Giriş
Yukarı
23.Sayı
23.Sayı Uygurca
Aile
İstiklal 23 Tam sayfa

 

                                       AİLE

 

UYGUR MUTFAK KÜLTÜRÜ

Etli Havuçlu Pilav

Malzemeler:

-1 Kg Koyun Eti
-4 Su Bardağı Pirinç
-1 Su Badağı sıvı yağ veya zeytinyağı
-2 Adet Kuru Soğan
-6 Su Bardağı su, yeteri kadar tuz
-6 Büyük Boy havuç
-1/5 Su Bardağı taze bezelye veya konserve

 

Yapılışı:
Isınmakta olan yağa piyaz doğranmış soğanı koyarak hafif kahve rengini alınca eti ilâve edin, eti soğanla birlikte, yeteri miktarda tuz ilâve ederek 10-15 dk. orta ateşte kavurun. Ardından kibrit çöpü kalınlığında rendelenmiş havucu da ilâve ederek, havucun içine arzu ederseniz bir yemek kaşığı şeker ilâve edip, 8-10 dk. kavurun.
Havuç iyice pişmiş rengi değişmiştir, altı su bardağı suyu ekleyin, kısık ateşte en az, 15-20 dk. Pişirin.

Öte yandan bir saat önceden, sıcak suda bekletilerek nişastası alıncaya kadar yıkanıp süzülmüş pirinci tencerenin ateşini kıstıktan sonra, malzeme alta çökünce eti süzerek alın, ateşi tekrar hızlandırarak fazla karıştırmadan pirinç suyunu çekince, üzerine bezelyeyi ve eti döşeyip, 20 dk. Demlemeye bırakın, etli havuçlu, pilâvınız hazır.


Şık tabaklarda salatalar ile serviz yapın, afiyet olsun.

 KAYNAK:
Nur'âlâ GÖKTÜRK
GELENEKSEL DOĞU TÜRKİSTAN
UYGUR MUTFAK KÜLTÜRÜ-0212 519 07 86

 

UYGUR HALK MASALLARI

Uygur Türkçesi Türkiye Türkçesi

EQİLLİQ BORSUK

Bir küni qosiği echip öler halğha kelip qalğan bir böre cangalliqtin timiskilap kelivatsa ushtumtut semiz bir borsuk uchrap qaptu. "Her nime bolsa ozuq tepildi" dep, hoshalliqtin ağzi quliqiğha yetken böre mülayim qiyapetke kiriwelip:
— Bıırader borsuk, nedin kelip, nege ketip barisen? -dep hiciyip
soraptu.
Börining shum niyitini sezgen borsuk derhal eqil ishlitiptu-de
— Way, böre aka, sizni izlep chiqmiğan dönğ, chüshmigen oyman qalmidi. bextimge bu yerde uchrap qaldinğiz, sizni mehmanğa chaqirip kelgen idim, -deptu.
— Way, yalğanchi haramzade!-deptu böre birdinla peylini bozup, ustiliğinğni qara, meni aldimakchi boluvatamsen texi! Sening qıltiğinga chüshidiğhan ehmek böre men emes! Seni mezze qilip shundak yeymenki körüp tur.
Böre etilip kelip, borsukni basmaldaptu. Borsuk kilce hodukmay, nahayiti temkinlik bilen:
— Hey, exmeq sen bizni qandak yiyishni bilmeydikensen, nochi
bolsanğ dadanğa oxshash yimemsen deptu.
Böre bu yeni gepni anğglap heyran bolğinidin:
— Dadam seni qandaq yeydiken? -dep soraptu.
— Halisangg sözlep berey, anla, -dep söz bashlaptu borsuk, -dadan bizni tutuwalğandin keyin dümbisige elip turup üch qetim yolning u chetige, üch qetim bu chetige tashlap andin yeydu. Nime üchün shundaq kili-diğanliğini bilmeymen.
Böre bu yerde bir sirning barliğini pemlep, dadisini dorap baqmaqchi boptu ve borsukni tapini astidin elip yolning u chetige tashlaptu. Borsuk derhal ornidin turup qechiptu-de, yekinla yerdiki uwsiğha kirip ketiptu. Böre ğezeplinip:
— Meni aldawatisenğhu!-dep waqiraptu.
Eqillik borsuk uwisining ichide turup, börini mesqire qilip.
— Mening eqillik dadam sening dadangni her daim mushundaq aldap qutulatti, -dep cawap beriptu.

AKILLI PORSUK

Günlerin birinde karnının açlığından ölecek hale gelen bir kurt, ormanda yiyecek aramak için etrafı koklaya koklaya gelirken anîden semiz bir porsuğa rast gelmiş. "Neyse, yiyecek bir şey bulduk" diye sevinçten ağzı kulağına varan kurt yumuşak bir tavır takınarak:
— Porsuk kardeş, nereden gelip nereye gidiyorsun? diye sırıtmış.
Kurdun kötü niyetini sezen porsuk derhal aklını başına toplayarak:
— Vay kurt ağa! sizi aramak için çıkmadığım tepe, inmediğim çukur kalmadı. Şansımdan, burada karşıma çıktınız, sizi misafirliğe çağırmak için gelmiştim, demiş.
— Vay yalancı haramzade! demiş kurt birden niyetini bozarak, "kendini akıllı mı sanıyorsun? Beni aldatmağa mı niyet etmiştin ha? Senin tuzağına düşecek ahmak kurtlardan değilim. Seni şöyle rahat rahat yiyeyim de bir gör!"'
Kurt atılarak porsuğu altına almış. Porsuk hiç kekelemeden, son derece temkinli bir şekilde:
— Hey ahmak, sen bizi nasıl yiyeceğini dahi bilmiyormuşsun. Yiğitsen baban gibi ye, demiş.
Kurt bu yeni sözü duyunca hayrette kalarak: — Babam seni nasıl yiyordu, diye sormuş.
— İstersen söyleyeyim de dinle, diye söze başlamış porsuk, "baban bizi asla, senin gibi böyle ahmakça yemiyordu. Baban bizi yakaladıktan sonra sırtına alarak üç defa yolun o tarafına, üç defa bu tarafına fırlatıp ondan sonra yiyordu. Niçin böyle yaptığını bilmiyorum.''
Kurt burada bir sır olduğunu düşünerek babasını taklit etmeğe kalkışmış ve porsuğu ayağının altından alarak yolun öbür tarafına atmış. Porsuk derhal yerinden kalkıp kaçmış ve yakında bulunan yu­vasına girmiş.
Kurt gazaba gelip:
— Beni kandırıyorsun ha! diye bağırmış.
Akıllı porsuk yuvasının içinden kurdu alaya almış:
— Benim akıllı babam senin babanı her zaman böyle aldatıp kurtuluyordu, diye cevap vermiş.

 

İstiklâl Mücadelesi (16)

Azimet

Özgürlük ve Bağımsızlık Gözyaşları İle Elde Edilemez

8-4-1945'te Doğu Türkistan Devletinin millî ordusu kurulduğunda mareşal unvanı verilmiş bir şahsiyetti. Rusların düşmanımız olduğunu biliyordu ve onlara ihtiyacımız olması hasebiyle ilişkileri iyi tutmak için diplomatik çalışmalarda bulunmuştu. Rusları teskin etmek için devletin en yüksek kademelerine Rus taraftarı ama vatanin bağımsızlığı, milletin hürriyeti için mücadele edecek olan yetenekli gençleri yerleştirmişti, İlihan Töre Doğudaki siyasetçiler gibi, küçük menfaatler için devlet teşkilatın bir takım güruhların eline bırakmış değildi. Doğu Türkistan'daki Müslüman Türk halklarının birlik beraberliğini temin etmekle kalmayıp, Müslüman ve Türk olmayan halklarında ayni beraberliğe, ayni haklara sahip olmalarını sağlamıştı. Milletlerin beraberliğine, birbirlerine olan inancına, millî dostluklara dayalı bir devlet kurulmuştu ki bu devlet ayni zamanda Doğu Türkistan'a komşu bütün devletlere bir örnek oluşturarak bir adalet üstüne temellendirilmisti. Devlet ve ordunun yüksek kademeleri de Uygur, Kazak,Kırgız, Özbek, Tatar, Moğol, Döngen (Çinli Müslüman), Sibel, Rus ve Çinli gibi her milletten insan yer almış, hepsi de ayni haklara sahip olarak muamele görmüşlerdir. -Tek ve öz vatanimiz Doğu Türkistan- prensibinde uzlaşan millî güçler bir araya geldikleri için kısa bir süre içinde Altay'dan Gulca'ya kadar uçsuz bucaksız toprakları Doğu Türkistan bayrağı altında birleştirecek bir ordu kurulmuştu. Asker şayisi 40 bine ulaşmış ve ilk saflardaki bölükler Urumçi'nin dış kapısı sayılan Manas'a kadar gelmişler di. Güneyde Karaşehir'in Yultuz; Aksu'nun Bay, Könisehir; Kaşgar'ın Taşkurgan, Kargalık, Poskam nahiyeleri Doğu Türkistan bayrağı ile s er eften misti. Çin askerleri arkalarına bakmadan kaçmaktaydı. 1945'in 9. Ayında Ruslar Manas'ta ve güneyde ilerlemekte olan milli orduyu durdurdu. Çünkü 14-8-1945 tarihinde Moskova'da Çin-Sovyet dostluk anlaşması imzalanmıştı. Milli irademizin açıkça önünün kesildiğini, Sovyetler birliği ve Çin arasında yapılan pazarlıkta Doğu Türkistan'ın ucuza peşkeş çekilme ihtimalinin olduğunu sezen İlihan Töre, milli ordunun hiç durmadan ilerlemesini istese de hükümette çoğunluğu ele geçiren ve Ruslara inanan, onların etkisinde olan "Milli Rehberler" Rusların göstermiş olduğu Çinlilerle anlaşma yapılması baskısına boyun eğdi. 2-1-1946'da başlayan uzlaşma müzakereleri 6-6-1946' tarihinde 11 maddelik antlaşma ile tamamlandı. Ruslar la Çinlilerin arasında ise yazılı olmayan tek maddelik bir anlaşma vardı. Bu Doğu Türkistan devletini ve bu devletin başakanı Ilihan Töre'yi ortadan kaldırmaktı.

 

SİZDEN GELENLER


Doğu Türkistan'ın da yakın bir gelecekte dünya milletler ailesi içinde hür bağımsız ve şerefli bir devlet olarak yerini alacağı inancındayım. o topraklarda yaşayan soydaşlarımıza sabır, engin mücadele azmi ve tarih şuuru diliyorum.21 yüzyıl çok şeylere gebedir, çok dilli, çok milletli ve üstelik zorbalık üzerine kurulmuş sözde Çin imparatorluğu Türk milletine (Uygur kardeşlerimize) karşı zulmünü sürdüremeyecektir. Ata yurdumuzun mazlum insanlarına Anadolu dan selamlar olsun.
Sinan Erol
Konu Doğu Türkistan (ana Türkistan)olunca söze nasıl başlanır,bilemiyorum.37 yıllık hayatımda şuurumun varolduğunu anladığım ilk günden bu yana,attığım her adımda,her soluğumda,acısını yüreğimde,benliğimde amansızca hissettiğim:DOĞU TÜRKİSTAN(ANA TÜRKİSTAN)seni,Gökbayrağını,bağrına bastığın Türk evlatlarını çok seviyorum...tarih denen kavram, çok perdeli bir piyesten başka bir şey değil ve son perde TURAN ile kapanacak...
Attila Çitilci
Selamünaleyküm
Kıymetli Doğu Türkistanlı kardeşlerim, sizleri bilge sultan merhum İsa Yusuf Alptekin'le tanımıştım. Orta Asya daki bir çok Türk devletleri bağımsızlığına kavuştu. İnşallah en kısa zamanda sizinde bağımsızlığınıza kavuşmanızı yüce yaratan nasip etsin.Konya Türkmenleri olarak bağımsızlığınızda bir katkımız olmasını canı yüreğimizle yüce Allah'tan niyaz ederiz.
Halit Karahan

Allah'ın selamı tüm Türk-İslam dünyasının üzerine olsun.
Doğu Türkistanlı soydaşlarımız, sonuna kadar yanınızdayız. Acınız acımız, sevinciniz sevincimizdir. İnşallah yakında özgür olursunuzda, yüreğimizdeki acınız sevince dönüşür. Kahraman Doğu Türkistan, sen bizim onurumuz ve şerefimizsin.
BEYAZIT ÇEVİK

Selamün Aleyküm.
Kıymetli Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz sizleri çok seviyoruz. çektiğiniz esaret, katliam ve zulüm sıkıntılar karşısında ne yapabiliriz? lütfen bunun için bir organizasyon oluşturun üzerimize ne düşerse yapalım. Bilin ki içimiz yanmıştır.
Türkiye'mizdeki Türklerin tamamına yakını sizlerin yanında olduğuna inanın.
Gerçek bir Müslüman Türk, Doğu Türkistan'a kayıtsız kalamaz.
Mustafa KARATAY

 

 

ZİYARETÇİ  DEFTERİ    MUNAZİRE MUNBİRİ    GUESTBOOK

Giriş Yukarı Ağustos-2004 1.Sayı Eylül-2004 2.Sayı Ekim-2004 3.Sayı Kasım-2004 4.Sayı Aralık-2004 5.Sayı Ocak-2005 6.Sayı Şubat-2005 7.Sayı Mart-2005 8.Sayı Nisan-2005 9.Sayı Mayıs-2005 10.Sayı Haziran-2005 11.Sayı Temmuz-2005 12.Sayı Ağustos-2005 13.Sayı Eylül-2005 14.Sayı Ekim-2005 15.Sayı Kasım-2005 16.Sayı Aralık-2005 17.Sayı Ocak-2006 18.Sayı Şubat-2006 19.Sayı Mart-2006 20.Sayı Nisan-2006  21.Sayı Temmuz-2006  24.Sayı Ağustos-2006  25.Sayı Eylül-2006  26.Sayı Ekim-2006  27.Sayı Kasım-2006  28.Sayı Aralık-2006  29.Sayı Ocak-2007  30.Sayı Şubat-2007 31.Sayı Mart-2007 32.Sayı Nisan-2007 33.Sayı Mayıs-2007 34.Sayı Haziran-2007 35.Sayı Temmuz-2007 36.Sayı Ağustos-2007 37.Sayı Eylül-2007 38.Sayı Ekim-2007 39.Sayı Kasım-2007 40.Sayı Aralık-2007 41 Sayı Ocak-2008 42.Sayı Şubat-2008 43.Sayı Mart-2008 44.Sayı Nisan-2008 45.Sayı Mayıs-2008 46.Sayı Haziran-2008 47.Sayı Temmuz-2008 48.Sayı Ağustos-2008 49.Sayı Eylül-2008 50.Sayı Abone İşlemleri TEBRİK MESAJLARI Gazete Bayilerinde YAZARLAR Künye