz ama ben, kolaylık olsun diye en asgari tarifi yazdım.


KAYNAK:
Nur'âlâ GÖKTÜRK
Geleneksel Doğu Türkistan Uygur Mutfak Kültürü

İsteme Adresi:
İstiklâl Gazetesi: 0352 338 58 97
E-posta: istiklal@istiklalgazetesi.com.tr

 

İstiklâl Mücadelesi (21)

Azimet

Özgürlük ve Bağımsızlık Gözyaşları İle Elde Edilemez

Çin hâkimiyeti yerli halka yapılan her harekete dikkat ediyordu. Niçin? Çünkü Çin hâkimiyetini böyle ihtiyatlı davranmaya mecbur eden, iyi silâhlanmış 40 bin kişilik Doğu Türkistan ordusu vardı. Eğer Çin hâkimiyeti Doğu Türkistan'da hatalı bir adim atarsa millî ordunun sessiz kalmayacağını biliyordu. Çinlileri bu millete hürmetle muamele etmeye mecbur eden ordunuzdu. Vangcin, millî orduyu kendi kuvvetleri içine kâtip issiz kalan komutanları yükseltmek bahanesiyle millî orduyu tamamen kontrol altına aldıktan sonra, komünist Çinlilerin samimiyetine inanmış millî başkanlarımız, daha Önce mutlu olan aydınlarımız ve halkımız yine her tökezlediğinde düşeceğini zannetmeye başlamıştı. Çünkü ordusuz halk, çobansız sürü dernektir. Vangcin, simdi, halken içinde imanlı, saygı gören, akilli, kabiliyetli en mühimi vicdanlı ve gururlu millî Önderleri ve cemaat mensuplarını kaydettirip yavaş yavaş onlarla cinayet arşivi yapmaya, geleneksel Çin usulüyle bizi bize düşürmeye başladı. 1959 yılına kadar birkaç siyasî komployla milletimizin içinden çıkan kıymetli insanlarımız yok edildi. Hayatta kalanlar da yurdundan uzak hapishanelere atıldı. Doğu Türkistan'da, bu vatanın, bu milletin gururunu, san, şerefini yükselten kuvvet ve kalemden ibaret müteşekkil tamamen yok edeceğine kanaat getiren Çin hâkimiyeti, yüzündeki maskeyi çıkarttı. Bu millete reva gördüğü zulüm ve hakaretin hiç birini çekinmeden yaptı. 59 yılından başlayarak Çin göçmenleri sel gibi yurdumuza akmaya başladı. Doğu Türkistan'ın tahılı Çin'e götürüldü, yüz binlerce insanımız açlıktan öldü. Hatta gömülme sırası gelmeyen pek çok ceset dağlarda, tarlalarda; kargalara, kuzgunlara, köpeklere yem oldu. Sadece Bay nahiyesinde 20 bin insan açlıktan öldü.

 (Devam Edecek)

 

          Ayrilmisun
Millitim milli hemiyet shanidin ayrilmisun,
Millitim heq toghra niyetjamidin ayrilmisun,
Millitimm sap admiyet sanidin ayrilmisun,
Millitim birlik me’iyet yanidin ayrilmisun,
Millitim mendin vessiyet qanidin ayrilmisun.

Millitim insaniyet meydanidin ayrilmisun,
Millitim İslamiyet imanidin ayrilmisun,
Millitim heqqaniyet vijdanidin ayrilmisun,
Millitim Turaniyet unvanidin ayrilmisun,
Millitim hor apiyet devranidin ayrilmisun.

Millitim eghyar uchun hich yol bilen aldanmisun,
Millitimni ozgiler maymun qilip qollanmisun,
Millitim tarikhni pak saqlisun, bulghanmisun,
Millitim hergiz beqindiliq üchün gollanmisun,
Millitim erkin yashash imkanidin ayrilmisun.

Millitm bilsun vetenni, qedrini khar etmisun,
Bu muqedes jan veten, jananini zar etmisun,
Bashqilar “bizning” digen shum sozige iqrar etmisun,
“Mushterik dovlet” digen yalghanni derkar etmisun,
Ana weten Sherqi Turkistanidin ayrilmisun.

Kimge mensup, kimge heqli, kimge miras bu weten,
Esli nesli qani bir, tuqqan oyushqan ezchimen,
Shobhisiz Uyghur, Qazaq, Qirghiz, Moghul, Tajik bilen,
Bu weten turi uruqqa ata miras chimen,
Ata mirsa chimen Turanidin ayrilmisun.

Neqeder shanli buyuk erler yitishturgen weten,
Erler ichre turli jevherler yitishturgen weten,
Shanli shavket ehli gewherler yitishturgen weten,
Dahi ve danayi rehberler yitishturgen weten,
Arsilan ve qehriman oghlanidin ayrilmisun.

Bu weten bagh we gulustanlar bilen tulghan chimen,
Taghu-tuz meydanleri korkem guzel bolghan chimen,
Katta khislet zor peziletlerge ornashqan chimen,
Yer yuzining jenniti shanli ulugh Turan chimen,
Daima jennet nishan bolghanidin ayrilmisun.
Veqif mutleq bolmisun aghyar uchun ali weten,
Shum ayaqler astida desselmisun ghali weten,
Musteqil, mukhtar otsun her zaman hali weten,
Millitimge khas miras bolsun iqbali weten,
Erkin azad bekhtiyar turghanidin ayrilmisun.

Millitim bashini aylandurghusi aghyariler,
Qan surtmek birle yurtmek bolghusi mekkariler,
Shuningchin turli tuzaq, dam qurghusi heyyariler,
Bedniyet shum pikirde qollanghuchi her chariler,
Millitim bayqap qedem basqanidin ayrilmisun.

Esliter jennetni daim wetinim gulzarliri,
Hory-ghilmanlerni esletkey chimen dildarliri,
Baghu-bostan, gul-gulistanlar ara Gulnarliri,
Peyzi rehmet, nazu-nimet, kinizdur esrarliri,
Jennetul perdevis meydanidin ayrilmisun.

Wetinim tarikhi ustun, qedirlik ong-solliri,
Arslanlar izliri bilen chiniqqan yolliri,
Qehrimanlar ustikhanidin qurulghan holliri,
Kimki kha’in bu wetenge qurusun put qolliri,
Erkin azad gullinish jeryanidin ayrilmisun.

Esirler gheplet-jahaletlerde qalghan bolsimu,
Koz achalmay jahili nadanliqta yatqan bolsimu,
Devirlerdin kharu-zarliqlerge patqan bolsimu,
Kop zamanlar zul-mi kulpetlerni tartqan bolsimu,
Hemde parlaq bekhitlik devranidin ayrilmisun.

Qolgha kelmes erk mushuktek telmurup turghan bilen,
Qayturup bermes bulangchi yalvurup surghan bilen,
Bekhit izlep kelmigey hangviqip olturghan bilen,
Aldinip qalmasliq kirek aldap umundurghan bilen,
Heqni oz kuchi bilen qolgha alghanidin ayrilmisun.

Weten milletni soymek ehli İslam shanidur,
Bu heqiqet, bu adalet tengrining permanidur,
Bu iniq sir shohbisiz heqqniyet mizanidur,
Esli nesli pak, vijdan ehlining jananidur,
Janidin ayrilsun, likin jananidin ayrilmisun.

Abdul Eziz Mekhsum

 

 

ZİYARETÇİ  DEFTERİ    MUNAZİRE MUNBİRİ    GUESTBOOK

Giriş Yukarı Ağustos-2004 1.Sayı Eylül-2004 2.Sayı Ekim-2004 3.Sayı Kasım-2004 4.Sayı Aralık-2004 5.Sayı Ocak-2005 6.Sayı Şubat-2005 7.Sayı Mart-2005 8.Sayı Nisan-2005 9.Sayı Mayıs-2005 10.Sayı Haziran-2005 11.Sayı Temmuz-2005 12.Sayı Ağustos-2005 13.Sayı Eylül-2005 14.Sayı Ekim-2005 15.Sayı Kasım-2005 16.Sayı Aralık-2005 17.Sayı Ocak-2006 18.Sayı Şubat-2006 19.Sayı Mart-2006 20.Sayı Nisan-2006  21.Sayı Haziran-2006  23.Sayı Temmuz-2006  24.Sayı Ağustos-2006  25.Sayı Eylül-2006  26.Sayı Ekim-2006  27.Sayı Kasım-2006  28.Sayı Aralık-2006  29.Sayı Şubat-2007 31.Sayı Mart-2007 32.Sayı Nisan-2007 33.Sayı Mayıs-2007 34.Sayı Haziran-2007 35.Sayı Temmuz-2007 36.Sayı Ağustos-2007 37.Sayı Eylül-2007 38.Sayı Ekim-2007 39.Sayı Kasım-2007 40.Sayı Aralık-2007 41 Sayı Ocak-2008 42.Sayı Şubat-2008 43.Sayı Mart-2008 44.Sayı Nisan-2008 45.Sayı Mayıs-2008 46.Sayı Haziran-2008 47.Sayı Temmuz-2008 48.Sayı Ağustos-2008 49.Sayı Eylül-2008 50.Sayı Abone İşlemleri TEBRİK MESAJLARI Gazete Bayilerinde YAZARLAR Künye