Yukarı
16.Sayı
UYGURCA
Tarih
Aile
İstiklal 16 Tam Sayfa

AİLE

UYGUR HALK MASALLARI

Uygur Türkçesi Türkiye Türkçesi

TÜLKE BİLEN SHİR

Shir kerip ketip ilgirikidek oga chikalmaydigan bolup qaptu. Shuninng bilen sahtipezlik kilip kosak bekish koyiga cüshipptu. Özi önkirde yetivilip:
-Ağrip kaldim, manghidek mağdurum yok, dostlirim pat-pat kelip yoklap tursun, dep hemme hayvanlarge hewer tarkitiptu. Hayvanlar shirning halini sorash üçün birdin-ikkidin yoklap kelishke bashlaptu.
Shir kelgenning birinimu tirik yandurmay, tutup yiyishke bashlaptu. Bir küni tülke yoklap keptu. O önkürge kirmey sirtta turup:
-Shir aka kandak ahvalinğiz? Neççe kündin beri sizni yoklap kelgenlerdin ehvalinğizni soray disem hiç-kaysi körünmeydu. Bugün özem keldim.Ahvalinğiz kandakrak? dep soraptu.
-Halim osalrak turidu, -deptu shir yalğandin inkrap koyup nimishka önkürge kirmey talada turisen ? Şunçe yiraktin alahide meni yoklap kepsen. Önkürge kirgin. Bir dem-yerimdim, munğdişayli!
-Menmu önkürinğizge kirişni oyliğan idim. -deptu, tülke segeklik bilen etrapiğa karap koyup,
-Birak önkürinğizge kirgen izlar turidu, çikqan izlar körünmeydiğu ?
-İzlarğa karap nime kilisen, korkmay kirivergin -deptu shir lolilik bilen.
-Sen bolsanğ mehman, talada tursağ set turidu. kosigingmu eçip kalğandu, bir nerse yep ketkin önkürge kir!
-Rehmet shir aka.Ehvalinğizni ukkandin keyin bolar, siz mening kosiğimni emes, özinğizninğkini oylavatisizğu deymen ?

-Hosh men kaytay!
deptu tülke ve derhal keynige yeniptu.

TİLKİ İLE ASLAN

Aslan çok ihtiyarladığında, her zamanki gibi ava çıkamayacak hale gelmiş. Bunun için sahtekarlıkla karnını doyurmaya karar vermiş. Kendisi mağarada yatıp:
-Hastalandım; adım atacak halim yok; dostlarım sık sık gelip beni ziyaret etsin, diye bütün hayvanlara haber göndermiş.
Hayvanlar aslanın halini sormak için birer ikişer gelmeye başlamışlar. Aslan gelenlerin hiç birisini sağ koymadan yemeye başlamış.
Bir gün tilki ziyaretine gelmiş, mağaraya girmeden dışarıda durarak:
-Aslan ağabey, ahvaliniz nasıl ? Uzun zamandan beri sizin ziyaretinize gelemedim, sizi ziyaete gelenlerden durumunuzu sorayım dedim, hiç birini göremedim. Bugün kendim geldim. Haliniz nasıl ? diye sormuş.
-Halim kötü, demiş aslan yalandan inleyerek. ''Niçin mağaraya girmeyip dışarıda duruyorsun ? O kadar uzaktan beni ziyarete gelmişsin; mağaraya gir. Birazcık dertleşelim!''
-Ben de mağaranıza girmeyi düşünmüştüm, demiş tilki kurnazca etrafa bakarak; “mağaranıza giren izler duruyor, fakat çıkan izler görünmüyor ?''
-İzlere bakıp ne yapacaksın, korkmadan giriver, demiş aslan sahte bir eda ile. ''Sen misafirsin, dışarıda durman yakışık almaz; karnın da acıkmıştır; bir şeyler yiyip öyle gidersin; mağaraya gir!''
-Teşekkür ederim aslan ağabey; ahvalinizi öğrendim yeter. Siz benim karnımı değil, kendinizinkini mi düşünüyorsunuz yoksa diyorum... Hadi ben döneyim, demiş tilki ve hemen geri dönmüş.

 

Uygur Atasözleri

Yoldaş yolda sinilar
Arkadaş yolda denenir.
Yüz angligandin bir körgen ela
Yüz kere dinlemekten bir kere görmek yeğdir.
Zimistan körmigen bulbul baharning kadrini bilmes
Kış görmemiş bülbül baharın değerini bilmez.
Ziyan aççik payda tatliq
Zarar acı, kâr tatlı

İstiklâl Mücadelesi (10)

Azimet

Özgürlük ve Bağımsızlık Gözyaşları İle Elde Edilemez

Ülkeler başka milletlerin toprağını işgal ettiklerinde onları mutluluğa eriştirmek için değil; o milleti köle kılmak veya yok etmek, yeni topraklar kazanarak kendi milletini saadete kavuşturmak emelini güderler. Ama içimizden çıkan satılmış hainler milletimizin hakkini düşmanın eline verirken, insanımızın tarihini, medeniyetini, gururunu, cesaretini unutup kulluk, kölelik ruhuna alıştırmak için köprü vazifesi görürler.
Hainler milli mücadele devrinde veya bağımsızlık zamanında temizlenmiş, arınmış gibi görünseler de esaret altında yasadığımız zamanlarda (onca ihanetlerine rağmen) kendi insanından hiçbir ihanet görmediler. Onlar daima millet için tehdit unsuru oldular. Hainler millet için halledilmesi gereken en önemli mesele idi. Millet hu meseleyi halledemediği için, esas meseleyi yoluna koyamadı. Düşman gözünde kendilerini; "dahi" olarak göstermek için dahilerimizi yok etti, "kahraman" olarak göstermek için kahramanlarımızı yok etti, "bilim adamı" olarak göstermek için alimlerimizi yok etti, "din bilgini" olarak göstermek için din adamlarımızı yok etti. Halkımızdaki vatan hainlerine olan nefreti değiştirip onlara hürmet etmeye alıştırmak için çalıştı. Vatanperverlere, önderimize, vatan kahramanlarına büyük muhabbet ve hürmet gösterme düşüncesine sahip halkımızı, onlardan nefret ettirmeye çalıştı. Yani milleti şuursuzlaştırarak, halkın nefret ettiği şeylere muhabbet duymalarına, sevgiyle baktığı şeylere de nefretle yaklaşmalarına zorladı. Bu tür ihanetler milli dayanışmamıza fevkalade büyük zararlar verdi.
Bazı tarihi hadiselerin de bize derin manalar çağrıştırdığını görürüz; bunların üzerinde biraz durmak gerekir: 30'lu yıllarda bağımsızlık hareketi bütün Doğu Türkistan'da güç kazandı. Vaziyet, bahar mevsiminde bütün ağaçlarda açan çiçekler sert bir fırtınayla dökülüp gitse de, ertesi gün daha fazla çiçeğin açılıp her tarafı kaplamasına benziyordu. Bahar mevsiminde bütün çiçekleri koparıp atmak nasıl mümkün değilse vatanımızdaki milli mücadele hareketini bastırmak ve durdurmak da o derece imkansız idi. Mançurya'yı Japonya'ya teslim etmiş, bununla birlikte iç savaş bataklığına saplanmış Çin'in, Doğu Türkistan'a asker çıkarma imkanı yoktu. Doğu Türkistan'ın içinde bulunduğu durum milli birlik esasındaki bir devletin kurulmasına tamamen müsaitti. Çünkü Hoca Niyaz Haci, Kumul ve etrafına hakimdi. Bu ayaklanmadan ilham alan Turfan cemaati Mahmut Muhiti önderliğinde Turfan'da isyan başlattı ve Hoca Niyaz Hacı'yı destekledi. Kuçar'da Tomur Bey' in liderliğinde ayaklanan halk Kuçar, Aksu ve Kasgar'a kadar hakim idi.

 
 

SİZDEN GELENLER

DOĞU TÜRKİSTAN

Gazetemiz ve internet sitemize gelen mesajlardan bazıları
 

Bu ne direniş!!!
Mükemmel olmuş. Türk halkına yakışan bir direniş. Tebrik ederim.
Bundan böyle bütün dostlara sizin Web Sayfanızı ve Doğu Türkistan'ı anlatacağım, belki bir katkımız olur. Başarılar dilerim. Saygılarımla Fatih Kanara
Tüm Türk ve İslam aleminin mübarek Ramazanını kutlar, Bütün Turan ellerin özgürlüklerine kavuşmasını Cenabı Haktan dilerim. Ben aslen Kırımlı bir Nogayım.Fakat eşim ve onun ailesi Uygur Türkü.Küçük oğlumun adını da hiçbir zaman aslını unutmasın diye Hasan Uygur koydum.
Savlukla kalın
Fatih Karayandı Adana

Yıllardır Türkistan da ki ırktaşlarımızın komünist idareler altında zor şartlarda yaşadıklarını duyardık. Ancak, sitenizdeki; çok büyük olumsuzluklara ve zor şartlara karşın yapılan Türkistan-Tibet-Hindistan göçü hikayesini okuyup ta en ileri düzeyde duygulanmamak, hatta gözyaşlarına sahip olmak mümkün mü? Gerek büyük ve uzun göçe katılan,gerekse onlara önderlik eden ve insan üstü siyasi ve insani temasları yürüten vatan için vatanını terk eden bu insanların mücadelesine gönülden destek vermemek mümkün mü ?10.asırdan beri Anadolu'yu yurt tutmuş aynı kandan aynı candan olan biz Türkler sizlerle daha güçlüyüz.
Hoş geldiniz. Şimdi görev bir değil ikidir. Vatan bildiğimiz bu kutsal topraklardaki ayrılıkçı güçlere fırsat vermemek ve doğu Türkistan'daki soydaşlarımızın özgürlük mücadelesine katkı sağlamak. Bu kutsal görevlerde Allah muvaffak etsin.
HASAN H.DOĞANYILMAZ (BAHADIRLI)

Şanlı kurtuluş mücadelesinde kendilerini yalınız bırakan biz dindaş ve ırkdaş türkiye türklerini doğu türkistanlı kardeşlerimiz affetsin.Allah doğu Türkistan'ı en kısa zamanda zafere ulaştırsın.
Mustafa karakaya- İstanbul

Doğu Türkistan illerine karşı merakım çocukluk yıllarına dayanır. Babam hep anlatırdı Doğu Türkistan Dramını... Daha çocukken okuduğum bir kitapta göz yaşı dökmüştüm oradaki soydaşlarımız için... Aynı zamanda da kahrolmuştum. Ezeli düşmanımız olan Çinlilere hadlerini bildiremeyişimize... O dönemlerde aklıma takılan bir millet vardı. Yahudiler... 15 milyon kadar Yahudi bütün dünyayı parmağında oynatabiliyordu. ve bunu ticari birliklerine borçluydu. Bilmiyorum bu sitede ukalalık yapmaktan haya ederim ancak ben acaba çare olur mu diyerekten Türk ticari birliğini kurmayı düşünmüştüm o yıllarda... Ama tabii bunu yapmak kolay değil. Bunun da farkındayım ancak Çin her ne kadar baskı ve zulümlerini devam ettirse de sanki artık kapitalistleşmeye başlayan bir ülke izlenimi veriyor. İşte tam bu sıralar demokrasinin motor kuvveti olan parayı ve akabinde basın yayını ele geçirebilirsek acaba oradaki soydaşlarımızın selametini sağlayabilir miyiz? Evet bu insanlık suçlarının bütün dünyaya duyurulması lazım. Bütün dünyada zengin bizim davamızla dertlenen zengin Türkler türemeli... Ancak o zaman top yekun istiklalimizi kazanırız... Açıkçası ben Türkiye Cumhuriyeti devletinde yaşasam da ve Türkiye özgür bir devlet olsa da bu şekilde hep bir yanım esir kalıyor... İşin en üzücü tarafı da Türkiye Hükümetinin hala soydaşlarımıza duyarsız kalmasıdır. Ama emin olun ki sizin için göz yaşı döken ve tasalanan ve hatta savaşmayı göze alan milyonlar var. Şimdi anlıyorum babamın niye bana Oğuz Kağan ismini verdiğini... Türk Birliği için her sahada savaşmaya hazırım...
Mevlana Oğuz Kağan Fırat Ankara

RAMAZANINIZI KUTLAR HAYIRLAR GETİRMESİNİ ALLAH TAN TEMENNİ EDERİZ.DOĞU TÜRKİSTAN İÇİN HÜR VE BAĞIMSIZ ÇALIŞMALARINIZDAN DOLAYI ŞAHSINIZA VE SİZLE BİRLİKTE MÜCADELE EDEN BÜTÜN ARKADAŞLARA CANI GÖNÜLDEN BAŞARILAR DİLER,İSTİKRARINIZIN DEVAMINI ARZU EDER ÇALIŞMALARINIZDA BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLERİM
Kadir Mete Kayseri

 

TURFAN

Doğu Türkistan'ın merkezi Urumçi şehrinin 182 kilometre doğusunda bulunan Turfan, dağlarla çevrilen bir havzada yer alır. Doğu Türkistan’ın, en sıcak, en kurak, en alçak ve konumundadır.
840. yılında Başkenti Karabalgasun'un Kırgızlar'ın eline geçmesinden sonra Uygurlar'ın büyük bir kısmı Tanrı Dağları'nın kuzeydoğu bölgesinde yer alan Turfan havzası ile Tarım havzasına göç etmişlerdir. Turfan havzasına göç eden Uygurlar, eskiden oralarda yasamakta olan soydaşları ile kaynaşarak İdikut Uygur Devletini kurmuşlardır. Doğu Türkistan'ın merkezi olan Urümçi'nin güney-doğusunda yer alan Turfan çukur sahası deniz, seviyesinin 154 m. aşağıdadır. Çanağın en alçak kısmında bir göl, daha doğrusu bir bataklık vardır.
"Alev Vahası" olarak adlandırılan Turfan, Doğu Türkistan da hava sıcaklığı en yüksek olan bir bölgedir. Burada yazın ortalama hava sıcaklığı 40 derecenin üzerindedir. Burada kışlar dondurucu, yazlar ise çok sıcaktır. Ziraat yapabilmek için sulamaya ihtiyaç vardır. Su, dağlardan inen akarsuların çevrilmesinden ve kaynaklardan elde edilir. Ayrıca, İran'da olduğu gibi suları bahçelere sevk eden galeriler vardır. Sulamaya dayanan ziraatın yapıldığı bu yerler vahalardır. Uygurların Budist resim sanatının en mühim âbideleri Turfan Murtuk civarındaki Bezeklik ve Kuçar Mingöy (Binev) mağaralarında bulunmaktadır. Bunların mühim bir kısmı 20. yüzyılın baslarında A. Von Le Gog başkanlığındaki Alman arkeologları tarafından Almanya'ya götürülen Uygur duvar resimleri olup, simdi Berlin arkeoloji müzesinde sergilenmektedir.
Turfan havzasında büyük bir ehemmiyet kazanan pamuktan ham madde olarak faydalanılmaktadır.
Turfan tam anlamıyla bir üzüm cennetidir. Turfanlı'lar, son derece misafirperverdirler. Üzüm Vadisi'nde "dünyanın en büyük tandırı" vardır. Uluslararası Kum Heykelciliği Festivali Turfan'a bağlı Çişan ilçesinde yapılmaktadır. (Elbetteki bütün bunlar emperyalist Çin Hükûmetinin müsaade ettiği ölçülerde yapılmaktadır.)
Emin Minare,
1777 yılında bölgenin idarecisi Emin Hoca tarafından yaptırılan caminin en ilginç kısmı, gözetleme kulesi gibi göğe uzanan ve üzeri işlemeli minaresidir.
yüksekliği 37 metredir. Turfan'ın güneydoğusundadır. Minarenin içinde 72 adet spiral merdiven, mevcuttur. 1000 Müslüman namaz kılabilecek büyüklüktedir.

ZİYARETÇİ  DEFTERİ    MUNAZİRE MUNBİRİ    GUESTBOOK

Giriş Yukarı Ağustos-2004 1.Sayı Eylül-2004 2.Sayı Ekim-2004 3.Sayı Kasım-2004 4.Sayı Aralık-2004 5.Sayı Ocak-2005 6.Sayı Şubat-2005 7.Sayı Mart-2005 8.Sayı Nisan-2005 9.Sayı Mayıs-2005 10.Sayı Haziran-2005 11.Sayı Temmuz-2005 12.Sayı Ağustos-2005 13.Sayı Eylül-2005 14.Sayı Ekim-2005 15.Sayı Aralık-2005 17.Sayı Ocak-2006 18.Sayı Şubat-2006 19.Sayı Mart-2006 20.Sayı Nisan-2006  21.Sayı Haziran-2006  23.Sayı Temmuz-2006  24.Sayı Ağustos-2006  25.Sayı Eylül-2006  26.Sayı Ekim-2006  27.Sayı Kasım-2006  28.Sayı Aralık-2006  29.Sayı Ocak-2007  30.Sayı Şubat-2007 31.Sayı Mart-2007 32.Sayı Nisan-2007 33.Sayı Mayıs-2007 34.Sayı Haziran-2007 35.Sayı Temmuz-2007 36.Sayı Ağustos-2007 37.Sayı Eylül-2007 38.Sayı Ekim-2007 39.Sayı Kasım-2007 40.Sayı Aralık-2007 41 Sayı Ocak-2008 42.Sayı Şubat-2008 43.Sayı Mart-2008 44.Sayı Nisan-2008 45.Sayı Mayıs-2008 46.Sayı Haziran-2008 47.Sayı Temmuz-2008 48.Sayı Ağustos-2008 49.Sayı Eylül-2008 50.Sayı Abone İşlemleri TEBRİK MESAJLARI Gazete Bayilerinde YAZARLAR Künye