|
| |
|





 |
|

AİLE

|
|
UYGUR HALK MASALLARI |
|
Uygur Türkçesi |
Türkiye Türkçesi |
|
KORKKANGA KOSH QÖRÜNÜPTU
Bir adem sheherge sodiliqqa kirip
kech qaptu. Karanghu chüshüp, yolda birmu adem uchrimighandin keyin,
bu ademni su bisishqa bashlaptu.
Korqqanseri yol yaqisidiqi her, bir tüp sögetnig keynide oghri müküp
turghandek, ular hazirla yügürüp kilip karniydin boghidighandekla
sezidilishke bashlaptu. Shuningh bilen bu ademnigh put-kolliri
titrep maghalmay qaptu. Bir yerge kelgende karisa rastinla bir oghri
uningha karapla turuptu. Pütün azayini ter besip ketken bu yolachi
derhal kulakchisini bir koligha kiygüzüp igiz kötiriptu de, Tilliri
kalwaliship waqirashka bashlaptu:
-Hey oghri, mangha yekinlashma! Men seninghdin hergiz-mu qorqmaymen,
qördüngmu biz ikki kishi!
''Oghri'' bolsa qimirlimay qarap turuptu. Yoluchi tehimu beq korkup:
-Nimishqa ünchiqmaysen? Ham hiyal qılmay yahshiliqche mangha yol ber,
bolmaydighan bolsa ya sen ölissen, ya men ölimen! Yoluchi titrep
turup mushu gepni aranla qılalaptu. SHu esnada bulutlar arisidin ay
chiqip, pütün etrapni appaq yorutuwetiptu. Yoluchi sepselip qarisa
hiliqi körüngen oghri emes, belki shahliri qesiwetilgen bir tüp
söget iken.
-Hudaya shükri! -deptu yoluchi yeniq bir tiniwetip- ''qorkkangha
qosh qörünüptu'' digen mushu iken-de! U asta yoligha rewan boptu.
|
KORKANA ÇİFT GÖRÜNÜRMÜŞ
Bir adam şehre
alışverişe gidip geç kalmış. Karanlık çöküp yolda bir tek adama bile
rastlamayınca adamı evham basmaya haşlamış. Korktukça yol kenarıdaki
her söğüdün arkasında sanki bir hırsız saklanıp duruyormuş ve hemen
koşup gelerek boğazından boğacaklarmış gibi hissetmeye haşlamış.
Böylece adamın elleri ayakları titremiş, yürüyememiş. Bir yere
gelince bakmış ki gerçekten bir hırsız kendisine bakıp duruyormuş.
Bütün vücudu ter içinde kalan yolcu, derhal başlığını bir eline
giydirip yukarı kaldırmış ve dili dolaşarak bağırmaya başlamış:
-Hey hırsız, bana yaklaşma! Ben senden hiç korkmam. Bak, biz iki
kişiyiz! ''Hırsız'' ise ise kıpırdamadan bakıp durmuş Yolcu daha da
korkarak:
-Niçin ses çıkarmıyorsun ? Ham hayale kapılmadan iyilikle bana yol
ver.. Yoksa ya sen ölürsün, ya ben ölürüm! Yolcu titreye titreye bu
sözü zorla söyleyebilmiş. O esnada bulutların arasından ay çıkarak
bütün etrafı bembeyaz aydınlatmış. Yolcu dikilip bakmış ki demin
görünen hırsız değil, belki de dalları kesilmiş bir söğüt ağacı
imiş.
-Allaha şükür! demiş yolcu hafifçe nefes alıp ''korkana çift
görünürmüş'' dedikleri buymuş demek ki! Yavaşça yoluna devam etmiş.
|
|
|
|
Dîvân-ı Lügât-it Türk'ten Atasözleri
Ata oglı ataç
togar
Oğul babasına çeker, çekmek üzere doğar.
Atası açıg almıla yese oglınıñ tısı kamar
Babası ekşi elma yese, oğlunun dişi kamaşır.
Ata tonı ogulka yarasa atasın tilemes
Babanın giyimi oğluna yarasa, oğul babasını istemez.
At teküzligi ay bolmas
Atın alnındaki akıtma, gökdeki Ay'la bir olmaz, tutulamaz.
Ayın kişi neñi neñ sanmas
Başkasının malı, mal sayılmaz.
Atası anası açığ almıla yese oglı kızı tısı kamar
Babası anası ekşi elma yese, oğlunun kızının dişi kamaşır.
|
|
İstiklâl Mücadelesi
(9)
Azimet
Özgürlük ve Bağımsızlık Gözyaşları İle Elde
Edilemez
Vatanını seven bütün Doğu
Türkistanlılar kardeştir düşüncesini yediden yetmişe herkesin
kalbine yerleştirmek demektir. Hainleri cezalandırma devri,
-tarihteki tecrübe ve derslerle de sabittir ki- yurdumuzu kurtarmak
için hazırlık yapma devridir. Vatanımız başka milletin egemenliği
altına girdikten sonra hainler açık seçik kibirlenmeye başladı.
Onlar sadece burnu iyi koku alan, koklatılan nesneyi çabucak bulan
köpekler gibi kullanıldı. Komünist Çinlilerin Doğu Türkistan'ı ele
geçirmelerinden sonra hainlere, buldukları ganimetleri korumaları
için bazı yetkiler verildi. Yani hainlere devletin belli
bölümlerinde "sözde" bazı salahiyetler verildi. Onlar bu
yetkilerini, -kanun uygulayıcı konumlarını kullanarak- yurt içinde
etkisi .olan önderlerimizi, din alimlerimizi, aydınlarımızı,
gençlerimizi tutuklamakta, yok etmekte kullandılar. Bu islerle
meşgul olarak halkımızın bütün dikkatini buralara çekip uygun ortamı
yarattıktan sonra Çin Hükümeti, Doğu Türkistan’ın bütün
zenginliklerini talan etti ve sömürdü. İstediği yerde şehir kurdu.
Fabrika açip yoksul ve mazlum Doğu Türkistan’ın içinde, refah içinde
yaşama koşullarına sahip milyonlarca göçmen Han milleti (asıl Çin
ırkı) mensuplarım yerleştirdi. Yurdumuzun iktisadî dizginlerini
onların eline verdi. Bugün Hoten ve Kaşgar’daki bir çiftçinin yıllık
geliri 50-60 dolar civarında iken, Sihen-Zi'deki veya Karamay’da ki
bir Çinli'nin yıllık geliri 500-600 dolar civarındadır. Birbirinden
hiç farkı olmayan, suçsuz, ama devlet tarafından planlı bir şekilde
düzenlenen yasama koşullarının oluşturduğu bu iki millet arasındaki
karşılıklı güvensizlik, düşmanlık, nefret gibi duygular her gecen
gün artmaktadır. Gökle yer arasındaki mesafeye sahip bu büyük farkı
meydana getirmek için, Çin Hükümetinin maksadı bellidir: Doğu
Türkistan'da Çinlilerin sadece siyasî taraftan değil, iktisadî
taraftan da hakim millet konumunda olduklarını Çin Halk
Cumhuriyetindeki Çinlilere ispatlayarak Doğu Türkistan'a daha fazla
gelmelerini teşvik etmektir. Yerli halkı ise, yaşamını
zorlaştırarak, yoksul ve mahkum bir hayata razı etmek politikasını
gütmekte ve eğer dayanamayıp da isyan edenler olursa öldürmek,
neslini kurutmak, onların yerine yeni Çin ahalisini yerleştirmek
türünden planlar yapmaktadırlar.
|
|
|
|
|
|
SİZDEN GELENLER
DOĞU TÜRKİSTAN
|
Gazetemiz ve internet sitemize gelen mesajlardan bazıları
Türkolojinin ve Türk kültürünün diğer genç kuşaklara
aktarılabilmesi için sizler elinizden geleni yaptınız. Keşke
devletimizin imkanları elverse de Türklük coğrafyalarında at
koşturup, çalışma yapabilsek. Selçuk Üniversitesi Türkoloji
Bölümü 1999 mezunuyum. Yayınlarınızın devamını diler,
istifade ettim, teşekkür ederim.
Mehmet GÜLTEKİN
Seydişehir
Ben Alanya'dan bir Türk kızı ülkü Çetin.sizi Doğu Türkistan'
ın İstiklâl Mücadelesinde
Sonsuz destekler Hürriyetin yakın olmasını dilerim.
ÜLKÜ ÇETİN Antalya/
Alanya
Dünya ya ilim ve adaleti dağıtan ve yiğitlik destanları
yazdıran Hakka kul hakikata hizmet eden aziz milletimin yine
adalet ve ilimde dünya önderi olmasını Allah nasip etsin. Ey
Aziz Turk Milletinin fedakar cefakar akıllı gönlü zengin
gençleri yiğitlikte elhamdülillah hep öndesiniz ilimde de en
önde olunuz. İşte o zaman dünyanın neresinde olursanız olun
Türk milletinin devletleriyle beraber önde olup ilim ve
adalette önder olduğunu göreceksiniz. Hepinizin ve hepimizin
ALLAH yar ve yardımcımız olsun. Sayın Şenozan'ın şiirinin
beni duygulandırdığını söylemeliyim. Doğu Türkistanlı
kardeşlerimin ve bütün Türk dünyasının şiirleriyle sesi
olmaya devam etmesini ALLAH tan niyaz ederim. Albayrak ve
gökbayrağın her zaman hür ve en yükseklerde ve yücelerde
dalgalanması dileğiyle. Selam ve dua ile...
Ahmet Özkarabüber
İstanbul
Değerli Gönüldaslarım,
Yüce davamızda Allah Yar ve Yardımcımız olsun... kadim gönül
birliğimizi Allah daim etsin...
Rodop Dağlarından kucak dolusu hürriyet çiçeğini tüm Türk
dünyasına gönderiyorum...
Gümülcine, İskece, Dedeağac camilerinde mescitlerinden Bati
Trakya Türklerinden ars-i alaya yükselen dualarımızda
sizlerde varsınız... dua zincirimizin halkaları inşallah bir
gün hepimizi bir birimize kenetler... hiç ayrılmamacasına
Allah'a emanet olasınız...
Bati Trakya Türk'tür Türk Kalacak...
Batı Trakya- ALMANYA
Selamün aleykum canlarimiz ata diyarimiz Doğu Türkistan’a
cani gönülden selam er gec sizler de hürriyetinize
kavusacaksiniz inaniyorum.
Bayram Kasal Almanya/ Stuttgart
TÜRK'üm diyen her ferdin görevi yaşadığı topraklardaki
yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin sömürgecilere peşkeş
çekilmesini önlemek için gayret göstermek olmalıdır.Zira o
zenginliklerden elde edilen gelirlerin bir kısmı,
sömürgeciliğe başkaldıran mazlumların başına top
mermisi,füze vs. olarak düşmektedir.Şimdi çok daha uyanık ve
duyarlı olma zamanı
Allah her daim TÜRK'le olsun
Ferhat TUNA
Uşak-TÜRKİYE
Herkesin tüm yazdıklarını okudum ve günler sonra anladımki
yıkılmayacağız.
Türkiye bizimdir bizim olacak.
Ahmet Yıldırım-Malatya
|
|
|
KAŞGAR
Doğu Türkistan’ın Tarım Havzasının en önemli
şehri olan Kaşgar, Tarım Irmağı’nın kollarından olan Kaşgar Suyu
kıyısında kurulmuştur. Kaşgar, ismini kendi civarından sıklıkla elde
edilen “Kaş Taşı” yada diğer adıyla “Yeşim Taşı”nın adlarından
almıştır.
Kaşgar şehrinin tarihî M.Ö. 206 yıllarına kadar uzanır. Bu şehir ilk
çağlardan itibaren Tarım Havzasının ekonomik merkezi durumundadır.
Özellikle de halkın büyük çoğunlunun geçim kaynağını başta kilim,
halı, seramik ve tekstil dallarında olmak üzere el sanatları ve
ticaret teşkil etmektedir. Kaşgar, tarihî İpek Yolu’nun da üzerinde
bir ticaret şehri olmakla beraber, çok eski tarihlerden beri Doğu
Türkistanlı tüccarların batı ile yaptıkları ticarette de bir önemli
köprü olmuştur. Diğer taraftan da iki ipek yolunun kesiştiği bir yer
ve Çin ile Orta Asya ülkeleri arasındaki transit taşımacılığın
merkezi durumunda olması bu şehre daha da önem kazandırmaktadır. Bu
sebepledir ki; Çinli emperyalistler tarihîn hiçbir döneminde Doğu
Türkistan’ı, dolayısıyla da Kaşgar’ı ele geçirme fikrinden
vazgeçmemişlerdir.
Kaşgar idarî olarak, bir merkezi il ve 11 ilçeden meydana
gelmektedir. Nüfus yoğunluğu olarak Doğu Türkistan’ın en kalabalık
şehirlerinden biri olması gerekirken, Doğu Türkistan’ı 1949 da işgal
eden Çinli’ler, Doğu Türkistan’ın gerçek nüfusunu gizledikleri gibi,
Kaşgar’ın da nüfusunu dünya kamuoyunun bilgisinden gizlemektedirler.
Kaşgar; tarihte birçok Türk devletlerine merkezlik yapmıştır.
Üzerinde hüküm süren ilk Müslüman Türk devleti hükümdarı Karahanlı
Devleti’nin Sultanı Abdülkerim Saltuk Buğra Han’dır. Çin işgalinden
sonra Mao’nun 1967’deki “Kültür İhtilali” (aslında ‘kültür
katliamı’) döneminde ancak 100 kadar camii ve mescit sağlam
kalabilmiştir. Doğu Türkistan’ın genelinde olduğu gibi, şehir
halkının İslâm inancına sıkı sıkıya bağlı olması ve bu konudaki
hassasiyeti sebebiyle bazı göz önündeki büyük camii ve türbelere
dokunamamışlardır.
Kaşgar da, Kaşgar’ın sembolü haline gelen ve Hitgah meydanındaki 17.
yüzyılda inşa edilmiş olan Tarihî “Hitgah Camii” Uygur halkının en
ehemmiyet verdiği bir camidir. Bunun dışında “Döng Mescit”,
“Kaşgarlı Mahmut Türbesi”, “Yusuf Has Hacip Türbesi” gibi Uygur
mimarisinin özelliklerini yansıtan mimarı eserler de bulunmaktadır.
Yalnızca Kaşgar’ın nahiyelerinden biri olan Aktuğ Nahiyesinin Barın
kazasında meydana gelen bir “Millî Kurtuluş Hareketi” tarih
sayfalarına “Barın İnkılâbı” olarak geçti…
Henüz Kaşgar’ın merkezine dahi ulaşmadığı halde Çin Kızıl
Ordusu’ndan 200.000 özel harekât görevlisini haftalarca perişan eden
“Doğu Türkistan Özgürlükçüleri” eğer günün birinde Doğu Türkistan
sathında bir “Millî Kurtuluş Hareketi”ni başlatacak olurlarsa; işte
o zaman Çinli işgalciler, o güne kadar fırtına öncesi sessizliği
yaşayan Doğu Türkistan halkının kim olduğunu daha açık öğrenecektir.
|
|
|
|
|