|
| |
|





 |
|

AİLE

|
|
UYGUR HALK MASALLARI |
|
Uygur Türkçesi |
Türkiye Türkçesi |
|
TÜLKE BİLEN SHİR
Shir kerip ketip ilgirikidek oga
chikalmaydigan bolup qaptu. Shuninng bilen sahtipezlik kilip kosak
bekish koyiga cüshipptu. Özi önkirde yetivilip:
-Ağrip kaldim, manghidek mağdurum yok, dostlirim pat-pat kelip
yoklap tursun, dep hemme hayvanlarge hewer tarkitiptu. Hayvanlar
shirning halini sorash üçün birdin-ikkidin yoklap kelishke bashlaptu.
Shir kelgenning birinimu tirik yandurmay, tutup yiyishke bashlaptu.
Bir küni tülke yoklap keptu. O önkürge kirmey sirtta turup:
-Shir aka kandak ahvalinğiz? Neççe kündin beri sizni yoklap
kelgenlerdin ehvalinğizni soray disem hiç-kaysi körünmeydu. Bugün
özem keldim.Ahvalinğiz kandakrak? dep soraptu.
-Halim osalrak turidu, -deptu shir yalğandin inkrap koyup nimishka
önkürge kirmey talada turisen ? Şunçe yiraktin alahide meni yoklap
kepsen. Önkürge kirgin. Bir dem-yerimdim, munğdişayli!
-Menmu önkürinğizge kirişni oyliğan idim. -deptu, tülke segeklik
bilen etrapiğa karap koyup,
-Birak önkürinğizge kirgen izlar turidu, çikqan izlar körünmeydiğu ?
-İzlarğa karap nime kilisen, korkmay kirivergin -deptu shir lolilik
bilen.
-Sen bolsanğ mehman, talada tursağ set turidu. kosigingmu eçip
kalğandu, bir nerse yep ketkin önkürge kir!
-Rehmet shir aka.Ehvalinğizni ukkandin keyin bolar, siz mening
kosiğimni emes, özinğizninğkini oylavatisizğu deymen ?
-Hosh men kaytay!
deptu tülke ve derhal keynige yeniptu. |
TİLKİ İLE
ASLAN
Aslan çok
ihtiyarladığında, her zamanki gibi ava çıkamayacak hale gelmiş.
Bunun için sahtekarlıkla karnını doyurmaya karar vermiş. Kendisi
mağarada yatıp:
-Hastalandım; adım atacak halim yok; dostlarım sık sık gelip beni
ziyaret etsin, diye bütün hayvanlara haber göndermiş.
Hayvanlar aslanın halini sormak için birer ikişer gelmeye
başlamışlar. Aslan gelenlerin hiç birisini sağ koymadan yemeye
başlamış.
Bir gün tilki ziyaretine gelmiş, mağaraya girmeden dışarıda durarak:
-Aslan ağabey, ahvaliniz nasıl ? Uzun zamandan beri sizin
ziyaretinize gelemedim, sizi ziyaete gelenlerden durumunuzu sorayım
dedim, hiç birini göremedim. Bugün kendim geldim. Haliniz nasıl ?
diye sormuş.
-Halim kötü, demiş aslan yalandan inleyerek. ''Niçin mağaraya
girmeyip dışarıda duruyorsun ? O kadar uzaktan beni ziyarete
gelmişsin; mağaraya gir. Birazcık dertleşelim!''
-Ben de mağaranıza girmeyi düşünmüştüm, demiş tilki kurnazca etrafa
bakarak; “mağaranıza giren izler duruyor, fakat çıkan izler
görünmüyor ?''
-İzlere bakıp ne yapacaksın, korkmadan giriver, demiş aslan sahte
bir eda ile. ''Sen misafirsin, dışarıda durman yakışık almaz; karnın
da acıkmıştır; bir şeyler yiyip öyle gidersin; mağaraya gir!''
-Teşekkür ederim aslan ağabey; ahvalinizi öğrendim yeter. Siz benim
karnımı değil, kendinizinkini mi düşünüyorsunuz yoksa diyorum...
Hadi ben döneyim, demiş tilki ve hemen geri dönmüş.
|
|
|
|
Uygur Atasözleri
Yoldaş yolda sinilar
Arkadaş yolda denenir.
Yüz angligandin bir körgen ela
Yüz kere dinlemekten bir kere görmek yeğdir.
Zimistan körmigen bulbul baharning kadrini bilmes
Kış görmemiş bülbül baharın değerini bilmez.
Ziyan aççik payda tatliq
Zarar acı, kâr tatlı |
|
İstiklâl Mücadelesi
(10)
Azimet
Özgürlük ve Bağımsızlık Gözyaşları İle Elde
Edilemez
Ülkeler başka milletlerin toprağını
işgal ettiklerinde onları mutluluğa eriştirmek için değil; o milleti
köle kılmak veya yok etmek, yeni topraklar kazanarak kendi milletini
saadete kavuşturmak emelini güderler. Ama içimizden çıkan satılmış
hainler milletimizin hakkini düşmanın eline verirken, insanımızın
tarihini, medeniyetini, gururunu, cesaretini unutup kulluk, kölelik
ruhuna alıştırmak için köprü vazifesi görürler.
Hainler milli mücadele devrinde veya bağımsızlık zamanında
temizlenmiş, arınmış gibi görünseler de esaret altında yasadığımız
zamanlarda (onca ihanetlerine rağmen) kendi insanından hiçbir ihanet
görmediler. Onlar daima millet için tehdit unsuru oldular. Hainler
millet için halledilmesi gereken en önemli mesele idi. Millet hu
meseleyi halledemediği için, esas meseleyi yoluna koyamadı. Düşman
gözünde kendilerini; "dahi" olarak göstermek için dahilerimizi yok
etti, "kahraman" olarak göstermek için kahramanlarımızı yok etti,
"bilim adamı" olarak göstermek için alimlerimizi yok etti, "din
bilgini" olarak göstermek için din adamlarımızı yok etti.
Halkımızdaki vatan hainlerine olan nefreti değiştirip onlara hürmet
etmeye alıştırmak için çalıştı. Vatanperverlere, önderimize, vatan
kahramanlarına büyük muhabbet ve hürmet gösterme düşüncesine sahip
halkımızı, onlardan nefret ettirmeye çalıştı. Yani milleti
şuursuzlaştırarak, halkın nefret ettiği şeylere muhabbet
duymalarına, sevgiyle baktığı şeylere de nefretle yaklaşmalarına
zorladı. Bu tür ihanetler milli dayanışmamıza fevkalade büyük
zararlar verdi.
Bazı tarihi hadiselerin de bize derin manalar çağrıştırdığını
görürüz; bunların üzerinde biraz durmak gerekir: 30'lu yıllarda
bağımsızlık hareketi bütün Doğu Türkistan'da güç kazandı. Vaziyet,
bahar mevsiminde bütün ağaçlarda açan çiçekler sert bir fırtınayla
dökülüp gitse de, ertesi gün daha fazla çiçeğin açılıp her tarafı
kaplamasına benziyordu. Bahar mevsiminde bütün çiçekleri koparıp
atmak nasıl mümkün değilse vatanımızdaki milli mücadele hareketini
bastırmak ve durdurmak da o derece imkansız idi. Mançurya'yı
Japonya'ya teslim etmiş, bununla birlikte iç savaş bataklığına
saplanmış Çin'in, Doğu Türkistan'a asker çıkarma imkanı yoktu. Doğu
Türkistan'ın içinde bulunduğu durum milli birlik esasındaki bir
devletin kurulmasına tamamen müsaitti. Çünkü Hoca Niyaz Haci, Kumul
ve etrafına hakimdi. Bu ayaklanmadan ilham alan Turfan cemaati
Mahmut Muhiti önderliğinde Turfan'da isyan başlattı ve Hoca Niyaz
Hacı'yı destekledi. Kuçar'da Tomur Bey' in liderliğinde ayaklanan
halk Kuçar, Aksu ve Kasgar'a kadar hakim idi.
|
|
|
|
|
|
SİZDEN GELENLER
DOĞU TÜRKİSTAN
|
Gazetemiz ve internet sitemize gelen mesajlardan bazıları
Bu ne direniş!!!
Mükemmel olmuş. Türk halkına yakışan bir direniş. Tebrik
ederim.
Bundan böyle bütün dostlara sizin Web Sayfanızı ve Doğu
Türkistan'ı anlatacağım, belki bir katkımız olur. Başarılar
dilerim. Saygılarımla Fatih Kanara
Tüm Türk ve İslam aleminin mübarek Ramazanını kutlar, Bütün
Turan ellerin özgürlüklerine kavuşmasını Cenabı Haktan
dilerim. Ben aslen Kırımlı bir Nogayım.Fakat eşim ve onun
ailesi Uygur Türkü.Küçük oğlumun adını da hiçbir zaman
aslını unutmasın diye Hasan Uygur koydum.
Savlukla kalın
Fatih
Karayandı Adana
Yıllardır Türkistan da ki ırktaşlarımızın komünist idareler
altında zor şartlarda yaşadıklarını duyardık. Ancak,
sitenizdeki; çok büyük olumsuzluklara ve zor şartlara karşın
yapılan Türkistan-Tibet-Hindistan göçü hikayesini okuyup ta
en ileri düzeyde duygulanmamak, hatta gözyaşlarına sahip
olmak mümkün mü? Gerek büyük ve uzun göçe katılan,gerekse
onlara önderlik eden ve insan üstü siyasi ve insani
temasları yürüten vatan için vatanını terk eden bu
insanların mücadelesine gönülden destek vermemek mümkün mü
?10.asırdan beri Anadolu'yu yurt tutmuş aynı kandan aynı
candan olan biz Türkler sizlerle daha güçlüyüz.
Hoş geldiniz. Şimdi görev bir değil ikidir. Vatan bildiğimiz
bu kutsal topraklardaki ayrılıkçı güçlere fırsat vermemek ve
doğu Türkistan'daki soydaşlarımızın özgürlük mücadelesine
katkı sağlamak. Bu kutsal görevlerde Allah muvaffak etsin.
HASAN
H.DOĞANYILMAZ (BAHADIRLI)
Şanlı kurtuluş mücadelesinde kendilerini yalınız bırakan biz
dindaş ve ırkdaş türkiye türklerini doğu türkistanlı
kardeşlerimiz affetsin.Allah doğu Türkistan'ı en kısa
zamanda zafere ulaştırsın.
Mustafa karakaya- İstanbul
Doğu Türkistan illerine karşı merakım çocukluk yıllarına
dayanır. Babam hep anlatırdı Doğu Türkistan Dramını... Daha
çocukken okuduğum bir kitapta göz yaşı dökmüştüm oradaki
soydaşlarımız için... Aynı zamanda da kahrolmuştum. Ezeli
düşmanımız olan Çinlilere hadlerini bildiremeyişimize... O
dönemlerde aklıma takılan bir millet vardı. Yahudiler... 15
milyon kadar Yahudi bütün dünyayı parmağında
oynatabiliyordu. ve bunu ticari birliklerine borçluydu.
Bilmiyorum bu sitede ukalalık yapmaktan haya ederim ancak
ben acaba çare olur mu diyerekten Türk ticari birliğini
kurmayı düşünmüştüm o yıllarda... Ama tabii bunu yapmak
kolay değil. Bunun da farkındayım ancak Çin her ne kadar
baskı ve zulümlerini devam ettirse de sanki artık
kapitalistleşmeye başlayan bir ülke izlenimi veriyor. İşte
tam bu sıralar demokrasinin motor kuvveti olan parayı ve
akabinde basın yayını ele geçirebilirsek acaba oradaki
soydaşlarımızın selametini sağlayabilir miyiz? Evet bu
insanlık suçlarının bütün dünyaya duyurulması lazım. Bütün
dünyada zengin bizim davamızla dertlenen zengin Türkler
türemeli... Ancak o zaman top yekun istiklalimizi
kazanırız... Açıkçası ben Türkiye Cumhuriyeti devletinde
yaşasam da ve Türkiye özgür bir devlet olsa da bu şekilde
hep bir yanım esir kalıyor... İşin en üzücü tarafı da
Türkiye Hükümetinin hala soydaşlarımıza duyarsız kalmasıdır.
Ama emin olun ki sizin için göz yaşı döken ve tasalanan ve
hatta savaşmayı göze alan milyonlar var. Şimdi anlıyorum
babamın niye bana Oğuz Kağan ismini verdiğini... Türk
Birliği için her sahada savaşmaya hazırım...
Mevlana Oğuz Kağan Fırat Ankara
RAMAZANINIZI KUTLAR HAYIRLAR GETİRMESİNİ ALLAH TAN TEMENNİ
EDERİZ.DOĞU TÜRKİSTAN İÇİN HÜR VE BAĞIMSIZ ÇALIŞMALARINIZDAN
DOLAYI ŞAHSINIZA VE SİZLE BİRLİKTE MÜCADELE EDEN BÜTÜN
ARKADAŞLARA CANI GÖNÜLDEN BAŞARILAR DİLER,İSTİKRARINIZIN
DEVAMINI ARZU EDER ÇALIŞMALARINIZDA BAŞARILARINIZIN DEVAMINI
DİLERİM
Kadir
Mete Kayseri
|
|
|
TURFAN
Doğu Türkistan'ın merkezi Urumçi şehrinin
182 kilometre doğusunda bulunan Turfan, dağlarla çevrilen bir
havzada yer alır. Doğu Türkistan’ın, en sıcak, en kurak, en alçak ve
konumundadır.
840. yılında Başkenti Karabalgasun'un Kırgızlar'ın eline geçmesinden
sonra Uygurlar'ın büyük bir kısmı Tanrı Dağları'nın kuzeydoğu
bölgesinde yer alan Turfan havzası ile Tarım havzasına göç
etmişlerdir. Turfan havzasına göç eden Uygurlar, eskiden oralarda
yasamakta olan soydaşları ile kaynaşarak İdikut Uygur Devletini
kurmuşlardır. Doğu Türkistan'ın merkezi olan Urümçi'nin
güney-doğusunda yer alan Turfan çukur sahası deniz, seviyesinin 154
m. aşağıdadır. Çanağın en alçak kısmında bir göl, daha doğrusu bir
bataklık vardır.
"Alev Vahası" olarak adlandırılan Turfan, Doğu Türkistan da hava
sıcaklığı en yüksek olan bir bölgedir. Burada yazın ortalama hava
sıcaklığı 40 derecenin üzerindedir. Burada kışlar dondurucu, yazlar
ise çok sıcaktır. Ziraat yapabilmek için sulamaya ihtiyaç vardır.
Su, dağlardan inen akarsuların çevrilmesinden ve kaynaklardan elde
edilir. Ayrıca, İran'da olduğu gibi suları bahçelere sevk eden
galeriler vardır. Sulamaya dayanan ziraatın yapıldığı bu yerler
vahalardır. Uygurların Budist resim sanatının en mühim âbideleri
Turfan Murtuk civarındaki Bezeklik ve Kuçar Mingöy (Binev)
mağaralarında bulunmaktadır. Bunların mühim bir kısmı 20. yüzyılın
baslarında A. Von Le Gog başkanlığındaki Alman arkeologları
tarafından Almanya'ya götürülen Uygur duvar resimleri olup, simdi
Berlin arkeoloji müzesinde sergilenmektedir.
Turfan havzasında büyük bir ehemmiyet kazanan pamuktan ham madde
olarak faydalanılmaktadır.
Turfan tam anlamıyla bir üzüm cennetidir. Turfanlı'lar, son derece
misafirperverdirler. Üzüm Vadisi'nde "dünyanın en büyük tandırı"
vardır. Uluslararası Kum Heykelciliği Festivali Turfan'a bağlı Çişan
ilçesinde yapılmaktadır. (Elbetteki bütün bunlar emperyalist Çin
Hükûmetinin müsaade ettiği ölçülerde yapılmaktadır.)
Emin Minare,
1777 yılında bölgenin idarecisi Emin Hoca tarafından yaptırılan
caminin en ilginç kısmı, gözetleme kulesi gibi göğe uzanan ve üzeri
işlemeli minaresidir.
yüksekliği 37 metredir. Turfan'ın güneydoğusundadır. Minarenin
içinde 72 adet spiral merdiven, mevcuttur. 1000 Müslüman namaz
kılabilecek büyüklüktedir. |
|
|
|
|