|





 |
Tarih
ABDÜRRAHİM ÖTKÜR
1923 - 5 Ekim 1995
Vefat Yıldönümü
Yrd. Doç. Dr. Erkin EMET Ankara
Üniversitesi Öğretim Üyesi
Uygur
Türkleri tarihte sömürücü güçlerden kurtulmak için çok eskiden beri devam
ettikleri özgürlük mücadelesine XX. yüzyılın başlarında hız vermişlerdir.
Zulüm arttıkça, Doğu Türkistan gelişmeler hızlanmış büyük toplumsal olaylar
gerçekleşmeye başlamıştır.
Şubat 1911'de Urümçi ayaklanması Ocak 1912'de Kumul çiftçiler ayaklanması
patlak vermiştir. B,öylece demokratik mücadelenin gelişmesiyle felsefi,
kültürel ve fikri alandaki değişmeler,edebiyat ve üslubun değişmesini
doğrudan etkilemiştir. Doğu Türkistan'ın çeşitli bölgelerde ard arda patlak
veren bu ayaklanmalar mücadelenin gelişimini sağlamanın yanı sıra edebiyatın
gelişimini de hızlandırmış klasik edebiyatın geleneklerini devam ettirme
esassındaki toplumda olumsuzlukları açıkça eleştirebilen ve ona karşı
mücadele edebilen gerçekçi yeni Uygur edebiyatının doğmasına zemin
hazırlamıştır. Bu dönemdeki bazı gelişmeler yeni Uygur edebiyatına sadece
içerik ve konu bakımından değil edebi tür, şekil, üslup ve dil bakımından da
zenginleştirmiştir. Doğu Türkistan Uygur edebiyatı XIX yüzyıl öncesinde daha
çok klasik edebiyatın üzerinde yoğunlaşmış durumda idi. O dönem ediplerinin
işlediği konuların büyük bir kısmı aşk ve kendilerinden önce yaşayan ünlü
şair ve ediplerin şiirlerine ve kaidelerine nazireler olmuştur. Bazı edipler
şark'ın ünlü destanlarından Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin, Yusuf ile
Züleyha, Tahir ile Zöhre gibi destanları Uygur Türkçe'si ile yörenin
özelliğine uygun olarak yeniden yazmışlardır. XIX. asırda Uygur Türklerinin
geleceğine ışık tutabilecek mahiyette araştırmalar yaparak tarihi eserler
veren ediplerimizi de unutmamak gerekir. Yeni Uygur edebiyatı (XIX.yy Uygur
edebiyatı) Doğu Türkistan'daki Çin istila ordularını, Çin hakimiyetini ve
onlara karşı yapılan mücadeleleri işleyen eserlerin çok olduğu bir dönemdir.
Bu dönemde ortaya çıkan edebi eserler, Uygur Türklerinde meydana gelen yeni
millî edebiyatın temelini atmıştır.Bu dönemin ünlü şair ve yazarlarından
biri de Abdürrahim Ötkür'dür. Yeni Uygur Edebiyatı'nın ne çeşitli türde
yazdığı eserleri ile önemli katkıda bulunan şair Abdürrahim Ötkür 1923
yılında Kumul'da tüccar bir ailede dünyaya geldi. O, küçük yaşta anne ve
babasını kaybedip yetim kaldı. Babası Tileş beyin asıl yurdu Artuş Ticendi.
Babası vefat etmeden önce dört yaşındaki oğlu Ötkür'ü Kumul'un ileri
gelenlerinden olan dostu Osman bey, çocuğu olmayan çok görmüş aydın bir kişi
olduğundan Ötkür'ün eğitimine çok önem verir. Ötkür'ü dini okula yazdırır.bu
dönem Doğu Türkistan'ın siyasi çalkantılarla dolu yıllarda Kumul çiftçiler
ayaklanması patlak verir. Cellat Şing Şi Say Urümçi den silahlı askerlerle
gelip ayaklanmayı kanlı bir şekilde bastırır.
Halk perişan bir şekilde kaçar. Osman Bey de ana yurdunu bırakıp .bir grup
ile birlikte Gensu eyaletinin Jiu Çuan vilayetine kaçıp , bir süre orada
yaşamaya mecbur olur. Şansına Osmanbey'in kayın annesi aydın insan
olduğundan, evinde eğitimini devam ettirir. Sonra ailece Aksu vilayetinin
Ücturfan nahiyesine göç eder. 1936 yılında ilkokulu Üçturfan'da bitirdikten
sonra, Urümçi de birinci Gimnaziye'de okumaya başlar. 1942 yılında Doğu
Türkistan Enstitüsünü bitirdikten sonra, öğretmenliğe başlar. Sonra (sözde)
Şinjiang Giziti (Doğu Türkistan Gazetesi); Altay dergilerinde çalışır. Bu
sırada Türkiye Türkçe'si ve Çince'yi kendi imkanlarıyla iyi derecede
öğrenir.
1949'da Doğu Türkistan, Komünist Çinliler tarafından işgal edilir. Doğu
Türkistanlıların karanlık gönleri başlar. Yazar ve şairlerin yazma
hürriyetleri ellerinden alınır. Bu yasağa karşı çıkanlar, ağır suçlara
çarptırılmışlardır. Ötkür'ün 1949-1968 yılları arasında fazla şiir
yazmadığını görüyoruz. 1966-1976 yılları arasında devam eden “on yıllık afet
dönemi” diye adlandırılan kültür devrimi sırasında zor günler geçiren şair,
bu yıllarda “dörtlü çete”nin yaşattığı karanlık günleri dile getiren şiirler
yazmaya başlar.
Küz Keçisi, Keşker Şair Abidin, Yungusi Tung Meş'ili ve Rubailer afet
yıllarını temsil eden önemli örneklerdendir. Şiirlerinde halkın sesi olan
şair, yazma özgürlüğü elinden alınınca zor durumda kalır. Halkını nasıl
memnun edeceğini halkının isteğini nasıl dile getireceğini düşünür. Şiirinde
bunu şöyle dile getirir:
Kelem sundi ,elem ezdi dilimni
Şamal darip kikeç kildi tilimni.
Kolum tutmas putum basmas, palaç men…
Nimng birle kilay razi elimni! paleçmen, ...
(Kalem kırıldı, zulüm ezdi gönlümü,
Rüzgar vurup, kekeme yaptı dilimi
Elim tutmaz, ayağım basmaz, felç'im,
Nasıl memnun edeyim halkımı.)
Son yıllarda şair pek çok şiir ve destan yayımladı. Yine son dönemde
yayımlanan İz adlı romanında, 1907'den başlayıp 1913'e kadar devam eden
Kumul çiftçiler ayaklanmasıyla Tömür Halpe (Timur Halife) öncülüğündeki
meşhur halk ayaklanmasını anlatır. Bunun dışın- da son dönem de yayımlanmış
ÖMÜR MENZİLLERİ 'adlı şiir kitabında da bu tarihi olaylar anlatılır. Şair
1939 yılında yazmaya başlar. Ancak 1943'ten sonra yazdığı şiirler, onun asıl
karakterini gösteren ürünlerdir. Bu şiirler,Uygur Türklerinin o yıllarda
maruz kaldıkları zulmü anlatma bakımından oldukça önemlidir. 1943 yılının
sonunda, ünlü şair Lütfullah MUTELLİP ile birlikte yazdıkları ÇİN MODEN adlı
tiyatro eserinde, Uygur Türküleri'nin çektikleri zulmü canlı bir şekilde
gözler önüne serip, Uygur halkının beğenisini kazanır. 1946 yılında Len
Cou'da yayımlanan Yürek Munğliri, Mayıs 1948'de Tanrıdağ Neşriyatı
tarafından Nanjing'de yayımlanan Tarım Boyliri adlı iki tane şiir kitabı ve
Keşker Keçeği adlı destanı, o yılların önemli ürünleridir.
Kaşgar Gecesi adlı destan 3500 mısra ve 11 bölümden oluşan büyük destan'da
bir çift sevgilinin özgür aşk yoluyla, mutluluğa kavuşma yolundaki
serüvenleri ile, Uygur Türklerinin demokrasiye, özgürlüğe ve bağımsızlığa
kavuşma yolundaki zorlu savaş mücadeleleri övgüyle anlatılmıştır. Aynı
zamanda Uygur toplumunun siyasi, iktisadi, kültürü, dili, psikolojik
özellikleri, örf ve adetleri canlı bir şekilde anlatılmıştır. Dolaysıyla
destana o zamandaki Uygur hayatının şeceresi ve Uygurların siyasi mücadele
tarihi diyebiliriz. Şair destanda gerçek hayatı aks ettirirken, onun
içeriğini devrin ruhu ile ve bu dönemin sosyal olaylarıyla bağlayarak
gerçekçilik ve doğallığı sağlamıştır. Mesela: şair 1944 yılında Doğu
Türkistan'ın kuzeyinde patlak veren Üç vilayet inkılabına güney Doğu
Türkistan halkının desteğini, canlı doğal bir şekilde dile getirir.
Kanatım Olsa uçsam, gülge konsam,
İli vadisiniğ hösnige konsam,
Aşu vada ara esken şamallar
Kezip deştler, eşip tağu-davanlar
Tarım bostanlikiğa kelse keşki,
Tümen, boylirimu bir külse kaşki (1)
Vahşi terörün, karanlık belirsizliğinin hüküm sürdüğü bu dönemde, Üç Vilayet
İnkılabı'na övgüler yağdıran şiirleri hiç kimse yazmaya cesaret edemiyordu.
Böyle şiirleri ilk yazan kişi de Abdürrahim ÖTKÜR olmuştur. Halkı
bağımsızlık mücadelesinde birlik ve beraberliğe çağırmıştır.
Niçün uzak çağlardin beri bizge kün nuri teğmez?
Niçün asminimiz haman tumanlık, haman bulutluk, haman tutuk?
bir künmu oçuk bolğini yok bir künmu haman bizge tün!
Ömür lay su kebi ekip kelmek Her gağ her zaman könğlimiz sunuk...(2)
Ünlü şair Ötkür'ün şiirlerini incelediğimizde onun koyu bir vatan sever,
millî duygusu oldukça güçlü, millî hareketlere katılan, cesur bir şair
olduğunu görüyoruz. O Çin zulmüne, Çin sömürgesine karşıdır. O hecle hain
hecle (Harca Hain Harca) adlı şiirde “Harca hainler, halkın mal mülkünü soy
harca, bu yaptıklarını az diye halkımın canını da harca, soyduklarından
artan parça ekmeğini de harca, gölünde balıklar çok diye, yeraltı
zenginlikleri var diye, hilecilik ile madenlerini götür harca, halkın içine
fitne fesat yayıp, milleti parçalayarak vicdanını harca” diyerek şöyle der:
Hecle hainler elninğ malini hecle
Yetişmey kalsiler u hem, elip sen canini hecle
Ötkür'ün güçlü bir Türk Milliyetçisi olduğunu şiirlerinden anlıyoruz. Şair
1946-1947 yıllarında yazdığı SERLEVHASIZ şiirinde “Türk” adını söyleyerek
Türk'ün mücadelesini destekler. Türk'ün gücünü över ve bütün Türklüğü
birliğe davet eder. Şaire göre,Türk milletinin zafer'i “birlik” le
olacaktır. Şiirlerinde Türk sözüyle kastedilen sadece Uygur Türkleri değil
bütün Türk Dünyası Türklüğüdür. Ötkür'ün şiirlerinde Ziya Gökalp ve Mehmet
Akif'i de okuduğunu anlıyoruz. Eserlerinde bu şairlerin düşünce ve
üsluplarından etkilendiği kesindir. Mesela: şair vatan sevgisi ile dolu
şiirinden Canan İstemsen'de Doğu Türkistan'ın birbirinden güzel şehirlerini
överek Tufan'ın eskiden beri başkent sıfatını yitirmediğini; Türkistan'ın
ise bu millete ana gibi sahip çıkan ve şefkat gösteren vatan olduğunu ifade
eder. Böyle bir yüce vatana sahipken başka bir vatan aramanın gereksizliğini
vurgular.
Mevening teşna'i bolsang, Kuçar haning bar
Buğra babangning ordasi Kaşgar caning bar ,
Ta ezelden payitehtinğ şu Turfaninğ bar ,
İmdi yene kimler üçün “sitan” isteysen?(3)
Bu mısralar, Lisan şiirinin şu mısralarını hatırlatmakta:
Turan'ın bir ili var,
Ve yalnız bir dili var,
Başka dil var diyenin,
Başka bir emeli var.
Bu şiirlerinden Ötkür'ün kendine özgü üslup ve görüşleriyle yeni Uygur
edebiyatının temelini atan, vatanına ve milletin sonsuz ve tartışılmaz sevgi
ve saygı besleyen halkının hürriyeti için canını adayan, vatanının geleceği
için hiçbir fedakarlığı esirgemeyen “mücahit” bir şairdir. Uzun yıllardır
Çinlilerin uygulaya geldiği Uygur Türklerinin millî kimliklerini yok etme
politikasına karşı, şair eserleriyle Uygur gençliğini millî şuur ile
beslemiştir. Bu sebepledir ki, ömrünün uzun yıllarını hapislerde
geçirmiştir. O ömrünün sonuna kadar Doğu Türkistan halkının haklı
mücadelelerini şiirleriyle destekledi. Ne yazık ki, Doğu Türkistan'ın
bağımsızlığını göremeden, 5 Ekim 1995 tarihinde kanser'e yenik düştü.
Ünlü şair Ötkür'ü Türk Dünyası ve Doğu Türkistan halkı yüreğinde
yaşatacaktır. Eserleri biz Doğu Türkistanlıların bağımsızlık mücadelemizde
meşale olarak yolumuzu aydınlatacaktır. Ünlü şair ve yazar Ötkür'ün yeni
Uygur edebiyatındaki millî mücadelesi, Doğu Türkistan Türklüğü için büyük
değer taşımaktadır.
(1)-Nur Mehmet Zama, Uygur Edebiyatı Tarihi (IV.Cilt, syf. 527) Urümçi. 1988
(2)-Abdürrahim Ötkür Denğizdeki Seda
(3)-Abdürrahim Ötkür, Tarım Boyları syf,54
Erla bolsang er emes
Gulla bolsang gul emes, guldek puraqi bolmisa,
Gepla bolsa gep emes, mezmun turaqi bolmisa.
Ikki putlap mangimix iyiqmu bezen tik bolup,
Erla bolsang er emes, adem siyaqi bolmisa.
Ademni adem etken uning hosni emes,
Hosni bir suret iror dilning ciraghi bolmisa.
Bir misal: panusni kur, xam ciraghsiz yorumas,
Nur cacamdu xam cirakh, pilik ve yaghi bolmisa!
Ham qapaqning ici lextur paqirap turghan bilen,
Mighizi xerin yangaq texi qotur bolghan bilen.
Kuktiki parce buluttin elge tegmes qilce nep,
Issitar elni komur yer astida yatqan bilen.
Mive bermes hicqacan hay - hay capan hexqipcek,
Yumixip hernersige ming yuqiri ciqqan bilen.
Yer bighirlap yatsimu, qoghun - tavuzning piliki,
Toldurrar yiza, bazarni nimetu elvan bilen.
|
|
|