Yukarı
26.Sayı
26.Sayı Uygurca
26.Sayı Aile
İstiklal 26 Tam sayfa
Uygur Kültürü-26

 

UYGUR KÜLTÜRÜ

Önsöz

Türkistan Türklerinin tarihi çağlarında geçmiş olan hadiselerini, milli yaşayış şeklini, milli kıyafetini, siyasi durumunu ve şair özelliklerini sahneye aksettirmek suretiyle milleti eski şerefli tarihiyle aşına kılmak amacıyla bu eseri 1948 de Türkistan da oranın Türkçe şivesiyle yazmıştım. Eser, aynı yılda Ürümçi şehrindeki Türk Uygur tiyatrosunda oynanmıştı. Bu sahnenin, milletin ruhunda oldukça önemli bir ilgi uyandırmış olduğunu görmüştüm.
Türkistan Türklerinin eski durumunu tasvir eden bu küçük eserin Türkistanlılar kadar Türkiye Türklerini de ilgilendireceğinden emin olduğum için Batı Türkçesine çevirmek suretiyle dergimizde bölümler halinde yayınlamanın beyhude bir iş olmayacağı kanatindeyim.
Eseri teşkil eden hikâye, 8. yüzyıldaki Türkistan'ın gözünüzün önüne serer. O devirde, Bugünkü Moğolistan'ın hepsini, Bugünkü Çin'in kuzeyinde geniş bir bölgeyi ve Doğu Türkistan'ın doğu bölgesini içine alan büyük Uygur Hakanlığını göreceğiniz gibi Doğu Türkistan'ın geri kalan bölgelerinde bir kaç tane bağımsız hanlıklar gözünüze çarpacaktır.
O devirde Batı Türkistan Arap İslâm devletine katılmış durumda bulunuyordu.
Eserdeki kıyafetler ise, o zamanda meydana getirilmiş olan binlerce milli anıtlardan çağımıza kadar kalabilen heykeller, kabartmalar ve resimlerden alınmış olan hakikî kıyafetlerdir hayali ve yahut uydurma şeyler değildir.

ESERDE TEMSİL EDİLEN KİŞİLERİN MUHİMLERİ

1.Kutluk Tekin: hikâyenin kahramanı olup Uygur hükümdarı olanYuluğ Hakanın oğludur. Hikâyedeki maceralarıyla, bir Türk yiğidinin kahramanlığı, tahammüllünü, ahlâkını ve olgunluğunu gösterir. 22 yaşında bir delikanlıdır.
2.Yuluğ Hakan: 8. yüzyılın sonunda Uygur hakandır ve Kutluk Tekin'in babasıdır. Siyah sakallı 45 yaşında bir zattır.
3.Umay Hatun: Kutluk Tekin'in anasıdır, 40 yaşında güzel bir kadın.
4.Bilge: Kutluk Tekin'in başyaveri 25 yaşında yakışıklı ve cesur çehreli bir genç.
5.Arslan Bey: Karluk Türklerinin Başkumandanı, 50 yaşında kır sakallı bir batur.
6.Besmil Beyi'nin Emniyet Müdürü: Az sakallı, çekik gözlü,40 yaşlarında güler yüzlü bir adam.
7.Kün Han: 8.yüzyılın sonunda Kuça Hanı olup memleketinde büyük kanallar, ateş külleri ve dağlarda oyma mabetler gibi abideler yaptırmış bir hükümdardır. 45 yaşlarında olup tıraşlıdır.
8.Çolban Hatun: Kün Han'ın karısı ve Türkan Terim'in anası olup 40 yaşlarında; çok güzel bir kadındır.
9.Türkan Terim: Kün Han'ın kızı Kutluk Tekin'in sevgilisi, son derece güzel, uzun boylu,18 yaşında bir kızdır.

Devam Edecek

Uygur Türkleri'nin Müzik Numuneleri 8000 Yıl
Öncesine Dayanıyor

Türkler'in müzikle serüveni ilkçağlara dayanıyor. Eski Türkler'de ayin ve törenlerin yanı sıra tedavi amaçlı icra edilen pentatonik müzik bugün dünyada otistik çocukların tedavisinde kullanılıyor. Ölüm korkusu yüzünden kalp ameliyatlarında ölüm vakalarının çokluğunu belirten dünyaca tanınmış kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz, kitabında eski Türkler'in müzik terapi uygulamalarının örnek melodilerini içeren müzik terapi CD'lerinin dinletilmesiyle ölüm vakalarının azaldığını ve tedavide başarı sağlandığını kaydediyor. Müziğin insan sağlığına etkileri üzerine araştırma ve çalışmaları bulunan Yrd. Doç. Dr. Rahmi Oruç Güvenç, müziğin bütün insanlık tarihinde duygu ve bilgilerin anlatım biçimi olarak bilindiğini ifade ediyor. Müzikal sesleri diğer seslerden ayıran en önemli özellik, belirli bir ritim kalıbı içinde, birbirleriyle uyumlu sesler yumağı veya topluluğu olarak algılanması. Güvenç, "Çeşitli insan toplulukları, sosyal oluşuma paralel olarak kültür değerlerinin ulaştığı vasata göre, müziğin etkilerini keşfetmişler ve pek çok konuda müzik ile ritim ve danstan yararlanmışlardır" diyor.

 

   

Türk kültürünün eski devirlerdeki oluşumuna bakıldığında oldukça eski sayılacak bilgilere ulaşıldığını kaydeden Güvenç, "Çin kaynaklarından öğrenildiğine göre, bu kültürün merkezi Shensi ve Kansu eyaletleridir. Bu kültürü getirenlerin, sonraki Türkler'in ataları olduğuna şüphe yoktur. M.Ö. 3 binden itibaren Altay -Türk kültürü, aynı zamanda Altay -Türk müzik kültürünün de belirleyicisidir. Altaylılar, Orhun kıyıları, Moğol bozkırları ve İrtiş boylarına etkide bulunarak ve M.Ö. 2 binden itibaren de ilk yurtlarından ayrılarak gelecekteki Orta Asya Türk müzik kültürünün temellerini hazırlamışlardır" şeklinde konuşuyor. Güvenç'in verdiği bilgiye göre, M.Ö. 2 bin ve 3 bin yıllarında Doğu Türkistan'daki kalıntılarda flüt görülmekte. Özbekistan'ın orta bölgesinde bulunmuş, M.Ö. I. yüzyıla ve M.S. I. yüzyıla ait heykelciklerin elinde çalgı var. Türk müzik ve dans tarihi bilgileri, Türklerde müzik ve dans ile tedavi konusunun önemli malzemesi olmakta. Doğu Türkistanlı yazar Abdulhekim Baki, "Yazılı kaynaklara göre Uygur Türkleri'nin bilinen en eski müzik numuneleri günümüzden 6000-8000 yılları öncesine kadar dayanmakta" bilgisini veriyor. Bu bilgiler ışığında, Uygur Türkleri'nin 3000 yıl önce Şaman dinine mensup olduğu çağlarda Şaman, Pirhon ve Bahşılar şarkılar söylemek ve dans etmek sureti ile hasta tedavi seansları ve merasimleri icra ediyorlardı. Türkler'de dans, melodi ve ritim birçok amaç için kullanılıyordu. Devam Edecek

“Dünya Çatışma Bölgeleri” adlı kitap yayımlandı

Sakarya Üniversitesinde Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Kemal İnat, Burhanettin Duran ve Muhittin Ataman'ın yazmış oldukları “dünya Çatışma Bölgeleri” adlı kitap Ankara'daki Nobel Neşriyat tarafından yayınlandı.
708 sayfadan oluşan bu kitapta Ota doğu, Kuzey Afrika, Avrupa, Kafkasya, Orta Asya, Afrika, Amerika, Doğu ve Güney Asya'da mevcut çatışmalar ve bu çatışmaların meydana geliş Sebenleri anlatılmaktadır.Kitabın Orta Asya bölümünde Afganistan, Tacikistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Doğu Türkistan'daki çatışmalar ve bu çatışmaların sebepleri etraflıca anlatılmaktadır. Bahse konu kitabın 327. sayfasında haritalarla beraber verilen “Doğu Türkistan Uygurlarının Bağımsızlık mücadelesi” bölümünde Uygurlar meselesi tafsilatlı bir biçimde anlatılmaktadır. Aynı zamanda bu bölümde Uygur meselesi tafsilatlı olarak anlatılmakta olup, Doğu Türkistan meselesinin ortaya çıkışı, Doğu Türkistan meselesinin dünya için ehemmiyeti ve sonuç bölümleri de yer almaktadır.

DHARMA Yayıncılık
Telefon : 0212 512 81 21
(Pbx) Fax : 0212 512 50 21
Fiyatı: 15 YTL

TURFAN UYGURLARI KÜLTÜRÜ HAKKINDA
BAZI DÜŞÜNCELER-1


Prof. Dr. ÖZKAN İZGİ
Hacettepe Üniversitesi,
Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü.

Turfan Uygurları'nın kültür meselesine geçmeden önce, Turfan Uygurları kimlerdir? kısaca bu konuya değinmek istiyorum.
Bilindiği gibi Göktürkler çağında ve bu devlete bağımlı halde bir Uygur oymağı mevcut olmuştur. Göktürk çağında kimliğini bulan bu Uygur oymağı, Göktürkleri 743 yılında mağlup ederek Ötügen bölgesinde yeni devletlerini kurmuşlar ve bu bölgede bir asır yaşamışlardır. Ancak bilhassa oymaklar arasındaki çekişmelerden dolayı bu Uygur birliği bozulmuş ve bunun neticesi olarak 840 tarihinde Kırgızlar tarafından mağlup edilmişlerdir. Böylece ilk yurtlarını bırakmak mecburiyetinde kalan Uygurlardan bir grup, Çin'in kuzey bölgelerine gitmişler ve bir müddet sonra Çin hâkimiyetini tamamen kabul ederek Çinlileşmişlerdir. Bir kısım Uygurlar ise, bugünkü Sarı Nehrin doğusuna gelip yerleşmişler ve bugün bile Sarı Uygurlar diye adlandırılan varlıklarını korumuşlardır. Yine güneye yapılan göçler neticesinde bir kısım Uygurlar, daha da güneye inerek Kan-chou, Sha-chou ve Kao-ch'ang şehirlerine gelip yerleşmişlerdir. Bu bölgeye yerleşen Uygurlardan en uzun ömürlüsü ve tarihe damgasını vuran Kao-ch'ang Uygurları olmuştur. 9. yüzyıl ortalarından itibaren yeni yerlerine yerleşen bu Uygurlar, gerek Çin kaynaklarında ve gerekse Batı kaynaklarında oturdukları yer ismine ve bazen de hükümdarlarının aldıkları ünvanlara göre isimlendirilmişlerdir. Bu Uygurların çeşitli isimler altında karşımıza çıkmalarının sebebi ikidir.
Birincisi, zaman zaman birisi diğerine nazaran daha fazla üstünlük sağlamış olan şehirlerin ortaya çıkması, ikinci husus ise, başta bulunan hükümdarların ünvanlarıyla Çin kaynaklarında anılmış olmalarıdır.
Coğrafî alan olarak bugünkü Turfan bölgesinin etrafında oturan bu Uygurların Çin kaynaklarında ilk beliren ve bir devlet olarak ortaya çıkan ismi Kao-ch'ang Uygurları olmuştur. Kendilerine Çin kaynaklarında Kao-ch'ang Kuo ("Kao-ch'ang Devleti") ismi verilmiştir.

Devam Edecek

ZİYARETÇİ  DEFTERİ    MUNAZİRE MUNBİRİ    GUESTBOOK

Giriş Yukarı Ağustos-2004 1.Sayı Eylül-2004 2.Sayı Ekim-2004 3.Sayı Kasım-2004 4.Sayı Aralık-2004 5.Sayı Ocak-2005 6.Sayı Şubat-2005 7.Sayı Mart-2005 8.Sayı Nisan-2005 9.Sayı Mayıs-2005 10.Sayı Haziran-2005 11.Sayı Temmuz-2005 12.Sayı Ağustos-2005 13.Sayı Eylül-2005 14.Sayı Ekim-2005 15.Sayı Kasım-2005 16.Sayı Aralık-2005 17.Sayı Ocak-2006 18.Sayı Şubat-2006 19.Sayı Mart-2006 20.Sayı Nisan-2006  21.Sayı Haziran-2006  23.Sayı Temmuz-2006  24.Sayı Ağustos-2006  25.Sayı Ekim-2006  27.Sayı Kasım-2006  28.Sayı Aralık-2006  29.Sayı Ocak-2007  30.Sayı Şubat-2007 31.Sayı Mart-2007 32.Sayı Nisan-2007 33.Sayı Mayıs-2007 34.Sayı Haziran-2007 35.Sayı Temmuz-2007 36.Sayı Ağustos-2007 37.Sayı Eylül-2007 38.Sayı Ekim-2007 39.Sayı Kasım-2007 40.Sayı Aralık-2007 41 Sayı Ocak-2008 42.Sayı Şubat-2008 43.Sayı Mart-2008 44.Sayı Nisan-2008 45.Sayı Mayıs-2008 46.Sayı Haziran-2008 47.Sayı Temmuz-2008 48.Sayı Ağustos-2008 49.Sayı Eylül-2008 50.Sayı Abone İşlemleri TEBRİK MESAJLARI Gazete Bayilerinde YAZARLAR Künye